İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/301 E. 2026/115 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/301
Karar No
2026/115
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/301 Esas KARAR NO : 2026/115

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

I.İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... çeşidi fideler için birçok sipariş aldığını, önceki yıllarda da aynı çeşitten büyük miktarlarda satışlar yaptığını, taraflar arasında 2015 yılından beri süren bir ticari ilişki bulunduğunu, 2024 yılı için de taraflar arasında ... tarihli ... sipariş numaralı, ... tarihli ... sipariş numaralı ve ... tarihli ... sipariş numaralı sözleşme imzalandığını, davalı tohumları kendisi temin ederek yetiştirilmek üzere toplam 197.734 adet fide siparişi verdiğini, davalının siparişleri üzerine davalı tarafından temin ve teslim edilen tohumlardan fide üretimine başlandığını, fideler müvekkilince bilim ve tekniğine göre üretilerek teslime hazır hale getirildiğini, ancak ... numaralı ... tarihli sözleşme ile teslim tarihi ... olarak kararlaştırılan fideler davalı tarafından süresinde teslim alınmadığını , davalı tarafça teslimin ertelenmesi talimatı verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi gereği teslimatlar + -5 gün opsiyonlu olup müvekkili şirketçe, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun süredir devam etmesi sebebiyle duyulan güven ve iyi niyetle, davalının teslimatın geciktirilmesi talebi müvekkili şirket tarafından derhal karşılandığını, bununla birlikte davalının talebi ve talimatı üzerine müvekkili şirketin yetiştirdiği fidelere ekstra kimyasal ve dezenfeksiyon uygulandığını, tüm bu hususlar taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, sevke hazır olan 45.600 adet ... (...) ... fide, davalıdan onayı alınarak ...'de teslimat için ... ve ... plakalı 2 adet soğutmalı tıra yüklendiğini, ancak tırlar davalı tarafından yurt dışından analiz sonucunu beklediklerini ve netleşmediğini beyan edilmek suretiyle 2 gün boyunca müvekkiline ait işletmede bekletildiğini, daha sonra davalı tarafından sevkiyat iptal edildiğini, davalı müvekkilince yüklenen tırların boşaltılarak fidelerin tekrar müvekkili serasına alınması talebinde bulunduğunu, iptal edilen sevkiyata konu ... fideler ... akşamı davalının talimatı üzerine, müvekkili tarafından seraya geri alınmak zorunda kalındığını, davalı müvekkilinin yetiştirdiği fidelerin teslim alınmasını sözleşmeye aykırı olarak geciktirdiğini, tüm bu hususlar taraflar arasındaki mail ve ... yazışmaları ile sabit olup tanık anlatımları ile de ortaya konulacağını, davalının fidelerin teslimi geciktirmesindeki esas nedeninin ise müvekkilince üretilen fidelere ... (...) bulaştığı yönündeki asılsız iddiaları olduğu öğrenildiğini, bilahare davalının herhangi bir şekilde müvekkiline haber vermeksizin aynı iddialarla müvekkili aleyhine delil tespiti başvurusunda bulunduğu, mahkeme heyetinin müvekkili serasına gelmesiyle öğrenildiğini, Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosyasıyla, ... tarihinde müvekkili serasında keşfe gelindiğini, fidelerden numuneler alındığını, Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... D. İş .../... K. Sayılı kararı ile alınan numunelerden yapılan test sonucu müvekkili seralarında yetişen ... çeşidi domates fidelerinin ... açısından temiz olduğu tespit edildiğini, delil tespiti dosyasından alınan rapordaki aleyhe hususlara itiraz edildiğini, neticede davalı tarafından fidelere virüs bulaştığı iddia edilmekte ise de şimdiye kadar bu hususu ispat eder herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını, müvekkili de anılan haksız iddia ve delil tespiti başvurusu üzerine haricen yaptırdığı virüs testlerine ek olarak, Serik ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... D. İş dosyasında delil tespiti isteminde bulunduğunu, ilgili tespit dosyasından yapılan incelemede fideler ... açısından analiz edilmiş, analiz sonucunda fidelerde ... açısından temiz bulunduğunu, taraflarca ikame edilen delil tespiti dosyalarında farklı illerin laboratuvarlarından gelen her iki resmi raporda da