İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/386 E. 2026/562 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/386
- Karar No
- 2026/562
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/386 Esas KARAR NO : 2026/562
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının ..... numaralı 30-09-2024 15:57 tarihli 1.265.000,00 TL bedelli faturaya konu borcunu ödememesi üzerine aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının anılan icra takibine itiraz etmiş ve bu itiraz kapsamında icra takibinin durdurulmuş olduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının anılan icra takibine konu faturadan 22.10.2024 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmekte olduğunu, oysa dava konusu faturanın 30-09-2024 tarihinde e-fatura sistemi üzerinden davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, davalı faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğinden fatura içeriğinin kesinleşmiş olduğunu, kaldı ki hem davacı müvekkilinin hem de davalının anılan faturayı ticari defter ve kayıtlara işlemiş olduğunu, sırf bu hususların dahi davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu ortaya koymakta olduğunu, icra takibinin durması nedeniyle müvekkilinin alacağını tazmin edemediğinden itirazının iptali için dava açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, huzurdaki dava ikame edilmeden önce arabuluculuk kurumuna başvuru gerçekleştirilmiş, arabulucu nezdinde gerçekleştirilen toplantılar neticesinde arabuluculuk son tutanağının anlaşamama şeklinde tanzim edilmiş olduğunu, davalıya tebliğ edilen faturadan da görüleceği üzere davalının borcunu ödememiş olduğunu, keza davalının itiraz dilekçesindeki beyanlarından söz konusu faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve bu nedenle de fatura içeriğinin kesinleştiğinin anlaşılmakta olduğunu, tüm bunlara rağmen davalının ödeme yönünde de herhangi bir irade sergilememiş olduğunu, bu yönde yapılan müzakereler de sonuçsuz kalmış olduğunu, bununla birlikte davalının üzerine kayıtlı malları kaçırma girişiminde olduğu istihbaratı edinilmiş olduğunu, bu nedenle davalı borçlu tarafından mevcut malvarlığının tamamının kötü niyetli olarak üçüncü kişilere devredileceği ve mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunmaya devam olunacağına dair büyük bir endişe duyulmakta olduğunu ve alacak-zarar miktarlarının büyüklüğü nedeniyle davalının mal varlığına bir an önce ihtiyati tedbir konulmasının zorunluluk arz ettiğini, kaldı ki; taraflarına yapılan bilgilendirmede davalı borçlunun taşınır mallarını üçüncü kişilere devrettiği, devretme çabasında olduğunun ifade edilmiş olduğunu, ihtiyati haciz kararı alınmaması halinde geri dönülmez ve telafisi mümkün olmayan zararların oluşacağını, nitekim zararların büyüklüğü müvekkili şirketin sermayesini olumsuz yönde etkilemekte olduğunu, bu sebeple daha fazla mağdur olunmaması adına davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının müvekkilinin Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı icra dosyasından kaynaklanan alacağını karşılayacak kadarına öncelikle teminatsız mahkememiz aksi kanaatte ise takdiren belirlenecek makul bir teminat karşılığında ihtiyaten haciz kararı verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; davalı/borçlunun Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... E. sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin aynı şartlar altında devamına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile öncelikle teminatsız mahkememiz aksi kanaatte ise takdir edilecek makul bir teminat karşılığında, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı icra dosyasından kaynaklanan alacaklarını karşılayacak oranda davalı borçlunun taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesine, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalı aleyhine hükmolunan meblağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirketler aleyhinde açılan işbu davanın, haksız ve mesnetsiz olup, reddi gerektiğini, öncelikle husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre, görev, yetki, ilk itirazlarda bulunuyor ve davanın evvelde bu nedenlerle reddini talep ediyor olduklarını, davacı tarafça başlatılan icra takibine ve davaya konu "........ numaralı 30-09-2024 15:57 tarihli 1.265.000,00 TL bedelli faturaya.." itirazları tekrar ediyor ve müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcu olmadığını bildiriyor olduklarını, her ne kadar davacı tarafça; müvekkilinin ticari defterlerine bu faturanın işlendiğinden bahsedilmiş olsa da; böyle bir durum olmamakla, müvekkili şirketçe faturanın kabul edilmemiş ve iade edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin iş bu davaya konu ...... numaralı 30-09-2024 15:57 tarihli 1.265.000,00 TL bedelli İMZASIZ faturadan; kendisine yapılan Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra dosyası üzerinden gönderilen ödeme emri eki aracılığı ile 22.10.2024 tarihinde haberdar olmuş ve aynı tarihte icra dosyasına gerekli itirazlar yapılmış ve takibin durmuş olduğunu, devamla; 23.10.2024 tarihinde Kadıköy ..... Noterliği'nin 23.10.2024 tarihli ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya iş bu faturanın iade edilmiş olduğunu, müvekkiline öncesinde tebliğ edilen bir fatura olmamakla; .... numaralı faturanın, davacı tarafça başlatılan icra takibi ekinde İMZASIZ hali olduğu, kuvvetle muhtemel icraya konulduktan sonra imzalandığının düşünülmekte olduğunu, salt faturanın varlığının; bir mal ve hizmetin teslim edildiğini ya da alındığını, böyle bir alacağın varlığını göstermeyeceğini, kaldı ki; davaya konu faturanın, müvekkilince kabul edilmemiş ve iade edilmiş olduğunu, davacı tarafça; faturaya konu işin yapıldığına veya teslim edildiğine ilişkin hiçbir İRSALİYE, TESLİM TUTANAĞI/TESELLÜM BELGESİ, taşıma faturası vb. hiçbir delil sunulmamış olduğunu, davacı tarafça haksız ve mesnetsiz şekilde alacak talebinde bulunulmuş olmakla reddi gerektiğini, davacı tarafın, teslim belgesi ile çalışan bir firma olduğunu, asla davacı ile müvekkili firma arasında devam eden yeni bir iş ilişkisini ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın müvekkili firma ile daha önce çalıştıkları işte hep mal teslim fişi ile teslimat yapmış olduğunu, buna ilişkin önceki mal teslim fişlerinden bir örnek ekte sunulmuş olduğunu, mal teslim belgesi ile çalışan bir firmanın hiç teslim belgesi olmadan alacak talebinde bulunuyor olmasının olağan akışa aykırı olduğunu, müvekkilinin dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını, asla borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte; ödeme emrinde bahsedilen ve takibe konu gösterilen sözde "..07 Ekim 2024 muacceliyet tarihli alım satım sözleşmesi...." de hiçbir şekilde ne icra takibinin ekinde ne de dava dilekçesinin ekinde sunulmamış olduğunu, taraflar arasında böyle bir sözleşme de bulunmadığını, alacaklının haksız kazanç elde etmek maksadıyla müvekkiline icra takibi göndermiş, gönderilen ödeme emrinde bahsedilen borcu ve takibin dayanağı olarak eklenen imzalı-imzasız faturayı asla kabul etmediklerini; müvekkilinin sözde alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığını bildiriyor olduklarını, asla borcu ve borcun ferilerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; öncesinde müvekkiline herhangi bir ihtarname vs. de gönderilmemiş olduğunu, yine asla borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; taraflar arasında böyle bir sözleşme ve böyle bir borç bulunmadığını, hiçbir şekilde borcu, borcun fer’ilerini, takip dayanağı faturayı, faizi, masrafları,faturaya konu sözde sözleşmeyi,fatura bedelini,borcun tamamını kabul etmemekle, borcu asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözde alacak zamanaşımına da uğradığından zamanaşımı itirazında da bulunuyor olduklarını, müvekkilinin davacıya karşı böyle bir borcu bulunmamakla; haksız şekilde düzenlenen faturaya dayanarak kötüniyet tazminatı talebinde bulunmalarını da kabul etmemekle reddi gerektiğini, müvekkilinin, davacıya böyle bir borcu bulunmamakla; davacı tarafça da; faturaya konu işin yapıldığına veya teslim edildiğine ilişkin hiçbir İRSALİYE, TESLİM TUTANAĞI/TESELLÜM BELGESİ, taşıma faturası vb. hiçbir delil sunulmamış olduğunu, davacı tarafça haksız ve mesnetsiz şekilde alacak talebinde bulunulmuş olmakla reddi gerektiğini, anılan nedenlerle hakkaniyete aykırı, hukuksuz ve mesnetsiz işbu davanın reddini talep ediyor olduklarını beyanla; usul ve esasa ilişkin tüm itirazları ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı haksız şekilde alacak talebinde bulunmakla; alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile 07/10/2024 muacceliyet tarihli alım satım sözleşmesinden kaynaklanan borç istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden incelenmesinde; davacı tarafça davalı şirket aleyhine 1.265.000,00 TL 07 ekim 2024 muacceliyet tarihli alım satım sözleşmesinden kaynaklanan ana para alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Davalı tarafın 2023-2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtlarını 11/08/2025 günü saat 15:00'da mahkememiz duruşma salonunda incelenmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ..... 