İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/411 E. 2025/1063 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/411
Karar No
2025/1063
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/411 Esas KARAR NO: 2025/1063 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 13/05/2025 KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen ---- düzenleme, ----- vade tarihli faturaya konu borcun bugüne kadar ödenmediğini, fatura konusu demirlerin davalı şirket yetkilisinin belirttiği adrese teslim edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, davalı hakkında ------sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 1029.440,82 TL asıl alacak ve 338.234,00 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla yapılan takibe davalı vekilince itiraz ederek takibin durdurulduğunu, itiraz incelendiğinde somut hiçbir gerekçe sunulmadığını, davalı şirket yetkilisince müvekkiline gönderilen ------ yazışmalarında da görüleceği üzere borcun varlığının kabul edildiğini müvekkilini neredeyse 1 yıllık süre boyunca ödeme yapılacağı konusunda oyalandığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların ve araçların sorgulanarak tamamı üzerine devrinin önlenmesi maksadıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davalının ------ sayılı dosyasında yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının borca itirazında haksız olması sebebiyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davacı-------- incelenen defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; Davalı -------- bilirkişi incelemesi için defterlerini ibraz etmediği, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında -------- tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ---- tarihinden itibaren ve ---- takip tarihinde de açık hesap ilişkisinden kaynaklı davalı ----- alacaklı olduğu; Davacının davalıya kestiği e-faturayı ------- üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete usulüne uygun tebliğ ettiği, tarafların ----- Karşılaştırmalı ---- mutabık oldukları, dosya içeriğinde davalı tarafından davacıya kesilmiş herhangi bir iade faturasının görülmediği; Davalı -------bilirkişi incelenmesine esas teşkil etmek üzere Sayın Mahkemenizde hazır bulunmamış ve delil, belge ve defterlerini ibraz etmediğinden davalı -------kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf Kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Temerrüdün faturanın ödeme vadesi olan ----- tarihinde oluştuğu, davalının ---- kısmi ödeme yaptığı, 643.160,82 TL bakiyenin ödenmediği, Sayın Mahkemenizin davalı lehine karar vermesi halinde davacının davalıdan fatura vadesi ile takip tarihi arasındaki süre için 241.400,76 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacı şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından davalı şirketten 643.160,82 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 18/09/2025 tarihli bir nolu celsede taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılması amacıyla ara karar kurulduğu, duruşmada hazır olmayan davalıya gerekli tebligatın yapıldığı, davalı tarafından ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacı şirketin incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 643.160,82 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı yazılı itirazda bulunulmadığı, davacı vekilinin ise rapora karşı yalnızca beyan dilekçesi sunduğu, her hangi bir itirazının olmadığı anlaşılmakla böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 643.160,82 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği hususu nazara alınarak davacının davasını asıl alacak üzerinden (kısmen) ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davacı yan icra takibinde faiz talebinde bulunmuş ise takip öncesi davalıyı temerrüte düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit olması konusunu -------- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. --------Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 643,160,82 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 643,160,82 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 43.934,31 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 16.518,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.416,21 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 16.518,10 TL peşin harç toplamı 17.133,50 TL ile 7.122,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 24.255,50 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,47 ve red 0,53 oranına göre hesaplanan 11.400,08 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.162,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin red oranına göre 2.438,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 102.474,12 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/411, K. 2025/1063, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-411-e-2025-1063-k-2f070d47b054