İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/360 E. 2026/47 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/360
Karar No
2026/47
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/360 Esas KARAR NO : 2026/47

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Dava dosyası ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2025 gün ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilmiş olmakla, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile borçlu ... arasında arsa alım satım anlaşması yapıldığını, anlaşma sağlanmasına rağmen davacı tarafından paranın ödendiğini fakat ... tarafından arsanın teslim edilemediğini, teslim edemediği arsa için davacı tarafından verilen paranın bir kısmı için davacıya 550.000TL çek cirolayarak teslim ettiğini, davacının çekin teslim edildiği tarihte davalı ...'i arayarak ödeme yapılıp yapılamayacağını sorduğunu, davalının çekin ödeneceğini söylediğini, davacının aldığı çeki 16.04.2024 tarihinde ...banka ... Şubesinden takas etmeye çalıştığını, bankanın ''çekin vade kısmı üzerinden oynandığı gerekçesiyle'' ödeme yapmadığını, davacının haklı olarak davalı ... ve borçlular ..., ... ve ... hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, ... hakkında takibin kesinleştiğini, davalı borçlu ...'in başlatılan icra takibine 16.09.2024 tarihinde haksız şekilde itiraz ettiğini, bu itirazın kötü niyetli olduğunu, davalı ...'in icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile davacının borçlu ...'dan teslim aldığı tarih olan 16.04.2024 tarihinde çekin uhdesinde bulunduğunu beyan ettiğini, davalının 21.04.2024 tarihinde pazar yerinde cüzdanını çaldırdığını ve çekin de cüzdanı içinde bulunduğunu beyan ettiğini, bu sebeple gidip .... Emniyet müdürlüğüne şikayetçi olduğunu, bu beyanların yalan olduğunu, whatsapp üzerinden yapılan konuşmalardan çekin müvekkile teslim edildiğinin açık olduğunun, bu sebeple davalı ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin vade kısmında tarifat yapıldığını davacının çekin vade tarihi olan 19.08.2024 tarihinde öğrendiğini, ilk bakıldığında çekte oynama olup olmadığının belli olmadığını, bu nedenle davacının çeki bankaya takasa götürdüğünü, banka tarafından çekin teslim alındığını ve vade tarihine kadar da davacıya çekin üzerinde oynama olduğuna dair bir bilgi verilmediğini, çekin üzerinde oynama olup olmadığı banka görevlileri tarafından dahi tespit edilemiyorken davacıdan bunun beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının borç altına girdiği rakamın 550.000TL olduğunu, bu rakamın davalı tarafça unutulmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın tedavülde bulundurduğu çekin kötü niyetli olarak ödemesini yapmadığını, davalının borcundan kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kaçmaya hazırlanma ihtimali olduğunu, tüm bu nedenlerle itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, öncelikle borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun soyut itirazının iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...şubesi ... nolu çek kendisine ait olduğunu, 550.000,00-TL'lik çeki Eylül 2023 tarihinde 18.03.2024 ödeme şartıyla ...'e bir ticarette kullanmak üzere kendisinin verdiğini, ...'in çeki kendisinden alıp teminat olarak kullanacağına söylediğini, çekin arkasında yazılan ... ve ...adlı kişilerle kullandığını, çekin ödeme tarihine yakın veya ödeme tarihinden sonra çekin parasını nakit ödeyerek çeki teminattan ... veya ...'tan geri aldığını, çeki bana teslim etmesi gerekirken "..." ifadeleriyle kendisini oyaladığını, 16.04.2024 tarihinde kendisini mahalleden ve emlak işinden tanıdığım ... adlı şahsın kendisine çekin eline geçtiğini ve bu çeki kullanıp kullanmayacaklarını, çekin kendisine ait olup olmadığını sorduğunu, çek üzerinde işlem yapmamasını gerektiğini ...'a söylediğini, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: Görevsizlik sonrası; ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ...Şirketi'nden dava konusu ... Bankası, ...Şubesi ... seri numaralı, 18/08/2024 keşide tarihli, 550.000,00-TL tutarında çekin görüntüsü, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, keşidecisi davalı olan, hamiline yazılı, ... Şubesi'ne ait, 18/08/2024 tarihli, 550.