22/09/2025 tarihli raporunda özetle; davalının incelenen ticari defterlerindeki tespite göre davacıyla davalı arasında 2023 yılından devam eden bir ticari ilişki olduğunu, davalının defterlerinde göre davacının 2023 yılından devir gelen 545.624,40-TL alacağı olduğunu, davaya ve takipteki alacağa dayanak sunulan davacı tarafından davalı adına düzenlenen 30.09.2024 tarihli ...... e-arşiv faturasının davalı kayıtlarında gözükmediğini, iş bu faturanın 433 sayılı VUK kanunu mevzuat hükümleriyle devamındaki maddeler gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiğini, faturaya TTK.21-2 maddesince davalıca yasal 8 gün sürenin sonunda 23 Ekim 2024 tarihli Kadıköy ...... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, faturanın davalıca bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiğini, 30.09.2024 tarihli ...... numaralı 1.265.000,00-TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında kayıtlı olmadığını, ancak faturanın davalıca bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiğini, davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediğini, davacının; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra dava konusu tutarın dışında 14.10.2024 takip tarih itibariyle 545.624.40-TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünü, huzurdaki davada davacı toplam; 1.265.000,00-TL asıl alacağına 14.10.2024 tarihinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, defterler üzerinde tespitler ve alacağın dayanağı belge ile ilgili hususlar raporun içeriğinde detaylıca incelenmiş ve değinilmiş olup, davalıca düzenlenen faturanın hizmet içeriği değerlemesinin mali bilirkişinin uzmanlık alanı dışı olduğunu bildirmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş ve Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, talimatımız Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Talimat sırasına kaydı yapılmış olmakla, talimat dosyaya SMMM bilirkişi ...... tarafından sunulan 05/03/2026 tarihli raporda özetle; davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığını, defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığını, dava konusu alacağa ilişkin ödemeye dair her iki tarafın defterlerinde herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığını, alacağa ilişkin faturanın davacının resmi defterinde kayıtlı olduğunu, davalının resmi defterinde kayıtlı olmadığını, davalının BA mal alış formunda kayıtlı olduğunu, faturanın açık fatura olduğunu, dava konusu alacağın tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin davacının defter ve belgelerinde herhangi bir kayıt veya belgenin bulunmadığını, nihai olarak dava açılış itibariyle davacının davalıdan 1.660.547,40 TL alacaklı olduğunu, taraflarca bildirilen BA-BS formlarının dava konusu alacağın kaydını içerdiğini, faturaya yapılan itirazın 8 günlük sürede olup olmadığı, faturanın kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili davalının vergiye kayıtlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden sorgulama yapılarak BA mal alış formunun düzenlenme ve vergi dairesine bildiriminin yapıldığı tarih öğrenilerek, formun vergi dairesi müdürlüğü'ne bildiriminin yapıldığı tarih, davalının faturaya Noterden iade ve itiraz ettiği tarihten önce ise faturanın ve malın kabulüne, formun vergi dairesi müdürlüğü'ne bildiriminin yapıldığı tarih, davalının Noter'den iade ve itiraz ettiği tarihten sonra ise malın ve faturanın kabul edilmediğine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde her ne kadar davacının davalı adına düzenlemiş odluğu faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüş ise de, davalının düzenlemiş olduğu iade faturasının süresinden sonra olduğu ve davalı tarafa ait BA kayıtlarında davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturanın yer aldığı, buna göre davacının düzenlemiş olduğu faturanın davalının kabulünde olduğunu kabul etmek gerektiği gibi süresinde sonra düzenlenen iade faturası yönünden de ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, ne var ki davalının cevap dilekçesinde teslime ilişkin itirazlarda bulunduğu, ayıp ve benzeri yönünden bir iddia ve ispatının yer almadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, talep faturaya dayalı olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 253.000,00 tl icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin aynen DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 253.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 86.412,15 TL harçtan peşin alınan 15.278,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 71.134,11 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 15.893,44 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 17.771,00 TL olmak üzere toplam 33.664,44 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 195.100,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/06/2026
Katip ...... Hakim .....