İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/317 E. 2026/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/317
- Karar No
- 2026/183
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/317 KARAR NO : 2026/183
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili Banka arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, anılan sözleşmeleri dava dışı ...Ltd. Şti., ... ile davalılar ..., ... ve ... müşterek/müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borçlu şirketin söz konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine, borcun muaccel hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine, ... karton nolu Borçlu Cari Hesabın da aralarında yer aldığı bir kısım BCH kredisine istinaden asıl borçlu şirket ve kefillerine ... 21. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine asıl borçlu şirket ve kefilleri hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından açılan Konkordato davaları kapsamında verilen kesin mühlet süresi içinde bulunulduğundan, borçlular aleyhine işlem yapılamadığını, anılan dosyada asıl borçlu şirketin ve kefillerinden ... Şti.'nin 06.02.2025 tarihinde iflaslarına ve diğer kefiller hakkındaki mühletin kaldırılmasına karar verildiğini, mühlet kararlarının kaldırılmasının akabinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından Genel Haciz Yoluyla icra takibine başlandığını, ancak davalı kefillerin icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, yapılan itiraz üzerine taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalıların kötü niyetle hakaret ederek icra takibini durdurmak kastıyla borca itiraz ettiklerini, faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu, borçluların yetki itirazlarının yerinde olmadığını, bu nedenlerle davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, masrafların davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinin davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalılar tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasının ve arabuluculuk dosyasının uyap üzerinden dosyamıza eklendiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve... esas sayılı dosyalarının uyap üzerinden gönderildiği, evrak asıllarının mahkememiz kasasına alındığı görülmüştür. Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ..., ..., ... aleyhinde 3.334.637,72TL (... Karton Nolu BCH Kredisi Asıl Alacağı) (İstenen:%150 Yıllık Diğer), 3.926.104,40 TL(30.04.2024 - 17.02.2025 Tarihleri Arasında İşlemiş Faiz) 196.305,22 TL BSMV, 7.457.047,34 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların vekili tarafından sunulan 20/02/2025 tarihli itiraz dilekçesinde alacağın aslına, faiz bedellerine, faizlerin türü ile oranına ve takibin tüm ferileri de dahil olmak üzere açıkça borcun tamamına ve yetkiye itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durduğu ve davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 24/12/2025 tarihli raporun sonuç kısmında; "1-Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) .... Ltd. Şti. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, Anılan kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2-Davalı Kefilin/lerin Sorumluluğu: Davalı/Kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti tutarı ... bakımından 17.500.000,00 TL İle 7.000.000,00 USD olduğu, diğer kefiller (...) bakımından 20.000.000,00 TL ile 2.000.000,00 USD olduğu nazara alındığında, temerrüt tarihi “itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 3.308.115,97 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun (ana para borcunun), kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hem kendi ve hem de dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, 3-Davacı bankanın takip tarihi itibariyle talep edilmesi gereken asıl alacağının 3.334.637,72 TL, işlemiş temerrüt faizinin 3.926.104,40 TL, 196.305,22 TL BSMV olmak üzere toplam 7.457.047,34 TL olduğu, temerrüt faiz oranının %150 olduğu, 4-Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, takip tarihi itibariyle yukarıda tabloda belirtildiği üzere (C) sütununda belirtilen asıl alacak kalemi üzerinden (D) sütununda belirtilen temerrüt faiz oranları ve bunun üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği," yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. arasında 26/02/2015 tarihli 17.500.000,00 TL ve 7.000.000 USD bedelli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği davalılar ..., ...ve ...' ın kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşıldığından TBK 584. madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, sözleşmelerin incelenmesinde TBK 583. maddesinde öngörülen koşulların somut olay yönünden gerçekleştiği ve geçerli bir kefalet akdinin bulunduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 10.5. Maddesinde "...Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." denildiği, davacı tarafça takip talebinde %150 oranında temerrüt faizi talep edildiği, bilirkişi tarafından emsal nitelikteki BCH-borçlu cari hesap kredilerine eş dönemde fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına sözleşme hükmü tatbik edildiğinde %150 oranında temerrüt faizi belirlendiği görülmüştür. Bu durumda belirlenen/talep edilen %150 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmiştir. Davacı tarafça ... 21. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 9.896.884,03 TL nakdi alacağın 30/04/2024 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefile tebliğe çıkarıldığı, dava dışı ... Şti.' ye 09/05/2024 tarihinde, davalılar ..., ... ve ...' a 09/05/2024 tarihinde tebliğlerin yapıldığı, davalıların 13/05/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KABULÜ ile; 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak üzere takipteki şartlar ile devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 1.491.409,46 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince hesap olunan 509.390,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 90.062,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 419.328,41 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 90.765,39 TL (87,50 TL vekalet suret harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 90.062,49 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama aşamasında yapılan toplam 10.752,00 TL ( 10.000,00 TL bilirkişi ücreti 752,50 TL tebligat-posta gideri) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 872.563,79 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 4.700,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ( e duruşma ) ve davalılar vekilinin ( e duruşma ) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza