İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/363 E. 2025/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/363
- Karar No
- 2025/363
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/363 Esas - 2025/790 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/363 Esas KARAR NO : 2025/790
HAKİM :..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... DAVALI : .....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16.05.2025 KARAR TARİHİ : 04.11.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun kaçak elektrik tüketiminden sorumlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaçak elektrik tüketim dönemi olan 18.01.2016-10.07.2019 tarihleri arasında müdürü olduğunu, bu nedenle kaçak elektrik kullanımına dair borçtan müteselsilinen sorumlu olduğunu, kaçak tüketime dair alacağın tahsili için ..... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalının takibe haksız itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğe çıkarıldığı, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirket ortağı davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Somut olayda, davaya konu icra takibine dayanak kaçak elektrik kullanımından dava dışı şirketin davalı ortağının sorumluluğu, özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceğinden temsile yetkili kişilerin şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu esasına dayandırılmıştır. Bir diğer ifadeyle dava, şirket ortağı davalının haksız fiiline dayandırılmış olup eldeki davada şirket tüzel kişiliği ise taraf değildir. Mevcut haliyle dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Dolayısıyla, bu türden uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacı taraf tüzel kişi tacir ise de, davalının tacir olup olmadığının tespit edilmesi gerekmekte olup dosya kapsamından davalının şirket ortağı olduğu tespit edilmiş ise de bir kişinin şirket ortağı veya yetkilisi olmasının tek başına tacir olmasını gerektirmeyeceği, (Emsal: .....Dairesinin 30/09/2015 tarih .....ve 27/03/2013 tarih ..... sayılı emsal kararları), dosyaya mübrez .....'nın 25.09.2025 tarihli müzekkere cevabından davalının tacir kaydının bulunmadığı, .....nün 08.10.2025 tarihli müzekkere cevabından davalının gerek uyuşmazlık konusu tarih aralığı gerekse dava tarihi itibariyle ticari kazancının olmadığı ve dolayısıyla davalının tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir (Emsal:......'nin 21.06.2022 tarih ve ..... sayılı, 11.06.2020 tarih ve ..... Karar sayılı ilamları; ......'nin 19.02.2024 tarih ve .....sayılı ve 11.11.2022 tarih ve .....sayılı ilamları; ......'nin 24.11.2023 tarih ve .....sayılı ilamları; benzer şekilde ......'nin 11.07.2025 tarih ve ..... sayılı ilamı). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ..... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip ..... (e-imzalı)
Hakim ..... (e-imzalı)