İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/702 E. 2026/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/702
- Karar No
- 2026/252
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/702 Esas KARAR NO : 2026/252
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı tarafından 11.04.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar ver in tespit edildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 3.143,94-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiği, Davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 3.143,94-TL hasar bedeli ile 263,10-TL işlemiş faiz olarak toplam 3.407,04-TL'nin tahsili amacıyla ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılarak borçluya ... ödeme emri gönderildiği, Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ile takibin durdurulmasını talep ettiği, Davalının davaya konu eylemi, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi kapsamın Müvekkilin uğradığı zararın tazmininden sorumlu olduğu, haksız fiil teşkil etmekte olup, İtirazın iptali davası için dava şartı olan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığı, İcra takibi her ne kadar davalı ...Ltd. Şti.'ne karşı başlatılmış olsa da, davalı ... Şti.'nin... tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan tür değişikliği ilanı sebebiyle arabuluculuk süreci ...A.Ş. ile yapıldığı,Davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğundan zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğu, Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlunun itirazlarının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etmek zaruretinin doğduğu, Taraflarınca arabuluculuk süreci işletildiğinden karşı tarafın haksız çıkması halinde taraflarına avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini,: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Davalının ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 2.644,89-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, Davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın *020'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine, Arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... A.Ş. vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle:" Davacı her ne kadar yapılan alt yapı çalışması esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia etmekteyse de anılan mahalde anılan tarihte müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı, Dava süresinde açılmamış olduğundan öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, Hasar mahallinde müvekkil şirketçe veya dava dışı ... Ltd. Şti tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere iddia edildiği gibi bir hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabının müvekkil şirket olmadığı, Müvekkil şirketin hasarla bir ilgisi bulunmadığı, Sayın Mahkemenizde açılmış işbu davanın konusu hasar olup hasar da haksız fiil niteliğinde davalardan olduğu, Haksız eylemde hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağının bir arada bulunmasının gerektiği, Haksız bir fiile başkasına zarar veren kimse ancak kusurluysa bu zararın tazminiyle yükümlü olduğu, Ayrıca haksız fiil tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı bir fiile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerektiği, Somut olayda ise (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) Müvekkil Şirketin iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmayıp illiyet bağından da söz edilemeyeceği, Müvekkil Şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Altyapı çalışması yapan firmaların ilgili belediyelerden kazı, altyapı, çalışma v.b. ruhsatları almaları gerektiği, İzah edilen sebeple Sayın Mahkemenizden İlgili Belediye'den belirtilen tarihte ve anılan mahalde alt yapı çalışması yapan firmaya ait bilgilerin celbine karar verilmesini talep ettiklerini, Huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından etüt koordinasyon bedeli, montaj, araç ve işçilik bedellerinin de talep edildiği, zarar görenin ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fil sorumlularından isteyebileceği, Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel giderler olup, haksız fil meydana gelmese de ödenmesi gereken giderler olduğundan bunların zarar ile ilgisi bulunmadığı, Haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu giderlerin zarar kapsamına dahil