İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/398 E. 2026/432 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/398
Karar No
2026/432
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/398 KARAR NO : 2026/432

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin maliki olduğu --- plakalı araç ile sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç arasında 30.05.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, akabinde kaza mahallinde kaza tutanağı tutulmuş ve ardından kazaya sebebiyet veren sürücü ----; tramer kayıtları, kaza tutanakları doğrultusunda %100 kusurlu olduğu tespiti yapılarak müvekkili aracı tamire alındığını ve yapılan inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporu ile araçta 124.222,71 TL tutarında hasar çıktığı tespit edildiğini, Söz konusu kaza, müvekkilline ait---- plakalı araç normal seyrinde ilerlerken, ----- plakalı araçta bulunan sürücünün tam ve asli kusurlu şekilde müvekkilline ait arac çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkile ait araçta 124.222,71 TL tutarında hasar kaydının bulunduğunu, kazaya ilişkin hasarlar, müvekkiline ait aracın önemli aksamları üzerinde meydana geldiğini, müvekkilline ait aracın markası ve modeli; ---- model ----- olup müvekkilinin maliki olduğu işbu araç kaza tarihi itibariyle henüz 21.636 kilometrede olup hiçbir kazaya karışmadığını, hasarsızlık vasfını yitirmediğini,10,00 TL Değer Kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak üzerinden açılmasında herhangi bir hukuki yarar olmadığını, davacının iddialarını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte davacı taraf dava dilekçesinde ve ekinde belirtmiş olduğu belgeler ile iddia etmekte olduğu zararları belirli ve hesaplanabilir olduğunu, müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, davada kazaya karışan -----plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında, sigortacısı ----- olduğunu, Kaza tarihi itibariyle de sigorta poliçesi kapsamından yararlanılmakta ve sigorta poliçesi kapsamında risklere karşı korunmakta olduğunu, bahse konu trafik kazasında gerçekleşen risk poliçenin genel ve özel şartlarına göre sigorta poliçesi kapsamında olup buradaki sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden ----- ait olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sİgortası yaptırmanın gereği risklere karşı poliçe sahiplerinin kendilerini koruma altına alma amacında olduğunu, Aksi halde sigorta poliçesi yaptırmanın bir anlamı kalmayacağını, Her ne kadar tarafımızca kusur durumu kabul edilmese dahi tam kusurlu sayılan haller de sigorta poliçesi kapsamında kalmakta olduğunu, İşbu hususlar sebebiyle husumet itirazının bulunduğunu, Davacı yan tarafından müvekkili şirket çalışanı ------ karışmış olduğu kaza sebebi ile aracın değer kaybına uğradığı iddia edilerek zararın tazmini talep edildiğini, Bu talep esnasında Sayın Mahkeme tarafından da görüleceği üzere davacı yan tarafından müvekkili çalışanı ----- %100 kusurlu addedilerek kazanın meydana gelmesinde kendisinin bir kusurunun olmadığını iddia ettiğini, söz konusu kazada davacı tarafın iddia ettiği şekli ile salt olarak ---- kusuru sebebi ile zarar meydana gelmediğini, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddini, her halükarda haksız yere ikamet edilen davanın esastan reddini, Davanın sürücü ----- ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, trafik tescil kayıtları, hasar ve poliçe sureti, tramer kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 30.05.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ------ plakalı araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacının maliki olduğu --- plakalı araç ile davalıya ait ve davadışı sürücü ------ sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç arasında 30.05.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında tarafların kusur durumları ile davacının davalıdan değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinde makine mühendisi bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, Sürücü --- idaresindeki ----- plakalı otomobil ile kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı; tali yoldan kavşağa geldiği ve dönüş yaptığı halde ana yoldan kavşağa gelen ve normal ileri yönde seyreden ------ plakalı kamyonete yol vermediği ve kazaya karıştığı için KTK 57/b/5 – 57/b - 84/h ve KTY 109/b/5 – 109/b/8 - 157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %55 kusurlu olduğu; Sürücü --- idaresindeki -----plakalı kamyonet ile kavşaklara yaklaşırken yavaşlamadığı ve çok hızlı seyrettiği; tali yoldan kavşağa gelerek dönüş yapan ---- plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/a ve KTY 101/a maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde tali ve %45 kusurlu olduğu; Tazminata konu ---- plakalı, ---- model, 21.636 km’de, 30.05.2023 tarihinde kazaya karışmış,----- adına tescilli otomobilin, Kaza tarihinde hasarsız rayiç değerinin, hasarsız 2.444.000 TL, onarıldıktan sonra 2.344.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.444.000 – 2.344.000 = 100.000 TL olduğu; Sürücü ----- %45 kusur oranına denk değer kaybının %45 x 100.000 = 45.000 TL olduğu; Kazaya karışan araçlar ticari ve sahipleri de tacir oldukları için kaza tarihi 30.05.2023 itibariyle avans faizi talep edilebileceği; ----- plakalı otomobilin değer kaybının 45.000 TL kısmının kaza tarihi 30.05.2023 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve----. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ----- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ----Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ----- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ---. HD 07.03.2016 tarih ve-----. sayılı ilamı)Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay ----HDB'nın 05.06.2014 tarih ve -----. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ----- HDB'nın 18.05.2016 tarih ve--- sayılı ilamı)Davacı vekilinin talep rtırım dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 45.000,00 TL’ye artırdıklarını, değer kaybı tazminatının 30.05.2023 kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait --- plakalı araç ile davadışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ve davalıya ait ---- plakalı araç arasında 30.05.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeni ile davacı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiği iddiası ile değer kaybı tazminatının tazmini için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Deliller toplanmış, dosya kusur tespiti ve varsa tazminat hesabı için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Olayın oluş şekli, dosyadaki deliller ve bilirkişi raporundan; sürücü --- idaresindeki ----- plakalı otomobil ile kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, tali yoldan kavşağa geldiği ve dönüş yaptığı halde ana yoldan kavşağa gelen ve normal ileri yönde seyreden ----- plakalı kamyonete yol vermediği ve kazaya karıştığı için KTK 57/b/5 – 57/b - 84/h ve KTY 109/b/5 – 109/b/8 - 157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %55 kusurlu olduğu, sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı kamyonet ile kavşaklara yaklaşırken yavaşlamadığı ve çok hızlı seyrettiği, tali yoldan kavşağa gelerek dönüş yapan ----- plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/a ve KTY 101/a maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde tali ve %45 kusurlu olduğu, davaya konu ---- plakalı,----model, 21.636 km’de, 30.05.2023 tarihinde kazaya karışmış,----. adına tescilli otomobilin, kaza tarihinde hasarsız rayiç değerinin, hasarsız 2.444.000 TL, onarıldıktan sonra 2.344.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.444.000 – 2.344.000 = 100.000 TL olduğu, sürücü ---- %45 kusur oranına denk değer kaybının %45 x100.000 = 45.000 TL olduğu, bilirkişi raporundaki tespitin olayın oluş şekli ve dosyadaki delillerle uyumlu, Yargı içtihatlarına uygun olduğu görülmüş, rapor mahkememizce hükme esas alınmış, davacının olay tarihinden itibaren ticari avans faizi talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu ----- plakalı aracın 45.000,00 TL değer kaybı tazminatının 30.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.073,95 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harç ve 770,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.688,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç ve 770,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 2.000,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 307,50 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 8.307,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/398, K. 2026/432, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-398-e-2026-432-k-289742fb09c8