İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/371 E. 2026/110 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/371
Karar No
2026/110
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/371 Esas KARAR NO : 2026/110

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile olan ticari alım satım ilişkisi kapsamında, davalının müvekkilinden satın aldığı mal/hizmet bedellerinden bakiye 318.878,43 TL ödememesi üzerine aleyhine .... 32. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde faturaya itiraz ederek böyle bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği ve takibin durduğu ifade ederek, İtirazın iptali ve takibin devamına, Davalının, alacağın %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını, talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek, Müvekkili şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 02.06.2025 tarihinde 3 aylık geçici mühlet verilmek suretiyle konkordato kararı tesis edildiği, bu kararın usule ve esasa ilişkin olarak Sayın Mahkemece nazara alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, geçici mühlet kararı nedeniyle tüm icra dosyaları ve işlemleri durmuş bulunduğundan, işbu konkordato dosyasının eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini ifade ederek ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı konkordato dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddini, zaman aşımı itirazlarının kabul edilmemesi hâlinde haksız açılan davanın esastan reddini, icra inkâr tazminatı talebinin reddini, takipte haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLER : ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası, BA / BS formları, ticari kayıt ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. İlgili ... 32. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklanan 318.878,43 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 05/01/2025 tarihli raporunda özetle, "Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olup, Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisi olduğu, Davacı tarafından dava konusu yapılan faturalar, davalıya 'ticari e-fatura senaryosu' kapsamında gönderilmiştir. Bu senaryoya göre, alıcı taraf e-faturayı kabul, red veya iptal etme hakkına sahip olduğu gibi, ayrıca bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu,Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan davacıya 318.878,43 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceğinden, Davacının 318.878,43 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %44,25 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin .... Esas... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi....Esas... Karar Sayılı Kararı ) Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, İtirazın iptali davası açıldıktan sonra konkordato sebebiyle davalı borçluya mühlet verilmesinin itirazın iptali davasının görülmesini engellemeyeceği anlaşıldığından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talebi mahkememizce ön inceleme duruşmasında reddedilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ... esas,...Karar sayılı kararı ) Mahkememizin 05/11/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği bu hususta bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 318.878,43 TL alacaklı bulunduğu, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunmadığı görülmüştür.Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının c alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından, Davanın kabulüne, davalının ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 318.878,43 TL alacağın %20'si olan 63.775,68 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalının ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 318.878,43 TL alacağın %20'si olan63.775,68 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 21.782,58 TL ilam harcından peşin yatırılan 3.851,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 51.020,55 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 3.851,26 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 115,00 TL tebligat ve posta giderlerinden oluşan toplam 11.581,66 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/371, K. 2026/110, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-371-e-2026-110-k-828a3bcd6d25