İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/326 E. 2025/439 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/326
Karar No
2025/439
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/326 Esas KARAR NO : 2025/439

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 23/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; 04/02/2025 tarihinde saat 13:25 sularında, ikameti olan ... plakalı aracın sebep olduğu çarpma sonucu, park halinde bulunan motosikletine çarptığı, çarpma etkisiyle motosikletinde mekanik hasarın meydana geldiği, polis tutanağında ''araç harici hasar gören eşya sahibi'' kısmında ...'nın adının yer aldığı, bu husus alt kat komşumun penceresinin de kırıldığını gösterdiğini, ancak asıl maddi zarar talebinin, motosiklet onarımına ilişkin olduğu, bu yönden yürütülmesi gerektiği, motosikletin onarımı için servis tarafından 20.120,00-TL tutarında düzenlenmiş faturanın mevcut olduğu, davalı aracın Zorunlu Trafik Sigortası ... Sigorta A.Ş. aracılığıyla yapıldığı, bu nedenle motosikletin onarımı için 20.120,00-TL'nin tazmini ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, davacının aracında meydana gelen zararlardan, davalıların sorumlu olduğu iddiasıyla maddi tazminat istemine ilişkindir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/04/2025 tarih ve 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı görevsizlik kararı nedeniyle, dosya mahkememize intikal etmiş olup, Mahkememizin esas sırasına kaydı yapılıp yargılamaya devam olundu. 19.12.2018 tarihinde yürürlüğe giren 06.12.2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne, aynı tarihte yürürlüğe giren aynı yasanın 23. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-(2) maddesinin dördüncü cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 115/2. maddesi de " Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. " şeklindedir. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde ise, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu kararın tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir (HMK m.20/1,c.1). Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir (HMK m.20/2). Bu durumda, dava görevsiz veya yetkisiz mahkemede davanın açıldığı tarih itibarıyla görülmeye devam eder, zamanaşımı ve hak düşürücü süre korunmaya devam eder, mahkeme ve taraf usul işlemleri geçerliliğini korur. Aksi takdirde, görevsiz veya yetkisiz mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m. 20/1,c.2). Görevli veya yetkili mahkemede devam eden davanın konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davaysa; bir başka ifadeyle, dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanacaksa, dava şartı arabuluculuk uygulaması görev ilişkisinden bağımsız değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu için, daha önce dava şartı arabuluculuk süreci sonunda anlaşamama son tutanağı düzenlenmiş ve aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava dilekçesine eklenmişse, artık görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılmış olan dava itibarıyla tamamlanmış bir usul işleminden söz edileceğinden, görevli veya yetkili mahkemede tekrar dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulmuş olunması aranmaz. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde görevli veya yetkili mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkanlmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde görevli veya yetkili mahkeme tarafından herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (İlker Koçyiğit/Alper Bulur; Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk, Birinci Baskı Mart 2019, sh.71). Mahkememizce bu kapsamda davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere davacı tarafa tebligat çıkarılmış, davacı tarafından arabuluculuk son tutanağı sunulmamıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, iş bu davanın niteliği itibariyle ticari dava niteliğinde olduğu, yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere TTK'nun 5. Maddesinde yapılan değişiklik ile 01/01/2019 tarihinden sonra açılan ticari davalarda tazminat ve alacak niteliğindeki davalarda, dava şartı niteliğindeki 6325 Sayılı arabuluculuk yasasın zorunlu arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesinin uygulanması gerektiği, buna göre davadan önce arabulucuya başvurmak, dava açarken uzlaşmazlık tutanağının dava dilekçesine eklemek, arabulucuya başvurulduğu halde belge eklenmemiş ise kendisine belgeyi eklemek üzere 1 haftalık kesin süre verileceği, arabuluculuğa başvurulmamış veya 1 haftalık kesin süre içerisinde uzlaşmazlık tutanağı ibraz edilmez ise davanın dava şartı noksanlığından dolayı reddileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Somut olayda davacının dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, kendisine verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde dava açılmadan önce düzenlenmiş arabuluculuk son tutanağını ibraz etmediği anlaşıldığından davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/2 ve TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden REDDİNE, 2-Kafi miktarda peşin harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/326, K. 2025/439, T. 23.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-326-e-2025-439-k-f2268bb2b16f