İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/428 E. 2026/688 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/428
- Karar No
- 2026/688
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/428 Esas KARAR NO : 2026/688
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borca itiraz eden davalının "..." dış cephe tadilatı işini ... markalı aksesuar ve ürünleri ile yapım işini Yüklenici olarak yapmış ve teslim ettiğini, yapılan tadilat işleminde toplam KDV dahil 1.763.401.06 TL hak edilmiştir.(sözleşme gereği) İşbu hak ediş bedeline karşılık davalı müvekkile 460.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye borcunu ödemediğini, davacı tarafından davalının bakiye borcunu ödemesi için kendilerine ...tarih, ... yevmiye nolu ... 1.Noterliği kanalı ile ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın söz konusu ihtara rağmen borcunu ödememiş olup bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine ... 27.İcra Müdürlüğü ... E.sayılı İcra takibi yapılmıştır. Söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edilmiş ve takip durduğunu, bunun üzerine davacı tarafından ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi... es sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası kapsamında mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile müvekkilin in davalıdan yukarıda bahsi geçen iş nedeniyle 449.301,82 TL KDV dahil alacaklı olduğu tespit edildiğini, ancak davacıya gerekli bildirimlerin yapılmaması ve müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle bahsi geçen dava takip edilemediğini, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, taraflarınca takibe dayanak gösterilen bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere müvekkilinin davalı yandan alacaklı olup bu husus tüm defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, daha sonra müvekkili tarafından ödeme hususu davalıya ihtar edilmiş ise de halen müvekkilin alacağı ödenmediğini, davalı taraf haksız ve kötü niyetle dav davacıya ödemesini yapmayıp davacıyı mağdur ettiğini, davacının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bir şekilde hizmet sunmuş tüm edimlerini yerine getirmediğini, buna karşı davalı taraf edimini yerine getirmediğini, hizmet bedelini müvekkiline ödemediğini, açıklanan bu nedenlerle; ihtiyati haciz taleplerinin ve davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek takip dosyasında belirtilen ticari temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere .... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile talep edilen dava konusu alacak, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile de icraya konulmuş olup, iş bu takibin mükerrer olduğunu, nitekim, davacının aynı alacak talebini, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile talep ettiğini, söz konusu dosyaya yapmış olduğumuz itiraz üzerine itirazın iptali davası ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile görülmüş ve yapılan yargılama sonucunda "davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve davanın kesinleştiğini, davacı yanın, kötü niyetli olarak kesmiş olduğu faturalarda yapmış olduğu işi ve metrajları fazla göstererek, gerçekte yaptığı işten daha fazla alacak talebinde bulunmuş ve fazla fatura kestiğini, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında belirtmiş itirazlarımız ve taleplerimiz çerçevesinde, 1 adet kök rapor ve 1 adet davaya dayanak olan ek rapor alındığını, bu çerçevede kök rapor kesin hak ediş raporu alınmadan tam olarak net bir tespit yapılamadığını, sonrasında kesin hak ediş raporunun dava dosyasına celbi üzerine, dosya ek bilirkişi raporuna gitmiş ve belirttiğimiz itirazlar, kesin hak ediş raporu ve dosya kapsamı çerçevesinde; davacının zaten toplam hak ediş miktarının iddia ettiği gibi KDV Dahil; 763.401,06 TL olmadığı, toplam 449.301,82 TL olduğu, bu durumda davacının 460.000,00 TL ödeme aldığı kabulünde olduğuna göre, müvekkilinin davacıya fazla ödeme yaptığı ve müvekkilin davacıdan 10.698,18 TL alacaklı olduğu ortaya çıktığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın; zaman aşımı, hak düşürücü süre, dava şartı yokluğu, usulden ve devamla esastan reddi ile;yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 18. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası, ... 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... Belediyesi yazı cevabı, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesi kapsamında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davanın "..." dış cephe tadilatı işi yapıldığı ve teslim ettiğini, yapılan tadilat işleminde toplam KDV dahil 1.763.401.06 TL olduğu, bedelin 460.000,00 TL kısmının yapıldığı, bakiye borcun ödenmediği, bu nedenle ... tarih, ... yevmiye nolu ... 1.Noterliği ihtarnamesinin çekildiğini ve davalı aleyhine ... 27.İcra Müdürlüğü ... E.sayılı İcra takibi yapıldığını ve itiraz üzerine Mahkememizin...E. sayılı davasının açıldığı, davanın takip edilmemesi üzerine açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının Mahkememizin ... E. Sayılı dosyasında hazırlanan rapora dayanarak ... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı işbu davaya konu takibinin yapıldığı ve itiraz üzerine açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın sözleşme gereği yapılan iş nedeniyle ödenmeyen alacak iddiası kapsamında açıldığı, Mahkememizin...E. sayılı davasında bilirkişi raporu alınmış ise de söz konusu kök ve ek rapora karşı itirazın yapılmış olduğu ancak raporun yalnızca inşaat mühendisi tarafından hazırlanmış olduğu, dava dosyasında ödemelerin hak ediş karşılığı yapılmış olduğu görülmektedir. Bu nedenle tarafların ticari kayıtları da dahil dava dışı belediye tarafından gönderilen "..." ne ait imalata esas uygulama projesi (projeleri), kullanılan poz numaraları ile hazırlanan metraj ve yaklaşık maliyet evrakları, maliyet hazırlama sürecinde özel poz kullanılmış ise özel pozlara ait birim fiyatlarının ve ihale dosyasının kayıtlarının ve "..." işine ilişkin geçici ve kesin hesap ile geçici ve kesin hakediş raporunun da incelenmesi gerekmektedir. Anlatılan kapsamda Mahkememiz 26/12/2025 tarihli ara kararı gereği; "...açılmamış sayılmasına karar verilen Mahkememiz ...Esas sayılı dosyasında yer alan kök ve ek rapor da değerlendirilmek sureti ile tarafların bilirkişi tarafından ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenerek ve bu hususta bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin olup olmadığı, işin niteliğinin ve yapılan işin tam olarak tespiti, davacı yanca edimin eksik ya da gereği gibi ifa edilip edilmediği, davacının yapılan işi ve metrajı fazla gösterip göstermediği, davalının temerrüde düşüp düşmediği ile davacının varsa alacağının tespiti için dosyanın sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişi, inşaat mühendisi, mimar, mali müşavir bilirkişiden oluşacak 4 kişilik bilirkişi heyetine tevdiine," karar verilmiştir. Ancak davacı yanca bilirkişi ücreti ödenmemiştir. Bunun üzerine 14/04/2026 tarihinde; "Davacı vekiline önceki celse 6 nolu ara karar gereği 40.000,00 TL bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık KESİN süre içerisinde karşılanmasına, kesin süre içerisinde yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve dava dosyasının mevcut haliyle ele alınacağı," ihtar edilmiştir. Davacı yan aynı duruşmada adli yardım talebinde bulunmuş Mahkememiz 02/07/2026 tarihli ara kararı ile; "Huzurdaki davada ise, davacı vekili tarafından sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçesi ekinde, taleplerini haklı gösterecek ve kanunu aradığı şekilde mali durumununa ilişkin belgeye yer verilmemiş, sadece borçlu olduğu iddia edilen bir kısım icra takip dosyalarına ait esaslar ve haciz takyidatları ve taşınmazların ipotekli olduğu yönünde beyanda bulunulmuştur. Davacının tacir olduğu, icra takip dosyalarına ya da yüksek miktarda borçlu olduklarına ait bilgilerin tek başına davalının yoksulluk içinde ve yargılama harç ve giderlerini karşılayamayacak durumda olduğunu ispata yeterli belgeler değildir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı, geri çevirme yazısı,... Esas, ... Karar sayılı içtihadı, 13. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı içtihadı ve benzeri bir çok içtihatta belirlendiği ve örnekleri olduğu üzere adli yardım için zaruri ihtiyacı ve maddi imkansızlığı olduğunu somut bir şekilde kanıtlamayan davacının adli yardımdan faydalandırılması kamu düzenine aykırı olduğu, 6100 sayılı HMK md. 336 uyarınca Adli Yardım talebinde bulunan taraf dava harç ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren yeterli belgeleri ibraz etmediği, UYAP sisteminde yapılan sorgulamada yakın zamanda davacının benzer mahiyette lehine/aleyhine pek çok dava açılmış olduğu, ayrıca davacının karşılıksız çek verme suçundan kaynaklı çokça soruşturmanın var olduğu da görülmekle, davacının harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca reddine," karar verilmiştir. Sonrasında davacı yan 15/09/2026 tarihli duruşmada mazeret sunmuş ve duruşma 22/09/2026 tarihine ertelenmiştir. Buna rağmen bilirkişi ücreti kesin sürenin üzerinden 5 ay geçmiş olmasına rağmen yatırılmadığı ve 22/09/2026 tarihli duruşmadaki davacı vekili beyanından yatırılmayacağı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu hususların tespiti açısından bilirkişi incelemesinin gerektiği, ancak davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde ve geçen uzun sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, kesin süre; davayı uzatmak ve sonucunu geciktirmek amacında olan tarafın bu davranışını engellemek için getirilmiş tedbir olduğu, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmesi gerektiği, bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, geciken adaletinde bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellenmek için konulan kesin süre kuralı, kanun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmaması gerektiği, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmesi geretiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre ara kararda belirlenen sürede işlemin yapılmaması halinde doğacak hukuki netice gösterilmemiş, davanın bu nedenle reddedileceği konusunda davacı uyarılmamış sadece ''kesin sürenin sonuçları ihtar edildi'' denmekle yetinilmiş ise verilen önel usulüne uygun düşmeyeceğinin belirtildiği bilinmektedir. (Yargıtay 18 Hukuk Dairesi Esas ...Karar... T. 11.12.2001, ... Bilimsel Görüşler Ve Yargıtay Kararları Işığında Medeni Yargılama Hukukunda Delillerin İleri Sürülmesi s.375, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 16.02.2012 tarih Esas ... Karar..., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.02.2012 tarih Esas ..., Karar ..., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 16.02.2012 tarih, ... Esas, ...Karar) Huzurdaki davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu, mahkememizin 14/04/2026 tarihli duruşmasında davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için iki haftalık kesin süre verildiği aksi halde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça kesin süre içerisinde ve geçen sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve bu delillerden vazgeçmiş sayıldığı, tüm bu nedenlerle bilirkişi incelemesi yapılamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 11.152,76 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 10.420,76 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 144.514,83 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır