İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/692 E. 2023/692 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/692
Karar No
2023/692
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/692 Esas - 2025/136 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/692 Esas KARAR NO : 2025/136

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 13/10/2023 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı olduğu davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olup, müvekkilinin davalı şirketin %40 (yüzde kırk) hissedarı bulunduğunu, 2022 yılının Şubat ayında müvekkiline ortaklık teklif edilmiş olup, müvekkilinin 18 Şubat tarihinde teklifi kabul ettiğini bildirdiğini ve tarafların anlaşarak %40 ( yüzdekırk) hisse karşılığı 230.000,00 TL ödeme yaparak müvekkilinin şirkete fiili anlamda hissedar olduğunu, ancak davalı şirketin diğer ortağının müvekkili bekleterek 12 Ağustos 2022 yılında resmi olarak ortak ettirdiğini, müvekkilinin kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen defalarca talep ettiği halde faaliyetlerle ilgili bilgi alamadığını ve toplantıların yapılmadığını, şirket adına alınan kararlar hakkında diğer ortak tarafından müvekkilinin %40 hissesinin bulunmasına rağmen hiçbir surette müvekkiline bilgi vermediğini ve onay almadığını, ayrıca müvekkilinin hiçbir şekilde kar payı veya temettü ya da maaş olarak herhangi bir para da alamadığını, müvekkilinin günden güne şirketin durumunun kötüye gittiğine ilişkin duyumlar alarak veya bizzat görerek, davalı şirketin diğer ortağının eylemlerini daha da sorgular olduğunu, şirketin genel itibariyle perde ve dekorasyon işi ile uğraşmakta olup yapılan ticaretlerin tüm takibini davalı şirket ortak/müdürü olan ...'ün yaptığını ve müvekkiline işlerle alakalı hiçbir şekilde bilgi vermediğini, bazı şirketlerle yapılan ticaretlerde ayıplı mallar gönderilmek suretiyle şirketi bizzat zarara sokmuş olup müvekkilinin hiçbir iş ve işlemden işin yapıldığı an haberinin olmadığını, ayıplı mallar verilmek suretiyle şirketin itibarını zedelediğini ve şirketi zarara soktuğunu, şirketin ortağı/müdürünün davalı şirketin her türlü iş ve işlemlerine kendisinden başkasını karıştırmadığını, davalı şirket ortağının şirketlerinin bulunduğu işyerinin kirasını ödemediğini, kiraya veren tarafından kira bedellerinin ödenmediğine ilişkin tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, tüm bu yaşanan olaylar hakkında ısrarla bilgi istemesine rağmen kendisine bilgi verilmeyen müvekkilinin söz konusu durumdan da icra takibi yapıldıktan ve itiraz süreleri geçtikten sonra haberi olduğunu, davalı ortağına da bu süreçte ulaşamamış olup müvekkilinin işyerinin tahliyesini engellemek için kredi çekmek suretiyle 73.800,00 TL ödemeyi kiraya verene yapmışsa da davalı ortakça zamanında haber verilmediğinden ötürü işyerinin tahliye edildiğini, şirketin zararına olan iş ve işlemlerde davalının eylemlerinden ötürü başka şirketlere borçlanıldığını, ödenmesi gereken borçlar ödenmediğini, müşterilerin ürünleri ayıplı veyahut çok geç gönderilerek mağduriyetler yaşattığını, işyerinin kirasının ödenmediği için işyerinin tahliye olduğunu, şirketin ortağı müvekkilinin de dahil olmak üzere şirketin çalışanlarının ücretlerinin ödenmediğini, diğer ortağın şirketin aldığı iş ve işlemlerden elde edilen geliri paylaşmayarak şahsi hesaplarına aktardığını, tüm bu sebeplerden tek bir tanesinin dahi şirketin ortaklığının hem kanuni hem de fiili maksadıyla bittiğinin göstergesi olduğunu, haklı sebeplerin varlığı nedeniyle müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına karar verilmesinin talep edildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin alacaklarını da kapsayacak biçimde ayrılma payının hesaplanarak şimdilik 20.000-TL asıl alacağın hak kazanıldığı günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalı yanın kötüniyetli tutumu sebebiyle şirketin devri kabil mal varlığı üzerine öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaate ise düşük bir teminat tutarı belirlenerek tedbir kararı konulmasına, yargılama sürecinde şirketin daha fazla zarar görmemesi ve faaliyetlerinin devamı için şirkete kayyım atanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; Yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamış ve delillerini bildirmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının ortağı olduğu davalı limited şirket ortaklığından çıkarılması ile