edilmeyeceği Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre kesinlik kazandığından (Müvekkil Şirketten hasar bedelinin talep edilebileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacının bu kalemleri isteyemeyeceği, Davacı hiçbir somut delile dayanmadan altyapı çalışmaları esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia ettiği ancak dosyaya hiçbir somut delil sunamadığı, hasarın meydana geliş şekli, kim tarafından hasar verildiği vs hususları somut delillerle ispat edilmesinin ger Somut olayda Davacının da kusuru durumunun da araştırılması gerektiği, Hasar verildiği iddia edilen tesislerin teknik şartnamelere ve mevzuata uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken tek taraflı bayanlar üzerine hiçbir somut delile dayanmadan açılan huzurdaki davayı kabul etmediklerini, Tüm bu beyanlarımıza ek olarak davacının icra takibinde hangi tarihten itibaren faiz istediği anlaşılmamaktadır. Müvekkil Şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafından da ihtarname gönderilmediğinden müvekkil Şirketin temerrüdü söz konusu olmayıp faizi ve faiz oranını da kabul etmediklerini, Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için talep edilen alacağın likit bir başka anlatımla belirgin olması gerektiği, bu tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olmasının gerektiği, Müvekkil Şirketin borcu olmadığından huzurdaki davanın müvekkil şirkete yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle % 20 den az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ettiklerini, Haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle husumetten reddine, Mahkeme aksi düşüncedeyse itirazlarımız doğrultusunda davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. Vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle: "Davacı taraf 11.04.2023 tarihinde Avcılar İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin kendisi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 3.143,94-TL borç tahakkuk ettirildiğini, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.407,04-TL'nin tahsili amacıyla ... 28. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, zarar kalemlerinden şimdilik sadece malzeme bedeli ve montaj bedeli bu bedellerin %18 oranında KDV'si toplamı olan 2.644,89-TL talep ettiğini, hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatı talep ettiğini beyan etmiştir. Ancak işbu haksız davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; davaya konu edilmeyen alacak kalemlerinden feragat edildiğinden bu kalemlerin mahkemece hükme esas alınmamasını talep ederiz. Davacı taraf zarar kalemlerinden şimdilik sadece malzeme bedeli ve montaj bedeli ile bu bedellerin %18 oranında KDV'si toplamı olan 2.644,89 -TL talep ettiğini beyan etmiştir. Diğer alacak kalemlerine ilişkin herhangi bir talep miktarı belirtmemiştir. Ancak davacı, dava dilekçesinin ekinde sunduğu evraklardan görüleceği üzere, malzeme bedeli olarak 2.644,89-TL, dağıtılamayan enerji bedeli olarak 8,04-TL, eşik kesinti süresi aşımı bedeli 11,43-TL, KDV bedeli 479,58-TL olmak üzere toplamda 3.143,94-TL icra takibine konu etmiştir. Huzurdaki davada ise yalnızca malzeme bedeli talep etmiş, diğer alacak kalemlerine ilişkin bir talep miktarı belirtmemiş olup işbu alacak kalemlerinden feragat etmiştir. Bu nedenle, kabul anlamına gelmemekle beraber, davanın kabulüne karar verilmesi halinde yalnızca malzeme bedeli yönünden değerlendirme yapılarak takibin yalnızca bu alacak kalemine ilişkin devamına karar verilmelidir. Dava konusu mahalde müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmamış olduğundan davanın reddi gerekmektedir. İşbu davanın ikame edilmesinden önce davacı tarafından müvekkil şirkete ... tarihli ve ... sayılı yazı ile bahse konu adreste meydana gelen hasar bedelinin 15 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Müvekkil şirket ...sayılı 05.08.2023 tarihli yazı ile davacıya cevap vermiş olup ilgili hasar tarihinde tarafımızca yapılan bir çalışma olmadığını, 31/12/2022 tarihi itibarı ile ... A.Ş. İle olan sözleşmenin sona erdiğini, tutulan tutanağa ve cezaya itiraz ettiğini davacıya bildirmiştirDavacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ikame edilen ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında, 11.04.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan... adresinde yapılan çalışma esnasında davacı ...'ın enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddia edilmektedir. Davacı, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasına da mahkemeniz dosyasına sunduğu görselleri sunmuş olup açıkça anlaşılmaktadır ki davacı, işbu dava ile haksız kazanç elde etmek amacı gütmektedir. Öte yandan bu durum müvekkil şirket tarafından dava konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının bir başka göstergesidirMüvekkil Şirket tarafından dava konusu mahalde çalışma yapılmadığına ilişkin itirazlarımıza halel getirmemek kaydıyla dosyaya ilişkin tüm beyan ve itirazlarımızı sunarız. Şöyle ki; Müvekkil şirket, diğer davalı...A.Ş. ile imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi" uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürütmektedir. İlgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edilmektedir. Dolayısıyla müvekkil şirket alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yapmaktadır. Müvekkil Şirket ile davacı şirket arasında konusu ve talepleri aynı onlarca dava görülmektedir. Bu nedenle açıkça ifade etmek isteriz ki; Müvekkil Şirket tarafından yapılan ve davacı .... tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda asıl kusurlu olan davacıdır. Bir başka deyişle davacı şirket, yaptığı işleri usulüne uygun yapmamakta, mevzuattan doğan ve işin gerektirdiği kurallara uymamaktadır. Söz konusu kurallar, ...Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde de yer alan ve Proje Ve Tesis Dairesi Başkanlığı tarafından Kasım 2017 tarihinde hazırlanan "Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul Ve Esasları" kılavuzunda ayrıntılı şekilde açıklanmaktadırDavacı kurum bahsi geçen kılavuzda belirtilen usul ve kuralların hiçbirine uymamakta, böylelikle çalışma yapılan alanlarda hasar meydana gelmesine sebebiyet vermekte ve haksız bir şekilde alacak talebinde bulunmaktadır. Tarafı olduğumuz ve huzurdaki davayla konusu ve talebi aynı olan ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında kazı yapılan alanda keşif yapılmış ve alınan bilirkişi raporunda "söz konusu bedaş kablosunun kendilerinin uymakla yükümlü oldukları yönetmeliğe uygun döşenmesi durumunda yapılan tranşe çalışmasında zarar görmemesi gerekmektedir. O halde meydana gelen olayda kablo hasarlandığından kablonun yüzeye yakın olduğu, zararda Bedaş'ın kusuru olduğu görülmektedir. Keşif neticesi ... kablosunun son deece yetersiz bir derinlikte ve hiçbir koruma, işaret vs. Olmadan döşendiği görüldüğünden ...'ın kusuru %100... Olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." denilmekle beyanlarımızı destekler nitelikte görüş bildirilmiş ve lehimize hüküm kurulmuşturYine ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E., ... K. Sayılı kararında "uyuşmazlığa konu hasarın meydana geldiği adresteki kablo derinliğinin çok az ve standartlara uyulmadan tesis edildiğinin, kazı çalışmasının başlaması ile hemen ortaya çıktıklarının, tuğla ve ikaz şeridinin de olmadığının hasarın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, dolayısıyla meydana gelen hasardan davalı şirketin veya yüklenicisinin sorumluluğu bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir. " denilerek müvekkil şirket lehine hüküm kurulmuşturDavacı her ne kadar yüklenici tarafından zararın giderildiğini beyan etmişse de dosya kapsamında incelendiğinde davacının dava konusu hasarın giderimi için ayrıca harcama yapıldığına dair herhangi bir belge sunmamıştır. Davacı tarafça meydana gelen hasarın yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğu belirtilmiştir. Davacı ile yüklenici arasında yıllık sabit bir bedelin belirlenmiş olup hasar oluşsun oluşmasın bu bedel yükleniciye ödenmektedir. Dolayısıyla hasar hiç oluşmasa dahi bu bedel ödenmekte olup dava konusu hasarın oluşması sonucunda davacı ayrıca bir zarara uğramamıştır. Bir başka deyişle talep edilen bedeller davacının genel idare gideri kapsamında kalmaktadır. İşçilik bedelinden başka bir şey olmayan montaj bedelinin bu kapsamda olmadığı, ayrıca bir gider yapılmak zorunda kalındığı ve bunun için ödeme yapıldığı davacı tarafça fatura, ödeme belgesi gibi belgelerle ispat edilmek zorundadır. Ancak davacı tarafça dosyaya böyle bir belge sunulmamıştır. Görüldüğü üzere davacı taraf bu bedeli talep etmekte haksız olmakla birlikte bu iddiasını ispat edici bir belge de sunamamıştır. Bu sebeple davacının davasının reddinin gerektiği açıktır. Yukarıda izah edilen ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; işbu haksız davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddi ile takipte haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davalı tarafından 11/04/2023 tarihinde ... adresinde yapılan çalışmalar esnasında davacıya ait enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisatlara zarar verildiği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Hasarı Oluşturan Şirketin Kusur ve Sorumluluğu: Davacı ... A.Ş.'nin kablosunu, davalı ... A.Ş.'nin yüklenici firması olan... Şti hasara uğratmış olduğundan kusurlu ve zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. İcra Takip Tarihine Kadar Birikmiş Yasal Faiz: Dava konusu talep, davacının tesislerine zarar verilmesi olgusuna dayandığından hasar tari ve takip tarihine kadar değişen oranlar ile 60,17 TL birikmiş yasal faiz hesaplanmıştır. Temerrüt oluşmuş Davacı Şirketin İcra Takip Tarihi İtibarıyla Alacağı, Davacı şirketin asıl alacağı 718,95 TL, İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 60,17 Davacı şirketin toplam alacağı 779,12 TL, Davacı ... A.Ş.'nin, icra takip tarihi itibariyle 779,12 TL'yi davalı ... firması olan ... Şti'nden talep edebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; davacı tarafından aynı davalılara karşı ... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali istemi ile dava ikame edildiği, dava dilekçesinin incelenmesinde; 11/04/2023 günü aynı davalılar tarafından mahkememiz dosyasındaki adres ile aynı mahallede bulunan ...adresinde davalıların kablolarına zarar verdiği iddia edilmiştir. Dava dilekçesinin eklerinin incelenmesinde ise mahkememizde dava konusu yapılan tutanak ile fotoğrafların birebir aynısının ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan davaya dayanak yapıldığı anlaşılmıştır. ... ve ... Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevaplarında dava konusu adreste ilgili tarihe tesadüf eden herhangi bir kazı ruhsatı verilmediği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; her ne kadar bilirkişi raporunda dosyada sunulan fotoğraflardan ilgili kazının ve zararın davalı ... şirketi tarafından gerçekleştirildiği kanaati bildirilmiş ise de ilgili fotoğrafların incelenmesinde ... şirketinin ve diğer davalının logosunun bulunduğu bir duba olduğu, dubanın bir kamyonet kasasına yaslı olduğu ancak dubanın hangi sokak ve caddede bulunduğu yahut hâli hazırda orada kazı yapan kişilerin de bulunduğu bir fotoğraf olmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere logo ya da dubalar resmi evrak niteliğinde olmadığı gibi her zaman herkes tarafından benzerinin üretilme imkanı bulunmaktadır. Mahkememizce belediyelerden alınan yazı cevaplarında ilgili tarihte ilgili adreste verilmiş herhangi bir kazı ruhsatı bulunamadığı da bildirildiğinde davacının kablolarının zarara uğramasına sebebiyet veren kişinin kim olduğunu ispat edemediği anlaşılmıştır. Nitekim davacı tarafından mahkememiz dosyasına sunulan fotoğraflar ile bilirkişi tarafından ispata elverişli görülen fotoğrafların aynısı bir başka mahkeme dosyasında aynı tarihte aynı mahallede ancak bir başka adreste meydana geldiği iddia edilen zararın ispatı için de davacı tarafça kullanılmış olduğu dikkate alındığında ilgili fotoğrafların kazı anını göstermemesi, kazı çalışması yapan kişileri göstermemesi ve kazı yapılan sokak/caddeyi göstermemesi nedeniyle bahse konu haksız fiilin davalılar tarafından meydana getirildiğinin davacı tarafça usulüne uygun ispat edilemediği ve davacı tarafından aynı tutanak ve aynı fotoğrafların bir başka zarara ilişkin başka bir mahkemede ve mahkememizde de kullanılmış olması sebebiyle ilgili fotoğrafların ve tutanağın sıhhatine mahkememizce itibar edilemeyeceği ve bu hâliyle aynı deliller ile davacının farklı farklı takipler başlattığı da dikkate alındığında takipte kötü niyetli olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davanın reddine ve davalı Akçadağ'ın kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı Akçadağ vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile takipte talep edilen ve dava konusu yapılan alacak miktarının %20'sine tekabül eden 528,97 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı Akçadağ'a verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 2.664,89 TL üzerinden hesaplanan 2.664,89 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır