İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/334 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/334
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/334 Esas - 2026/169
T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/334 Esas KARAR NO : 2026/169
........................x........... ............x........................x. ........x...............x................... ........................................x ..............x.......................x.............x DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.12.2023 tarihinde ............ ili, Yenimahalle İlçesinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin sürücüsü ve kiracısı olduğu .............. plakalı aracın, seyir halindeyken ............... plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalılar sorumluluğundaki ............... plakalı araç sürücüsü kusurlu olduğunu, .............. plakalı aracın sürücüsü olması sebebiyle .............. plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı zararları müvekkili tarafından araç sahibine/temlik alan şirkete ödendiğini, ancak söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan diğer araç ............... plakalı aracın 1000................... nolu poliçe ile trafik sigortacısı olan davalının ve diğer davalıların söz konusu zararları kusuru oranında rücusu gerektiğini, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin kiralanan araca verdiği zararı ödemiş olup ödemesine istinaden rücu hakkını kullanmak suretiyle kusurludan zararını talep ettiğini, taraflarınca yargılama öncesi arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşmazlık ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle hasar bedeline istinaden belirsiz alacak olarak 100,00-TL'nin ZMMS kapsamında sorumlu olan 16.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, değer kaybı bedeline istinaden belirsiz alacak olarak 100,00-TL'nin 16.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, kira bedeline istinaden belirsiz alacak olarak 100,00-TL'nin 16.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama gider ve ücreti vekâletin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Quick Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu edilen .............. plakalı aracın ruhsatı incelendiğinde ''................ Kiralama A.Ş.''ye ait olduğunun görüldüğünü, davacı tarafça aralarındaki kira sözleşmesine binaen tazminat talebinde bulunulduğu iddia edilse de ilgili sözleşmenin ne taraflarına yapılan başvuru esnasında ne de huzurdaki dava açılırken ibraz edilmediğinden taraf ehliyetine ilişkin değerlendirme yapılamadığını, 28.07.2020 tarihli hukuk muhakemeleri kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun ile davacı taraf araç maliki ya da araç malikinin yasal temsilcisi olmadığından zararı talep hakkı bulunmadığını, zarar gören veya zarar görenin yasal temsilcisi haricinde 3. kişilerin tazminat talep etme hakkının olmadığını, uyuşmazlık konusu aracın ..............Finansal Kiralama A.Ş.’ne ait olduğu, davacı tarafın malvarlığında bir azalma olduğunun da davacı tarafından ispat edilemediğinin görüldüğünü, davacı tarafın, araç maliki veya araç malikinin yasal temsilcisi olmadığı göz önüne alındığında dava açamayacağı, zararı talep edemeyeceğinin açık olduğunu, taraflarına yapılan başvuru ile birlikte araçta meydana gelen onarım bedelinin tespiti için eksper görevlendirilmiş olup, iletilen hasar evrakları ile fotoğrafları üzerinden ekspertiz çalışması gerçekleştirilmiş, aracı fiziki olarak incelemelerine izin verilmediğini, sigorta hukukunda zararın, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına denildiğini, hukuki dayanağını sigorta şirketi meydana gelen bu zararı karşılarken, zararın kendisine bildiriminden başlayarak hesaplama ve ödeme bölümlerini de içeren bir takım kanun ve yönetmeliklere göre hareket etmekte olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren değişikliğe ilişkin herhangi bir yürütmenin durdurulması karar verilmemiş olduğundan, değişiklik ekinde yayınlanan hesaplama yönteminin kullanılması gerektiğini, değer kaybı hesaplaması sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında, hak sahibinin talebi olması halinde, değer kaybı aşağıda belirtilen şartlar çerçevesinde eksper tarafından ayrıca düzenlenecek bir değer kaybı raporu ile değerlendirildiğini, avans faizinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından sigortalı araç hususi araç olup sahibi şahıs olduğunu, K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca müvekkil şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın avans faizi istemi de haksız olduğunu, tüm bu sebeplerle, davacı tarafın husumeti bulunmadığından davanın reddine, araç taraflarına gösterilmemiş olduğundan davanın usulden reddine, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek aracın onarılmış olup olmadığının tespitine, onarıldı ise gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitine, bilirkişi tarafından inceleme yapılması durumunda, hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak bir hesaplama yapılmasına, genel şartlar B.2.2 maddesi uyarınca “araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre” hesaplama yapılmasına, onarım faturası taraflarına sunulmadığından KDV’ye ilişkin hüküm kurulmamasına, teminat limitlerinin dikkate alınmasına, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 Sayılı Resmi Gazate’de Yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” Uygulanmasına, değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, dava şartı eksikliğinden ve teminat dışı olduğundan araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .............. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin talep sonucunda dava konusu .............. plakalı araç için araç sahibine/temlik alana ödendiğine beyan edilen hasar bedeli, değer kaybı ve kira bedeli talep edildiğini, tüm bu alacak kalemleri yönünden taraf sıfatına sahibi kişi araç maliki olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği gibi araç maliki ..............Kiralama Anonim şirketi olduğunu, hal böyle iken, adı geçen şirket dışında bir başka kişinin talepte bulunabilmesi için usulüne uygun alacağın temlikinin bulunması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 2 ayrı alacağın temlikine dair evraklar incelendiğinde, 08/07/2024 tarihli evrakta araç malikinin ............. Kiralama ve Turizm Yatırımları A.Ş. İle Dama Restorasyon Danışmanlık İnşaat Pazarlama Ltd. Şti arasında düzenlendiği ve söz konusu evrakta ................. Oto'nun araç zilyedi olduğunun belirtildiğini, halihazırdaki evraklar kapsamında ................. Oto'nun araç maliki olmaması nedeni ile alacakları talep hakkı bulunmadığı gibi, bu doğrultuda hakları bir başkasına devir ve temlik yetkisi de bulunmamakta olduğunu, bir üst madde ile bağlantılı olarak kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için ................. Oto'nun alacağı temlik etme yetkisinin olduğu kabul edilse dahi, 12/07/2024 tarihli alacağın temlikine dair evrak incelendiğinde, 08/07/2024 tarihli evrak ile alacağı temlik alan davacının babası ................'dan tahsil ettiği ve alacağı da ................'a temlik ettiği izahtan vareste olduğunu, bu doğrultuda evraklar kapsamında kaza tarihinde sadece araç sürücüsü olan ve alacağı herhangi bir şekilde araç malikinden temlik almayan davacı ..................'ın alacaklı sıfatı bulunmadığını, bu doğrultuda, HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddi gerektiğini, dava esas yönünden de hukuki dayanaktan yoksun olup, kazada müvekkilin kusuru bulunmadığını, tüm bu sebeplerle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, bir üst maddedeki talep kabul edilmediği takdirde müvekkilin kusurunun bulunmaması nedeni ile davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve müvekkilce yapılan diğer yargılama giderlerinin davacıdan alınarak müvekkile verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazası sebebi ile tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davacının karşı araç lehine yaptığı ödemeleri, sürücü sıfatı ile geri isteminin yerinde olup olmadığı, aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Türkiye Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin, Türkiye Noterler Birliği'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davacının aktif dava ehliyetine ilişkin açıklayıcı beyan sunması ve kaza tarihinde .............. plakalı aracın "..............Kiralama A.Ş" ye ait olduğu anlaşılmakla, dosyadaki temliknameler, temliknamelerdeki taraf sıfatları birlikte muhakeme edilerek açıklamada bulunmasının ihtarı davacı tarafa ihtar edilmiş ise ;davacı taraf duruşmadaki beyanında ; "müvekkilim ödeme yapan şahıs olarak salt sürücü sıfatına haiz değildir, zararı gideren kişi olarak rücu alacaklısıdır, araçta aynı zamanda uzun dönem kiralamaya konu olduğu şeklinde" beyanda bulunduğu görülmüş; Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Husumet (sıfat),dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur. .............. plakalı aracın temlik belgeleri incelendiğinde kaza tarihindeki araç malikinin "..............Kiralama A.Ş" olduğu ancak malik tarafından temlik yapılmadığı anlaşılmakla ;davacı sürücünün iş bu davayı açma yetkisi olmadığı anlaşıldığından Açılan davanın aktif dava ehliyeti noksanlığı dava şartı sebebi ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın aktif dava ehliyeti noksanlığı dava şartı sebebi ile reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............ Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026