davacının alacaklarını da kapsayacak biçimde ayrılma payının hesaplanarak, şimdilik 20.000,00 TL asıl alacağın hak kazanıldığı günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davanın ve uyuşmazlığın niteliğine uygun olarak toplanması gerekli delillerin toplanmasına, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlara ulaşmak için gerekli tebligatların yapılmasına, davalı şirketin adresinde faaliyetinin devam edip etmediğine ilişkin olarak Altındağ Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı şirketin bağlı olduğu Vergi Dairesine gerekli yazıların yazılmasına karar verildiği, ara karar gereklerinin yerine getirilerek delillerin toplandığı, davalı şirkete ait ticaret sicil özetinin dosyaya getirtildiği, davacı vekilinin sunduğu deliller ile mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülen tüm deliller toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosyanın oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler Mali Müşavir ... .... ... tarafından düzenlenen 28.11.2024 tarihli kök raporun dosyaya sunulduğu, sunulan rapora karşı davacı vekilinin yapmış olduğu itirazların karşılanması ile dosyaya sunduğu dekontların incelenmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden 27.01.2025 tarihli ek raporun alındığı, davacı vekilinin ek rapora ve davanın tümüne ilişkin olarak gerek yazılı beyanda bulunduğu gerekse son celsede beyanlarını sunduğu görülmekle, dosyada başkaca araştırılacak bir husus bulunmadığından tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına göre, davalı limited şirketin ortağı olan davacının açtığı işbu davada, haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek, davalı şirket ortaklığından çıkmasına ve ayrılma payının hesaplanarak tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğu, yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. Maddesinde ortaklıktan çıkma ve çıkarılma hususunun düzenlenmiş olup, anılan maddenin 2. Fıkrasında; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir." hükmünü içerdiği, davacı tarafından anılan madde uyarınca davalı şirket ortaklığından çıkma talebinde bulunulduğu, davacının ortağı olduğu davalı Perseder Tekstil Ltd. Şti.’nin 01.10.2021 tarihinde kurulduğu, şirketin tek ortak ve müdürünün ... olduğu, sermayesinin 350.000,00-TL olup, 100 paya ayrıldığı, şirketin tek pay sahipli olarak kurulduğu, davacı ...’nun 11.08.2022 tarihinde tescil edilen pay devri kararı ile beheri 3.500 TL değerinde 40 Adet paya karşılık gelen 140.000,00-TL ile şirket ortaklığına geçtiği ve şirket ortaklığının halen devam ettiği, davalı şirketin Vergi Dairesine anapara + faiz 112.351,53-TL, Sosyal Güvenlik Kurumuna anapara+ faiz 484.858,03-TL olmak üzere toplam 597.209,56-TL anapara + faiz olmak üzere kamu borcunun olduğu, şirketin mal varlığının 2022 Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekinde yer alan bilançoya göre; Kasa: 465.813,78-TL, Banka: 601,54-TL, Ticari Mal: 0,00-TL ve Demirbaşlar: 24.999,72-TL olduğu, şirket mal varlığından alınma imkanı olmayan kamu alacağının ise 6183 Sayılı AATUHK 35. Madde hükmüne göre ortakların hisseleri oranında sorumlu olduğu, davalı şirketin dava dosyasında yer alan 2022 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve ekindeki bilançoya göre ortakların şirkete sermaye paylarını ödemediklerinin görüldüğü, şirket ortaklarından ...’ün 210.000,00-TL, ...’nun ise 140.000,00-TL şirkete sermaye borcu olduğunun görüldüğü, TTK’nın 585. maddesinde, esas sermaye pay bedellerinin ödenmesi, ödeme yeri, ifa borcu, ifa etmemenin sonuçları, bedelleri tamamen ödenmemiş payların devri hususlarında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağının belirtildiği, bu kapsamda, limited şirketlerde “tek borç ilkesi” geçerli olduğu, bu ilke uyarınca ortağın tek bir borcu olduğu, sınırlı sorumluluk kuralının doğal bir sonucu olan bu ilkenin TTK’nın 480/I. maddesinde düzenlendiği, anılan maddede,“Kanun’da öngörülen istisnalar dışında, esas sözleşmeyle pay sahibine, pay bedelini veya payın itibari değerini aşan primi ifa dışında borç yükletilemez” denildiği, ortağın tek sorumluluğu ve asli borcu olan şirket sözleşmesinde belirtilen pay bedelini ifa yükümlülüğü, ayni ve nakdi olarak taahhüt edilen sermaye miktarıyla sınırlı ve şahsi olup, şirket tasfiyeye girmiş olsa bile devam edeceği, ancak ifade etmek gerekir ki, ortağın bu borçtan dolayı sorumluluğu şirkete karşı sınırsız olduğu, ayrıca