İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/385 E. 2026/173 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/385
- Karar No
- 2026/173
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/385 Esas - 2026/173 T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.
ESAS NO : 2025/385 Esas KARAR NO : 2026/173
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili iddiasında özetle; davacıya ait... .... .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, kaza sebebiyle araçta meydana gelen hasarın sigorta eksperi tarafından KDV dahil 631.080,00 TL olarak tespit edildiğini, zararın poliçe kapsamında ...Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini, zarara ilişkin olarak şimdilik 50.000,00 TL hasar bedeli tazminatı talep ettiklerini, sigorta eksperine 6.885,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, 50.000,00 TL hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigorta bedellerinin her hâlükârda ödenecek bedelleri olmadığını, azami teminat limitlerini gösterdiğini, genel ve özel şartlar dahilinde verilecek karar sonucu ödenebilecek tutarları gösterdiğini, aracın uğradığı zararın eksper raporuyla tespit edildiğini ve davacıya rapor doğrultusunda ödeme yapılarak zararın giderildiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun yalnızca gerçek zararı karşılamak olup, davacının gerçek zararının karşılandığını, davacı tarafça araçta oluştuğu iddia edilen bakiye zararın ispatlanması gerektiğini, tek taraflı olarak alınan eksper raporunun delil niteliğinde olmamakla davacı bakiye zararının oluştuğu iddiasını ispatlayamadığını, davacı tarafça yokluklarında ve tek taraflı olarak alınan ekspertiz raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı gibi ekspertiz raporunda tespit edilen parça bedelleri ve işçilik ücretlerinin fahiş olduğunu, aksi kanaatteyse raporlar arası çelişkileri giderir yeni rapor aldırılması gerektiğini, hasar bedeli tespit edilirken tedarik iskontosu yapılması gerektiğini, zarar hesabının KDV dahil edilmeden yapılması gerektiğini, poliçedeki muafiyet hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin dolaylı zararlardan sorumluluğu bulunmadığından davalı şirketin ekspertiz ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminata ilişkindir. ...Sigorta Anonim Şirketine yazılan yazı cevapları, sigorta poliçesi ve ekleri, kaza tespit tutanağı, eksper raporu, arabuluculuk tutanağı ve diğer deliller toplanmış olup, bilirkişiden rapor alınmıştır. Dava, davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin kasko poliçesi sigortasından talebine ilişkindir. Dosya rapor hazırlanmak üzere Adli Trafik Bilirkişisi .... ..... .... .... ... ... ... plaka sayılı araç sürücüsünün %0, araç dışında etken yok kusur tespiti yapıldığı, kasko sigorta poliçesi kapsamında yapılan değerlendirmede davacı sigortalı tarafın tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olacağı, kasko sigortalı aracın onarımının ekonomik olduğu ve hasar/onarım bedeli, KDV, muafiyet ve sigorta şirketinin ödemesi dikkate alınarak davacı sigortalı tarafın talep edebileceği tutarın 39.847,91 TL olacağı" şeklinde belirtmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davanın 10.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın kaza yapması üzerine davalı kasko şirketinden hasar bedeli talebine ilişkin olduğu, öncelikle göreve ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği, uyaptan ve sigorta poliçesindeki bilgilere göre davacı aracının hususi araç ve davacının da tacir olmadığı ve bu hususta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; sağlayıcı; “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan yada hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3.maddesinde de tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.6502 sayılı Yasanın 73.maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Ancak bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekmekle ve yukarıda da görüleceği üzere kaza yapan aracın hususi ve davacının tüketici olduğu dikkate alınarak Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konularında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2.maddesi gereğince görevli mahkemece değerlendirilme yapılmasına, Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nın 20/1 son cümle gereği dosyanın 2 haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın re'sen ele alınmasına, Dair, kararın tebliğ talebini müteakiben yapılacak tebligattan itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/02/2026