İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/424 E. 2025/672 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/424
Karar No
2025/672
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/424 Esas KARAR NO : 2025/672

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun ... Şubesine tahsile gönderilen ... keşide tarih ve ... ödeme tarihli, senedin ön yüzünde yer alan borçlusu ... T.C. Kimlik numaralı ..., alacaklısı ... T.C. Kimlik numaralı ... olan ve senedin arka yüzünde yer alan cirantalar ... ve ... olarak yer alan ...-USD tutarlı senedin kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen bulunamadığını, kaybolan senedin 3.şahıslar tarafından kullanılması ihtimali bulunduğunu, dava konusu senedin kötüniyetli 3.şahısların eline geçmesi durumunda vadesi geldiğinde muhatap banka tarafından karşılığının ödenmesinin müvekkili şirketin mağduriyetine neden olacağını beyan ederek; kıymetli evrakın iptalini talep etmiştir. Davacı bankaya ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine müzekkereler yazılmıştır. Bono borçlusu ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, TTK 778/ı. Maddesi yollaması ile bonoda uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeni ile bono iptali davasıdır. Zayi nedeniyle iptal davasının, işin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçları itibariyle bu tür davayı açma yetkisinin hamile ait olduğu, senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, zayi olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Bununla birlikte senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270). Somut olayda, dava dilekçesi ekinde sunulan ve iptali istenen bono fotokopisinde keşideci ile lehdarın aynı kişi olduğu görülmektedir. TTK'nun 585. maddesi (yeni 6102 sayılı TTK'nun 673.) hükmüne göre, poliçe keşidecinin emrine yazılı olabileceği gibi bizzat keşideci üzerine veya bir üçüncü şahıs hesabına da keşide edilebilir. Ancak TTK'nun 690. maddesi (yeni 6102 sayılı TTK 778.) aynı yasanın 585. maddesine (yeni 6102 sayılı TTK'nun 673.) yollama yapmadığından anılan madde bonolar için uygulanamaz. Bir kimse poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Bir başka anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez. Zira, poliçedeki keşideci ile bonodaki keşideci aynı konumda olmayıp; poliçede kabul eden muhatap, bonodaki keşideci durumundadır. Eğer böyle bir şeyi mutlaka istiyorsa, bu hususu poliçe düzenlemek sureti ile gerçekleştirebilir. Bu durumda, keşideci isminin lehdar olarak yazıldığı anlaşılmakla, zayi nedeniyle iptali istenen belge, bono niteliğinde olmadığından, dolayısıyla kıymetli evrak niteliğinde olmadığından, davacının talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2025

Katip ... E-imzalı

Hakim ... E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/424, K. 2025/672, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-424-e-2025-672-k-bccd0ea5ad21