şirket de sermaye payının ödenmesini istemekten vazgeçemeyeceği, buna karşın, ortak sermaye payını ödemişse, şirkete karşı da sorumluluktan kesin olarak kurtularak bu sorumluluğun sona ereceği, yapılan ödemenin limited şirketin malvarlığına katılacağı, davalı şirketin 31.12.2022 tarihli bilançosuna göre 9.656,80-TL öz varlığının bulunup, sermayesinin ise 350.000,00-TL olduğu, ortaklardan tarafından ödenmediğinin görüldüğü, davalı şirketin adresinde bulunmaması neticesinde, 30.06.2023 tarihi itibari ile Vergi dairesi tarafından Resen terkinin yapıldığı, yani vergi kaydının kapatıldığı ve ticari faaliyetinin olamayacağı dikkate alındığında, mahkemece ortağın çıkma talebinin haklı görülmesi halinde, dosya kapsamınca sunulan kısmi belgelerden şirketin varlık, kaynak, alacak ve borçlarının tespiti mümkün olamayacağından, ayrılma akçesinin hesaplanmasına esas herhangi bir ortaklık malvarlığı tespiti yapılamadığı, dava dosyasına sunulan ...’nun diğer şirket ortağına, şirket hesabına ve şirketten alacaklı olanlara yaptığı ödeme toplamının 222.419,50-TL olduğu, ancak ...’nun şirkete ortak olma tarihinin 11.08.2022 olmasına rağmen yaptığı ödemelerin tarihlerinin ortaklık tarihinden önce olduğu ve sermaye ödemesi olarak yaptığına ilişkin herhangi bir açıklama olmadığı, davacı ...’nun 11.08.2022 tarihinde tescil edilen pay devri kararı ile beheri 3.500 TL değerinde 40 Adet paya karşılık gelen 140.000,00-TL ile şirket ortaklığına geçtiği ve şirket ortaklığının halen devam ettiği hususlarının bilirkişilerce tespit edilmiş olduğu, davacı vekili dosyaya sunulan 16.02.2025 tarihli yazılı beyanda ve son celsede verdiği sözlü beyanlarında; ek bilirkişi raporu ile ilk bilirkişi raporuna karşı, davacının pay borcunu ödediği yönündeki itirazlarının devam etiğini, davacının her noktada ödemelerini yaptığını, hatta iş yerinin tahliyesinde kredi çekmek suretiyle dahi kiraya verenin borcunu ödediğini, davacının ortaklık pay ödemesini noter onayından önce gerçekleştirdiğini, davalı şirket müdürünün davacıyı 2-3 ay kadar beklettiğini, davacının parasını ödemiş olduğu işletmeye resmi açıdan katılabilmek için şirket ortağına yapmış olduğu sık sık görüşmeler sonucunda yaklaşık 3 ay sonra kendisini ticaret sicil gazetesinde tescil ettirebildiğini, bu nedenlerle mahkemenin vicdani boyutla karar vermesini, davacının resmi olarak ortak olmadan önce şirket ortağı ve yetkilisi ... ile şirkete ve üçüncü şahıslara banka kanalıyla ödemelerde bulunduğunu, davalı şirkete ödeme yapmadan ortak olmanın zaten hayatın olağan akışına da aykırı olup, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise şirket eski çalışanlarının tanık olarak dinlenilmesini talep ettiği görülmüş olup, mahkememizce yapılan değerlendirmede; şirket ortağının şirketten haklı sebeplere dayalı olarak çıkma talebinde bulunabilmesi için öncelikle kendi üzerine düşen yükümlülükleri şirkete karşı yerine getirmiş olmasının gerektiği, sermaye şirketlerinde ortağın şirkete karşı öncelikle yerine getirmesi gereken asli borcun şirkete karşı sermaye borcunun ödenmesi olduğu, ortağın şirkete karşı olan sermaye payı borcunu ödemedikçe şirkete karşı haklı sebebe dayalı olarak taleplerde bulunmasının mümkün olmayacağı, somut olayda davacı ortak ...’nun diğer şirket ortağına, şirket hesabına ve şirketten alacaklı olanlara yaptığı ödemeler toplamı 222.419,50-TL olup, bu miktarın şirkete karşı olan 140.000,00-TL sermaye borcunun üzerinde bir miktar olduğu görülmüş ise de ...’nun şirkete ortak olma tarihinin 11.08.2022 olmasına rağmen, yaptığı ödemelerin tarihlerinin ortaklık tarihinden önce olduğu, ödemeye ilişkin dekontlarda sermaye ödemesi olarak yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama olmadığı, yazılı deliller ve resmi kayıtlar ile ortaya çıkan durumun aksi yönde karar verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, davacı vekilinin vicdani boyutta karar verilmesine ilişkin istemi yerinde görülmediğinden davacının yasal koşulları bulunmayan davasının ve taleplerinin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 269,85-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan 345,55‬-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davanın niteliği gereği Arabuluculuk yoluna tabi olmaması nedeniyle, bu yönde bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/692, K. 2023/692, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-692-e-2023-692-k-f7af4ab5daf7