İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/417 E. 2025/400 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/417
- Karar No
- 2025/400
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/417 KARAR NO : 2025/400 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 05/05/2025 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin, ...Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd Şti' nin (bundan sonra kısaca "şirket" olarak yazılmıştır) ortağı olup, 20.12.2022 ilâ 21.10.2024 tarihleri arasında şirkette müdür olarak görev yapan ...ve... aleyhine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 553 vd. maddeleri gereğince 21.10.2024 tarihinde "hukuki sorumluluk" davası açtığını , hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesini talep ettiğini, yargılamanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin...Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, şirketin 28.12.1998 tarihinde kurulmuş olup, beş ortaklı kapalı tip aile şirketi olduğunu, şirketin diğer ortaklarının, müvekkilinin kızı olan küçük Zeynep Şerbetçi, vefat eden kocasının kardeşleri... ile kocası Çetin Kurtuluş olduğunu, şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nün...-Merkez sicil numarasında kayıtlı olup, Mersis numarasının ..., vergi sicil numarasının ise Hasan Tahsin Vergi Dairesi ... olduğunu, şirketin merkezinin... Mah.... Bornova-İzmir de olup, ticari faaliyetine bu adreste devam ettiğini, şirketin 29.04.2022 tarihinde gerçekleştirdiği olağanüstü genel kurul toplantısında müdür seçimi yapıldığını, oy çokluğu ile ... münferiden imza yetkisine sahip müdür olarak seçildiğini, İzmir Ticaret Sicili Müdürülüğü' nün kayıtları incelendiğinde... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd Şti' nin müdürlerinin ... olduğunu, başka müdür olmadığının anlaşıldığını, yargılaması devam eden "hukuki sorumluluk" davasında, tazminatın dava dışı şirkete ödenmesi talep edildiğinden, davanın müvekkili lehine sonuçlanıp davayı kazanmasında şirketin hukuki yararının bulunduğu, hatta davayı kazanması için şirketin müvekkiline yardımcı olması gerektiğinden bahisle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 61 vd. maddeleri gereğince fer'i müdahil olarak davacı tarafında yer alması için şirkete ihbarda bulunulmasının talep edildiğini mahkemenin 25.11.2024 tarihinde şirkete söz konusu ihbarı UETS ile tebliğ ettiğini, ihbar ekinde; tensip zaptı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ihbar dilekçesi gönderildiğini, ancak şirket temsilcilerinin tümü aleyhine hukuki sorumluluk davası açıldığından ve şirket müdürlerinin tümü davalı olduğundan, bu davada davacı yanında fer'i müdahil olan dava dışı şirketi menfaat çatışması olduğu için davalı olan müdürlerin temsil etmesinde ve temsil görevini yerine getirmesinde yasal bir engel olduğu için, şirkete temsil kayyımı atanmasını talep etme zorunluluğu olduğunu, kural olarak limited ortaklıkları bir davada temsil etme görevinin müdürler kuruluna ait olduğunu, bununla birlikte, özellikle müdürler kurulu üyeleri tarafından veya müdürlerin yakınları tarafından açılan limited şirket genel kurul kararının iptali, butlanı veya yokluğu davalarında veya müdürler kurulu ile şirket arasındaki diğer davalarda müdürler kurulu üyelerinin ortaklığı temsil etmesi şirket menfaatinin ciddi şekilde zarara uğraması sonucunu doğurabileceğini, bu tür durumlarda, müdürler kurulundan bağımsız bir kayyımın şirketi davada temsil etmesi, şirket menfaatinin bir gereği olduğunu, Anonim şirket genel kurul kararlarına karşı iptal davası açmaya yönetim kurulunun da yetkili olduğunun TTK' nun 446. maddesinde belirtildiğini, yönetim kurulunun (limited ortaklıklarda müdürler kurulunun) kurul olarak davacı konumunda olduğu ve şirketin davalı olduğu hallerde, bu davada şirketi temsil etmek üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 426/1-b. 3 maddesi uyarınca bir temsil kayyımı atanmasının zorunlu olduğunun Yargıtay içtihatlarında da belirtildiğini, Yargıtay.... Hukuk Dairesi 18.02.2019 T., E:... anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyesi ve başkan vekilinin genel kurul kararlarının iptali talibiyle açtığı davada mahkeme, davacıyla davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada temsil edilebilmesi için davalı şirkete temsil kayyımı atanması konusunda davacıya kesin süre verdiğini, bunun gibi, anonim ortaklık yönetim kurulunun görevdeki bütün üyeleri hakkında TTK m.553 vd. hükümleri uyarınca sorumluluk davası açıldığı takdirde bu davada şirketi temsil edecek ve şirketin menfaatlerini koruyacak bir temsil kayyımına ihtiyaç olduğunu, bu gibi durumlarda, davada şirketi temsil etmesi için temsil kayyımı atandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.03.2015 T., E:2014/17667, K:2015/3000 sayılı içtihadında; bir anonim ortaklıkta şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisine sahip ortağın şirkete karşı sahibi olduğu, (A) grubu paylarının oy imtiyazının TK 479/(2) hükmü uyarınca devamı talebiyle açtığı davada menfaat çatışması nedeniyle oluşan temsil boşluğunun atanacak bir temsil kayyımı aracılığıyla doldurulması gerektiğine karar verdiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 02.12.2014 T., E:2014/13840, K:2014/18849 sayılı içtihadında; ETK’nun 341.maddesinin uygulanması gereken bir davada, azlığın talebi üzerine yönetim kurulu üyeleri ve denetçi aleyhine açılması gereken bir sorumluluk davasında şirketi temsilen oluşan boşluğun atanacak bir temsil kayyımı tarafından doldurulması gerektiğini içtihat ettiğini, İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin...Esas sayılı dosyasında, davacı yanında fer'i müdahil olacağı davada şirket müdürler kurulu tarafından temsil edileceğini ancak, müdürler kurulundaki müdürlerin tümü aleyhine "hukuki sorumluluk" davası açıldığından -şirket tüzel kişiliği ile şirkette müdür olan davalılar arasında menfaat çatışması olduğu için- fer'i müdahil olarak şirketi temsil edemeyeceğinden, TMK' nun 426/1-b. 3 maddesinde belirtilen "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" temsil kayyımı atanması gerektiğine ilişkin hüküm göz önünde bulundurularak, şirkete temsil kayyımı atanması gerektiğini, geçici bir koruma önlemi olan temsil kayyımı, yönetim ve temsil organı mevcut olan, ancak menfaat çatışması nedeniyle temsilcilerin belirli bir konuda temsil yetkilerini kullanmalarına engel oluştuğunda bu boşluğun doldurulması amacıyla atandığını, TMK' nun 426. maddesi "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar" şeklinde olduğundan ve TMK' nun 426/1-b. 3 maddesi "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" şeklinde olduğundan, vesayet makamının temsil kayyımı ataması -emredici hüküm nedeniyle- yasal bir zorunluluk olduğunu, vesayete ilişkin hükümlerin kamu düzenini ilgilendirdiğini, TMK' nun 403/3 ve 431. maddelerinde de vasinin atanmasına ilişkin hükümlerin, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım atanması hakkında da uygulanacağı belirtildiğini, HMK' nun 382/(2)-b, 19. maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğunu, HMK' nun 385. maddesinde de niteliğine uygun düştüğü ölçüde, çekişmesiz yargı işlerinde basit yargılama usulünün uygulanacağı düzenlendiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 T., E:2019/1983, K:2019/4972 sayılı içtihadı da bu yönde olup, "Dava limited şirkete temsil kayyımı atanması talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK' nın 362/1-ç maddesi uyarınca kayyım tayinine ilişkin talepler çekişmesiz yargı işlerindendir " şeklinde olduğunu ve temyiz edilemeyeceğinin belirtildiğini, Limited ortaklıklarda kayyım tayinine ilişkin davalar TTK' nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olup, Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Limited ortaklıklarda temsil boşluğunu ve bu konudaki menfaat çatışmasını öğrenen -ticari bir davada kayyım atamak konusunda görevli olan- asliye ticaret mahkemesi, re'sen hareket etme yetkisi ve görevi kapsamında bu boşluğu doldurmak ve şirkete bir temsil kayyımı atamak ile yükümlü olduğunu, müvekkilinin, davalılar aleyhine daha önce farklı hesap dönemlerine ilişkin açtığı ve halen derdest olan "hukuki sorumluluk" davası İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...Esas sayılı dosyasında incelendiğini , söz konusu davada dava dışı Pumalas Ltd. Şti.' nin davacı yanında fer'i müdahil olarak katılması talebi kabul edilerek mahkeme tarafından şirkete ihbarda bulunulduğunu, müvekkilinin daha sonra davacı tarafında yer alacak olan dava dışı...Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd Şti' ndeki temsil boşluğunun geçici koruma tedbiri olarak TMK' nun 426/1-b. 3 maddesi gereğince "temsil kayyımı" atanarak doldurulması talebi ile açtığı davanın, İzmi.... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... K. sayılı dosyasında incelenerek davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın gerekçesinin; "Açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde tüm dosya içeriği değerlendirildiğinde; mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyasında dava dışı...Dış Tic. Oto. ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti.’nin ortağı olan davacının, diğer şirket ortakları olan ve aynı zamanda şirketin her biri münferiden temsilcileri olan ... aleyhinde sorumluluk davasının açıldığı, bu kişilerin “dava dışı şirketi zarara uğratıcı işlem ve eylemlerinin bulunduğunun” ileri sürülerek, tazminatın dava dışı şirkete ödenmesinin istendiği, söz konusu davada davacı tarafça davanın dava dışı şirket ihbarının istendiği, ihbara cevap veren vekilin sorumluluk davasının davalılarından ve şirket yöneticilerinden olan ...nin verdiği vekâletnameye dayalı olarak ihbara cevap verdiği; görülen sorumluluk davasında hükmedilecek tazminat şirkete ödeneceği için, şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasında menfaat çatışmasının ortaya çıktığı, diğer bir anlatımla; anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin tamamına karşı açılmış bir sorumluluk davası bulunduğundan temsil kayyımı atanmaz ise yönetim kurulu hem davacı hem de şirketi temsilen davalı konumunda olduğundan menfaat çatışmasının ortaya çıktığı, bu menfaat çatışmasını engellemek ve şirketin menfaatinin korunması bakımından bir temsil kayyımı atanmasının gerekli olduğu anlaşıldığından, temsil kayyımlığı kurumu ile birlikte, sorumluluk davası sürecinde anonim şirketin bağımsız bir temsil kayyımı aracılığıyla temsili sağlanarak, menfaat çatışması ve hâkim pay sahipliğinin kötüye kullanılması nedeni ile ortaya çıkabilecek hukuki riskler de önlenmiş olacağından, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde olduğunu, kararın kesinleşmiş olup, YMM ...in temsil kayyımı olarak atandığını belirtmiş ,...Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd Şti' nin ortağı olan müvekkilinin, şirket müdürleri aleyhine TTK m.553 gereğince açtığı "hukuki sorumluluk" davasının incelendiği İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... Esas sayılı dosyasında, şirketin HMK' nun 61 vd. maddeleri gereğince fer'i müdahil olarak davacı tarafında yer almasına karar verildiğinden, şirketi, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... Esas sayılı dosyasında temsil etmesi için geçici koruma tedbiri olarak TMK' nun 426/1-b. 3 maddesi gereğince "temsil kayyımı" atanmasına, temsil kayyımının şirketin defter kayıtlarında ve belgelerinde inceleme yapması gerekeceğinden uzmanlık alanının YMM ya da bağımsız denetçi SMMM veya bağımsız denetim şirketi olmasına, TMK m. 431 gereğince kayyım atanmasına ilişkin kararın ticaret sicili gazetesinde yayımlanmasına, kayyımlık ücretinin şirketten tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının dava dilekçesinde herhangi bir davalı göstermediği ve davayı hasımsız olarak açtığı belirlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafça hasımsız olarak dava dışı ... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd Şti'ne temsil kayyımı atanmasına karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açılmış ise de; kayyımlık davalarının hasımsız görülmesi mümkün olmayan davalardan olup kayyım atanması istenilen şirket hasım gösterilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak görülmesi gereken davalardan olduğu, taraf eksikliğinin sonradan ıslah yolu ile dahi giderilmesinin mümkün olmadığı bu husus göz önüne alındığında usulüne uygun olarak açılmayan davanın reddinin gerektiği, incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın usülden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın usülden REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dair; tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.07/05/2025
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır