İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/401 E. 2026/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/401
- Karar No
- 2026/501
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/401 Esas - 2026/501 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/401 Esas KARAR NO : 2026/501
HAKİM : KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile 33UH400 plakalı aracın 26.12.2024 tarihinde maddi hasarlı kazaya karışmış olduklarını, kazada karşı taraf sigortalısının davacının park halindeki aracına çarpmış olduğunu, bu sebeple davacının kusuru bulunmadığını, kaza sonrasında araç değer kaybının tahsili amacıyla PTT-KEP aracılığıyla davalı sigorta şirketine 20.02.2025 tarihinde başvurulmuş olduğunu, başvuruya ilişkin ihtarname örneği ve delillerin sunulduğunu, Sigorta şirketi başvuru sonrasında 40.000,00 Türk Lirası araç değer kaybı ödemesi yapmış ancak bu miktarın gerçek zararı karşılamamış olduğunu, gerçek zararın giderilmemesi sebebiyle ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ancak tarafların anlaşamamış olduğunu, kusuru bulunmayan davacının aracının kaza sonrasında tamir edilmiş olduğunu, tamirat sebebiyle ortaya KDV hariç 98.754,00 Türk Lirası masraf çıktığını, bahsedilen tamirat sebebiyle davacının aracında meydana gelen reel araç değer kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasından sonra artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 Türk Lirasının davalı şirketten tahsili gerekmekte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 1.000,00 Türk Lirası araç değer kaybının sigorta şirketine başvuru tarihinden 15 gün sonra olan 08.03.2025 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde, (sigorta poliçesinde teminat dışı olmayan) maddi zarardan sorumluluğu –poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak- söz konusu olabileceğini, 6100 sayılı yasanın 6. Ve 15. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı Şirketin Anonim Şirket şeklinde örgütlenmiş bir sigorta şirketi olması cihetiyle yerleşim yerinin, merkezinin bulunduğu Şişli/İstanbul olduğunu, bu sebeple yetkili Mahkemenin, davalı şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın hukuki yarar yokluğundan dahi reddi gerekmekte olduğunu, belirsiz alacak davalarının ancak kısmi dava açılacağının düzenlemiş olduğunu, davacı yanın aldığı bir ekspertiz raporuyla alacak rakamı belirli olduğundan, söz konusu davanın belirsiz olarak açılmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla kısmi bedel üzerinden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, değer kaybı talebinin reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketçe 40.000,00-tl değer kaybı tazminatı ödenmiş olduğunu, davacının aracındaki tespit edilen 40.000,00-TL değer kaybı tazminatının 05.03.2025 tarihinde davalı şirketçe ödenmiş olduğunu, ödeme dekontlarını sunduklarını, davalı şirketin tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, davalı şirketin başkaca sorumluluğu kalmadığını, taleplerin reddini talep ettiklerini, davacı yanın da dilekçesinde bu ödemeyi aldığını kabul ve beyan etmekte olduğunu, kusura ilişkin itirazlarının saklı olduğunu, aksi takdirde Genel Şartlar ekinde yer alan hesaplama yöntemine göre değer kaybının belirlenmesinin gerekmekte olduğunu, her ne kadar başvuran yan işbu başvurusunda sadece değer kaybı talebinde bulunmuşsa da, dosya kapsamında davacı aracının hasarının da karşılanmış olduğunu, davalı Şirketçe tedarik parça, mini onarım ödemesi ve işçilik ödemesi olmak üzere toplam 105.641,88-TL hasar tazminatı ödemesi yapılmış olduğunu, ödeme dekontlarını sunduklarını, kaza tarihinden itibaren faiz işlenmesi talebinin reddi gerekmekte olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte temerrüt tarihinden itibaren faize hak kazanılabileceğini, dava haksız file dayanmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1999/19-73 E. 1999/106 K.sayılı kararında “haksız fiilden doğan ilişkiler T.Ticaret Kanununda düzenlenmediklerinden ticari iş niteliği kazanamayacağı ve dolayısıyla avans/reeskont faizine hükmedilemeyeceği” ifade edilmiş olduğunu, bu nedenle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerekmekte olduğunu, davacı yanın da yasal faiz talep etmekte olduğunu belirterek, Haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 26/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 05/11/2025 tarihli ön inceleme zaptının 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdine karar verildiği ancak dosyada görevlendirilen makine mühendisinin uzmanlık alanı içerisinde Adli Trafik dalının bulunmadığı anlaşılmakla mahkememizin 27/01/2026 tarihli ara kararı gereğince heyete Adli Trafik uzmanı bilirkişi eklendiği ve 04/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;''1- 26/12/2024 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu trafik kazasında; • 33 UH 400 plakalı araç sürücüsü Mehmet ...’ ın, , 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücü diğer kusurlarından 52/1b ve 56/1a Maddelerinde belirtilen trafik kurallarını ihlal ederek araç kullandığından, kazayı önlemek için hukuken bir hareket yapmak ve neticeye engel olabilme kudret ve imkânına sahipken bunları yapmaması sonucu illiyet bağı somut olarak tanımlandığından ve kusur izafesi gerektiğinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesinde sayılan sürücü asli kusurlarından (12) “Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma” kuralını ihlal ettiğinden YASADA ASLİ KUSURLU SAYILACAĞI Amir Hükmü bulunmakta olup, kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, • ... plakalı araç sürücüsü Rakaib ERDEM’ in /sahibinin/işleteninin Kusursuz olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 2- Dava konusu ... plaka sayılı araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Değer Kaybı bedelinin 60.000,00 TL olduğu Bakiye Değer Kaybı bedelinin 20.000,00 TL olduğu'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 05/05/2026 tarihli talep artırım dilekçesini dosyaya sunduğu, ilgili evrakın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı tarafça, davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının 04/03/2025 tarihinde davacıya 40.000 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı ancak yapılan bu ödemenin alınan rapor ile davacının zararını tamamen gidermediği, eksik ödeme olduğu ve bu hali ile davalının eksik ödeme tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve davacı vekilinin talebi gereğince davalı aleyhine 08/03/2025 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 26/12/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti için makine mühendisi bilirkişi ile adli trafik bilirkişisi heyetinden 04/02/2026tarihli rapor alınmış ve raporda; 26/12/2024 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu trafik kazasında; 33 UH 400 plakalı araç sürücüsü Mehmet ...’IN asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü Rakaib ERDEM’ in /sahibinin/işleteninin Kusursuz olduğu ile dava konusu ... plaka sayılı araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Değer Kaybı bedelinin 60.000,00 TL olduğu Bakiye Değer Kaybı bedelinin 20.000,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı sigorta şirketinin kusurlu sürücünün kullandığı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve limit ile sınırlı sorumlu olduğu görülmüş, rapora itibar edilmiş, davacı vekilinin 05/05/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, 20.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 08/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, 20.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 08/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.366,20 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 325,00 TL ıslah harcı toplamı olan 940,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 425,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 325,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.555,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00 TL bilirkişi, 180,00 TL posta, müzekkere, tebligat gideri olmak üzere toplam 9.180,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/06/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır