İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/339 E. 2026/282 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/339
- Karar No
- 2026/282
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/339 Esas KARAR NO : 2026/282
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/01/2024 tarihinde ...Sokak kesişim adresinde, davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında davacı tesislerine hasar verildiğini, davacı şirketin personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedeller için 15.577,64-TL (KDV dahil) tutar hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu şirket aleyhine 15.577,64-TL hasar bedeli 2.207,97-TL, işlemiş faizi olmak üzere toplam 17.785,61-TL'nin tahsili amacıyla ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsiz takip yapıldığını davalı tarafça borca ve icra takibine itiraz edildiğini, davalının ... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının şimdilik 1.236,33-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile taraflarına ödenmesine, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yargı yolu yönünden inceleme yapılmasını, yargı yolunun İdari yargı yolu olduğunun tespitini, yargı yolunun hatalı olduğunun tespiti halinde görevsizlik kararı verilmesini ve davacının davasının yargı yolu usulüne uygun olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, esasa ilişkin itiraz haklarının saklı kalması kaydıyla, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hasar tarihi konusunda herhangi bir ihtilaf bulunması halinde işbu davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmamış olmasından dolayı usul hukukuna göre reddine karar verilmesini, itirazın iptali davasının konusunun bölünmesi mümkün olmadığından kısmi dava şeklinde itirazın iptali davası açılması da mümkün olmadığını, takip çıkışı bedelinin başlangıçta bölünmediğinden, dava aşamasında HMK m.109’a göre bölünmesinin de söz konusu olmadığını, işbu nedenle davacı tarafından itirazın iptali davasının kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, iş bu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili idare açısından davanın husumetten yönünden reddine karar verilmesini, dava konusu olayın, idarenin eylem ve işlemlerinden oluşmadığı ve idare bakımından kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığı dikkate alınarak usul ve esas bakımından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, öncelikle yargı yolu ve görev itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, davanın ... Belediyesine ihbarına, davanın usulden ve icra inkar tazminatı da dahil olmak üzere tüm talepleriyle birlikte esastan reddine, müvekkili idare aleyhine kötü niyetli olarak icra takibine girişen ve yaptıkları itirazı haksız şekilde dava konusu eden davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili belediyenin olayda taraf veya sorumlu olmadığını, 05.01.2024 tarihinde saat 10:14’te davacı ... tarafından çalışma yapıldığına ve bu çalışma esnasında hattaki künke zarar verildiğine ilişkin müvekkili idarenin, davacının ve davalının temsilcilerinin de bulunduğu Whatsapp grubundan bildirim yapıldığını, dava konusu alanda davacının bizzat kendi çalışma yaptığını, dolayısıyla müvekkili idarenin, dava konusu adreste 05.01.2024 tarihinde herhangi bir kazı, bakım veya onarım çalışması yapmadığını, bu nedenle de dava konusu zararın oluşmasında müvekkili belediyenin herhangi bir kusurlu eylemi bulunmadığından, davanın müvekkili idare yönünden reddine karar verilmesini, davacı ... tarafından dava dilekçesi ekinde hasar tespit formunda olay tarihinde ...'NİN zarara neden olduğunun tespit edildiğini, müvekkili belediyeye yöneltilen ihbarın yersiz olduğunu, müvekkili belediyenin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın süresinde açılmamış olduğunu, davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesini, takip konusu yapılan alacak için avans faizi talebinin yerinde olmadığından reddine karar verilmesini, takip konusu yapılan alacağın likit olmadığı gibi, iddia edilen alacağın yargılamayı gerektirmediğini, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, bu isteminin de reddi gerektiğini, müvekkili Esenler Belediyesi'ne yapılan ihbarın yersiz olduğunun tespitine, müvekkili belediyenin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine, Mahkememiz aksi kanaatteyse davacının tüm taleplerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, müvekkili belediyenin davalı ...’ye veya diğer sorumlulara karşı rücu hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller; ... 18. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ...'nün ... tarihli Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmediğini bildirir cevabi yazısı, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18.01.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, 09/01/2024 tarihinde "..." adresinde altyapı kazı çalışmaları sırasında davacının altyapı dağıtım tesisatına zarar verilip verilmediği, zarar mevcut ise miktarının ne olduğu ve ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarından ibaret kısmi davadır. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 30.04.2024 tarihinde, 15.577,64-TL hasar bedeli, 1.567,47-TL işlemiş faiz ve 640,50-TL işlemiş faiz toplamı olan 17.785,61-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "09.01.2024 tarihinde ... adresinde meydana gelen 15577,64-TL hasar bedeli" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 03.05.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 06.05.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 12.05.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, 09/01/2024 tarihinde ...sokak kesişim adresinde, davalı tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında davacıya ait yer altı kablo hattının (alçak gerilim kablolarının) kopartılarak hasara uğratılmasına müteakip şirket elemanları tarafından hasar tespit tutanağının düzenlendiği, hasarın giderilmesi için kullanılan malzeme, işçilik, araç, personel, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, gibi masraflar bakımından toplam KDV dahil 15.577,64-TL hasar onarım bedelinin davalıdan talep edildiği, 1.236,33-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazın iptali istemiyle işbu kısmi davanın açıldığı görülmüştür. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde haksız fiilin tanımlandığı, aynı Kanun'un 72.maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olarak düzenlendiği, dava konusu haksız eylem tarihinin 09/01/2024 olduğu, dava tarihi olan 12/05/2025 günü itibariyle zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşıldığından davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller ile uyuşmazlık konuları çerçevesinde ve özellikle 09/01/2024 tarihinde "... adresinde yapılan kazı çalışmaları sebebiyle davacı şirkete ait elektrik kablosu ve alt yapı tesislerine zarar verilip verilmediği, davacının alt yapı dağıtım tesislerine verilen zarar sebebiyle hasara ilişkin talep edebileceği zarar kalemlerinin neler olduğu ve istenebilecek zarar kalemlerine göre toplam maddi tazminatın tutarı, bu suretle davacının icra takip tarihi itibariyle asıl alacak ve ferileri birlikte alacaklı olduğu toplam miktarın tutarın hesaplanması amacıyla dosyanın elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, düzenlenen bilirkişi raporu ile, fotoğraf, hasar süreci bilgilendirme formu, harcama kalem çizelgesi ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 3x120/70 mm2 kablo ek mufu kullanıldığı, kopartılan kablo için kullanılan kablo ek mufunun teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu, malzeme bedelinin hasar tarihi itibariyle piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, her ne kadar hasarın 3.kişilerce giderildiğine ilişkin davacı tarafça dosya kapsamına 29.12.2023 tarihli taşeron (Hipar Adi Ortaklığı) sözleşme örneği sunulmuş ise de, sözleşmenin doğrudan davaya sebep hasarın giderilmesi için değil genel olarak belirlenen bölgede belirlenen süre için götürü bedelli hizmet alımına ilişkin olduğu, davaya konu hasar olmasaydı dahi davacı idarenin götürü bedelle ihale ettiği hizmet alımına ilişkin ödemeyi eksiksiz yapması gerektiği ve davaya konu hasar sebebiyle davacının hizmet alımı yaptığı yükleniciye ilave bir bedel ödemediği, davacı tarafın sadece malzeme bedel, (274,68-TL+ KDV = 329,62-TL) talebinin olabileceği, işçilik ve montaj bedel talebinin olamayacağı, nitekim yerleşik yargı kararlarına göre dağıtılamayan enerji bedeli ile eşik kesinti süre aşım bedei talebinin de olamayacağı, takibin 329,62-TL asıl alacak ve 46,72-TL işlemiş faiz toplamı olan 376,34-TL üzerinden devamı gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. ... Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve İşleyişine dair 2560 sayılı Kanunun 2/b maddesine göre de, ... Genel Müdürlüğü'nün görevi ''Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek'' şeklinde belirtilmiş ve 25. maddesine göre ''Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.'' düzenlemelerine bakılarak; taraf iddia ve savunmalarına ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalının yağmur suyu hatlarına ilişkin Kanun gereği sorumluluğunun bulunduğu, bilirkişi raporuna göre sorumlu olduğu tutarın 329,62-TL asıl alacak ve 46,72-TL işlemiş faiz toplamı olan 376,34-TL miktarında olduğu, bu durumda söz konusu tutar yönünden takibe yapılan itirazın iptalinin gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih... Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp haksız eylemden kaynaklandığından ve zararın miktarı ile sorumluların tespiti için yargılama ve bilirkişi incelemesi gerekiğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 329,62-TL asıl alacak ve 46,72-TL işlemiş faiz toplamı olan 376,34-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden ve haksız eyleme dayandığından yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (376,34-TL) üzerinden alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı taraftan tahsil edilen 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 925,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.925,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 3.325,58-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 7.599,42-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 376,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 859,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.400,24-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 3.199,76-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin, e-duruşma ile katılan davalı vekilinin ve e-duruşma ile katılan ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır