İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/36 E. 2025/817 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/36
Karar No
2025/817
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 KARAR YAZMA TARİHİ: 01/08/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: fazlaya dair ıslah ve alacak arttırım başta olmak üzere tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 1.000,00 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. Mad. Uyarınca 500.000,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama sonucunda belirlenecek tazminat miktarını teminen davalının malvarlığı üzerine şimdilik mahkemece uygun görülecek tutarın teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminat mukabilinde ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, aktif husumet itirazları olduğunu, Davacı yanın dayanaktan yoksun iddialarının aksine sözleşmeden kaynaklı satıcı yükümlülükler yerine getirilmediğini müvekkili şirketçe davacı yanın kusurları ile haklı nedenlerle sözleşmenin feshedildiğini, Sözleşme konusu meyvelerde meydana gelen hastalık nedeni ile davacı yana mal alımının durdurulacağını, hastalıktan ari ve bozukluk olmayan nitelikte olması halinde meyvelerin alınacağı bildirildiğini, Nektarinlerin bakımının yapılmaması ve hastalık nedenli alımının durdurulmasına müteakip kendisine mal alımı için sözleşme konusu meyveleri hastalıktan arındırması için bir süre mal alımı yapılmayacağını ve ilaçlama yapılması gerektiği bildirilen davacı yan meyvelerini bu süre içerisinde "tüm ürünler"i kapsayan sözleşmeye aykırı şekilde üçüncü kişilere sattığını, Müvekkili şirketçe, davacı iddialarının aksine 21/08/2024 tarihinde meyvelerde külleme hastalığı olduğu fotoğraflar ve mesaj ile bildirilerek mal alımının sözleşme kapsamında mümkün olamayacağının bildiriliğini, kendi kusuru ile feshedilen sözleşmeden kaynaklı zarar talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava alım satım ilişkisinden kaynaklı tazminat davasıdır.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ... ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Ticaret mahkemelerinin görevine ve tarafların ne suretle tacir sıfatı kazanabileceklerine ilişkin yapılan genel değerlendirmeden sonra somut duruma bakılacak olursa yukarıdaki açıklamalar ışığında, görülen davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, davalı tarafın ticari şirket olması sebebi ile tacir sıfatının bulunduğu ve bu hususta ihtilaf bulunmadığı, davacıların tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili vergi dairelerine, ticaret odalarına ve esnaf odalarına müzekkereler yazıldığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davacı ...'ın uyuşmazlık tarihi itibari ile vergi kaydının bulunmadığı, davacı ...'ın ise vergi dairesi cevabına göre dava dışı şirket kanuni temsilcisi olarak beyan verdiği ve beyan edilen gelirlerin VUK 177 deki hadleri aşmadığı anlaşılmış olup, kaldı ki görülmekte olan davada davacı sıfatı davacının temsilcisi olduğu şirkette değil davacının kendisindedir ve bu sebeple şirket kanuni temsilcisi olarak verilen vergi beyannamesinin de davacının tacir sıfatının belirlenmesinde önemi bulunmamaktadır. Bu itibarla davacıların tacir sayılamayacağı ve dolayısı ile huzurdaki davanın nispi ticari dava olarak da görülemeyeceği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) 5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/36, K. 2025/817, T. 17.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-36-e-2025-817-k-367341042f8f