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 09/09/2024 tarihinde, 550.000,00-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... Şubesi 18.08.2024 tarihli 550.000.00 TL çek" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 16/09/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 16/09/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 10/02/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmalarına, icra takip dosyasına göre davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine dayanak senede ilişkin davalının tahrifat iddiasının olduğu, keşide tarihindeki 18.03.2024 tarihinin 3 rakamının 8 şeklinde değiştirildiğini savunduğu, nitekim grafoloji incelemesi için ara karar kurulmuşken davacı tarafından da grafoloji incelemesine gerek bulunmadığı ancak tahrifatın davacı tarafından yapılmadığı şeklinde beyan dilekçesinin sunulduğu, bununla birlikte Mahkememizce gözlem yapıldığında ve cevap dilekçesi ekinde yer alan fotokopi evrak incelendiğinde de rakamın değiştirildiğinin açıkça anlaşıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 207. maddesi gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise; inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz halinde ise, mahkemece, yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. Borçlunun söz konusu itirazları sabit olduğu takdirde; çekin TTK'nın 796. ve 808. maddelerinde (Eski TTK'nun 708. ve 720. maddeleri) öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılacaktır. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin kambiyo vasfını etkileyen bir husus olduğundan keşideci dışındaki borçlular da itirazda bulunabilir (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 17/05/2022 tarih ... Esas... Karar, 15/01/2020 tarih ... Esas... Karar) Somut uyuşmazlıkta, takibe dayanak çekin keşide tarihinde tahrifat yapılıp yapılmadığı, tahrifat yapılmış ise kaç defa yapıldığı, paraf olup olmadığı, yine tahrifat var ise, keşide tarihinin tahrifattan önceki gerçek haliyle bankaya ibrazın süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, zira keşide tarihleri tahrif edilmiş ve bankaya ibraz müddeti geçmekle kambiyo senedi vasfını yitiren çekler nedeniyle TTK 732. maddesi uyarına sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak çek keşidecisinin çek bedellerini talep edebileceği (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi ... Esas...Karar), dava konusu çekin keşide tarihinde tahrifat iddia edilmiş olmakla, yerleşik içtihatlarına göre buna göre de keşide tarihinin önceki haliyle ibraz süresinin geçirilmiş olmasının senedin kambiyo vasfını etkileyeceği ve ciranta tarafından da bu hususun ileri sürülebileceği, 6102 sayılı TTK'nın 796/1.maddesinde "Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir." düzenlemesinin yer aldığı, öyleyse önceki haline göre 18.03.2024 tarihinde ibraz edilmesi gerekirken takip ve dava konusu çekin süresinde ibraz edilmeyerek yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü neticesinde davacının alacağını (tanık dahil) her türlü delille ispat edebileceği, davacı tarafından imzası inkar edilmeyen senedin sunulduğu, diğer taraftan ispat külfetinin genel hükümlere göre davalı tarafa geçmiş olduğu, davalının aksine yazılı delil sunmadığı, yemin deliline dayanmadığı görülmekle davacının ibraz tarihinden sonra bankaya ibraz edilen ve bu şekilde kambiyo vasfını yitiren çek sebebiyle alacaklı olduğu, icra takibinin de ilamsız icra takibi olarak başlatıldığı görülmekle davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, .... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup senede dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davacı ... tarafından davalı aleyhine yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu ... tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 550.000,00-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (550.000,00-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 110.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri (550.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 37.570,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Görevsizlik öncesi davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 360,00-TL posta ve tebligat gideri ile görevsizlik sonrası davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 527,50-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 887,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 88.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı asil ...'in yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/360, K. 2026/47, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-360-e-2026-47-k-88815062a693