fidelerin söz konusu virüsten ari olduğunu çekişmesiz bir şekilde bir kez daha ortaya çıktığını, işbu delil tespiti dosyasından alınan rapordaki aleyhe hususlara da müvekkilince itiraz edildiğini, müvekkili şirketin yetiştirmiş olduğu fidelerin temiz ve hijyenik koşullarda yetiştirildiği, herhangi bir hastalık taşımadığını, sözleşme ile kararlaştırılan teslim tarihinde teslime hazır hale getirildiğini, müvekkilinin davalı tarafla akdettiği sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz ifa ettiği, ancak davalı tarafından fidelerin sözleşmeye aykırı şekilde süresinde teslim alınmadığı açık olduğunu, müvekkili şirket tohumdan fide üreten bir firma olması sebebiyle fide üretimi kısıtlı bir zaman aralığında yapılmakta, sera imkanları anılan fidelerin uzun süre muhafazasına imkan vermediğini, bu çerçevede anılan ürünlerin çok kısa zamanda satılması, satılmayan fidelerin ise imha edilmesi gerektiğini, fidelerin ... ... içerisinde (.../...) geçirebileceği süre sınırlı olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı şekilde teslim alınmayan ve serada bekleyen fideler ile ilgili olarak davalı şirkete fidelerin .../... geçirebileceği sürenin kısıtlı olduğunu, teslim tarihi geçen ürünlerin teslim alınması, teslim almakta gecikilen fidelerin her türlü masraf, zararı, işgaliye bedeli ve nakliye giderlerinin ödenmesi aksi takdirde aleyhlerine yasal yollara başvurulacağının Antalya ... Noterliği ... tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile ihtar edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye ve ticari teamüllere aykırı davranışları nedeniyle müvekkili ticari ve ekonomik anlamda zor durumda bıraktığı açık olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketin yetiştirmiş olduğu fidelerde ... virüsünün olduğu iddia edilmesine rağmen bu malların teslim alınmayacağına dair tarafları bağlayıcı bir irade beyanı sunmadığını, nitekim müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan siparişlerden ... ... nolu sevk irsaliyesine konu ... çeşidi fide, ... plaka sayılı araçla, ... tarihinde davalının ..., ... - ... ... ... Mevkii .../... adresine gönderilmiş ve saat ... itibariyle mallar davalı şirkete teslim edilmek istenilmişse de irsaliyeye konu mallar davalı tarafından teslim alınmadığını, müvekkili şirkete ait tır ... itibariyle teslimat yapamadan geri döndüğünü, bu husus fotoğraflarla ve görüntü kayıtlarıyla belgelendirildiğini, tutanaklar ile tespit edildiğini, meydana gelen bu hadise sonucunda müvekkili şirketin Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirketi teslim alınmayan fidelerin teslim alınması, aksi halde imha edilmek zorunda kalacağı ihtar edildiğini, müvekkilinin sürecin tamamında üzerine düşen bütün yükümlülükleri fazlası ile yerine getirdiği açık olduğunu, davalı şirket tarafından keşide edilen ... ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiyeli ihtarname ile; tohumların teslimi aşamasında yapılan analiz sonucunda ... negatif olarak raporlandığı, fidelerin üretimi aşamasında ise alınan numunelerde ... ... virüsü ile bulaşık olduğu, bu haliyle tohumun müvekkili şirkete temiz teslim edildiği ancak yetiştirilen fidelerin hastalıklı olma ihtimaline binaen tesislerine sokulamayacağı ihtar edildiğini, müvekkili şirket alacaklarını fatura edip davalı şirkete gönderdiğini, akabinde davalı şirket tarafından ... tarih ... seri nolu ... TL, ... tarih ... seri nolu ... TL bedelli, ... tarih ... seri nolu ... TL bedelli faturalara, fatura konusu hizmetin ayıplı olduğundan bahisle fatura ve içeriğine Gaziantep ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, dikim zamanı geçen fidelerin ekonomik bir değeri kalmayıp fideler canlılığını da yitirdiğini, bu haliyle fidelerin imha edilmesi bir süre sonrasında zorunluluk haline geldiğini, nitekim bu hususta müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı şekilde teslim alınmayan ve serada bekleyen fideler ile ilgili olarak fidelerin .../... geçirebileceği sürenin bitmesi ve muhafaza koşullarının yeterli gelmemesi nedeniyle davalı tarafça teslim alınmayan fidelerin imha edilmek zorunda kaldığı, bu haliyle müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların ödenmesi Antalya ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, müvekkili şirket tarafından yetiştirilen fidelerin Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosyasından gelen ... tarihli analiz sonucu itibariyle temiz olduğu ancak aradan geçen yaklaşık 20 gün boyunca davalı şirketin fideleri eylemli şekilde teslim almadığı acık olduğunu ne var ki davalı tarafından (Gaziantep ... Noterliği ... tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesi ile fidelerin hastalık taşıma ihtimaline ilişkin ihtilafın henüz sona ermediğini, hizmetin ayıplı ifa edildiği bu bağlamda ihtilaf konusu fidelerin devam eden hukuki süreç boyunca müvekkili şirket yedinde muhafaza sorumluluğunun bulunduğunu, nakliye işlemi hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğinden nakliye masraflarından sorumlu tutulamayacağını ihtar ettiğini, müvekkili şirket tarafından Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının faturalara itiraz ettiği ihtarnamesine cevap verildiğini, fidelerin test sonucunun temiz olduğu, bu bağlamda ihtilaf kalmadığını, usulüne uygun bir ayıp ihbarı, çekince gösterilmediği, halihazırda sözleşme de feshedilmediğini, bu kapsamda sözleşmeye aykırı davranıldığı belirtilerek müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların ödenmesi ihtar edildiğini, nihai olarak davalı tarafından Gaziantep ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tespit talebine konu analiz raporunun kesinleşmediği hukuki ihtilafın halen devam ettiğini, müvekkilinin herhangi bir tehdide boyun eğmeyeceği ihtar edildiğini, müvekkili taraflar arasındaki sözleşmelerde kararlaştırılan tüm edimleri iyi niyetli bir tacir olarak iyi niyetle yerine getirmişse de davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerine uymadığını açık olduğunu, davalı fidelere ... (...) bulaştığı yönündeki iddiası yönünden usulüne uygun bir ayıp ihbarı, çekince sunmadığını, fidelerin teslim alınmayacağını bildirmemiş fideler eylemli olarak, herhangi bir haklı nedene dayanılmaksızın teslim almadığını, davalı şirket teslim almadığı fideler nedeniyle müvekkili şirketi nakliye masrafları, tır yüklemesi, işçilikler, imha masrafları dahil olmak üzere büyük maddi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zararlar faturalar ve ticari defter kayıt ve belgeleri ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin numaralı faturalardan kaynaklı bakiye ... TL alacağı mevcut olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle uğramış olduğu nakliye, imha, işçilik, tır yüklemesi, ulaşım, bakım, besleme, ihtarname, delil tespiti ve sair giderler için yapmış olduğu toplam masraflar, mahrum kalınan kar ve müvekkilin sipariş kaybına dair tüm zararları ve fazlaya dair tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla toplam ... TL'nin davalı şirketin temerrüt tarihi olan; Antalya ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiyeli ihtarname ile verilen tebliğden itibaren 3 iş günlük sürenin sonu olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini, taraflarınca keşide edilen ihtarnameler, Serik ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosyasına yapılan dava açılış, harç, masraf, bilirkişi gideri ve diğer yargılama giderleri ile HMK 323/1-Ç hükmü uyarınca ihtarname masrafları toplamı olan ... TL'nin işbu dosyanın yargılama gideri sayılmasına, işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ... tarihli ... nolu sipariş sözleşmesi imzalandığını, davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete arz edilen fideler üzerinde müvekkili şirketçe yapılan analizler sonucunda sunulan fidelerde virüs bulunduğu tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından bu durumun davacı şirkete bildirildiğini, bu sebeple virüs şüphesi olan fidelerin müvekkili şirket serasına sevkiyatının durdurulmasını talep edildiğini, müvekkilinin bu talebinin davacı tarafça hiçe sayıldığını ve virüs şüphesi olan fidelerin müvekkili şirkete kabul ettirilmeye çalışıldığını, bu süreç içerisinde müvekkili şirketin davacı tarafından arzedilen fidelerde virüs bulunup bulunmadığına yönelik Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D İş sayılı doyasıyla delil tespiti talebinde bulunduğunu, ... tarihinde davacının üretim tesisinde keşif yapılarak fidelerden örnekler alındığını, fidelerle ile ilgili virüs şüphesi devam ederken bu şüpheye bağlı olarak başlatılan hukuki başvurularda henüz neticelenmeden (davacının dilekçesinin ilerleyen kısımlarında bahsettiği) davacı tarafından sevkedilen ve müvekkil şirketin üretim tesisine ... tarihinde ulaşan ... plakalı araçla gönderildiğini, davacı tarafın gerek tespit öncesinde gerekse de delil tespiti süreci devam ederken yani taraflar arasında hukuki bir ihtilaf varken, virüs riski bulunan fideleri müvekkil şirkete teslim etmeye çalıştığını, tüm bu süreç davacı tarafça faklı şekilde aks ettirilerek fidelerin müvekkil şirketçe teslim alınmadığı algısının yaratılması amacıyla kullandığını, ciddi bir virüs şüphesinin hasıl olduğu bir dönemde davacının şüpheli fideleri nakli ve teslim çabasının açıkça bir kötüniyetli olduğu, bu sebeple davacı tarafın fidelerin müvekkili şirket tarafından kabul edilmediği ve sözleşmeye aykırı bir şekilde reddedildiği ifadesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, bu açıklamaların ışığı altında davacı tarafın dava dilekçesindeki ... ve ... plakalı araçlara ürünlerin yüklenmesine rağmen müvekkili şirketçe sözleşmeye aykırı olarak indirildiği ve ... plakalı araç ile nakledilen fidelerin müvekkil şirketçe sözleşmeye aykırı olarak iade edildiği iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde Serik ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasıyla delil tespitinde bulunduğunu ve fidelerin analiz sonuçlarının temiz olduğunun tespit edildiğini beyan ettiğini, konusu tespit dosyasından müvekkil şirketin bilgisinin bulunmadığını, bu bağlamda müvekkil şirketten habersiz, müvekkil şirketin katılımı olmadan yapılan delil tespitinin müvekkil şirket açısından bir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacı vekilinin dava konusu fidelerin imha edildiğinden bahsettiğini, davacı tarafla müvekkil şirket arasında imzalanan hiçbir metinde teslim alınmayan ürünlerin imha edileceğine dair hüküm bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an davacının iddiasını kabul ettiğimiz varsaydığımızda dava konusu fideler üzerindeki analizlerin temiz olduğunu varsaydığımızda davacı tarafın müvekkil şirkete ait olan ve temiz olduğu varsayılan fideler sözleşmede imhaya dair herhangi bir hüküm olmamasına rağmen imha edildiğini, yani müvekkil şirketin sağlıklı ürünleri davacı tarafından sözleşmeye aykırı bir şekilde imha edildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin sözleşemeye aykırı bir şekilde imha edilen ürünlerinden dolayı zarara uğradığını, bu zarardan dolayı talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın fideleri imha ettiğini beyan etmesine rağmen fidelerin imhasına ilişkin herhangi bir kanıt sunamadığını, bu da bir başka şüpheyi doğurduğunu, bu da davacının fideleri hiç imha etmediği ve başka 3. Şahıslara satarak gelir elde ettiğini, her iki seçenekte de davacı sağlıklı olduğunu iddia ettiği fideleri müvekkili şirkete teslim etmediğini, davacı tarafın tevdi mahalli tayini gibi meşru bir hakkı varken bu hakkını kullanmamış olması da bu talebinin ne kadar usule ve yasaya aykırı olduğunu ispatladığını, davacının soyut ve dayanaksız iddialar ile müvekkili şirketi mahkeme nezdinde kusurlu duruma düşürme gayreti içerisinde olduğunu, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş, Serik ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D. İş sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dava dosyası ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, *Davacının ticari defterlerine göre, davacının davalı tarafa mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davalı şirket adına borç kaydedilen faturalara istinaden dava tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan açık hesap alacağının olduğu, *Davacı şirketin ticari defterleri ve vergi beyannamelerine göre, dava konusu olayların meydana geldiği 2024 yılındaki net satışlarının, geçmiş yıllardaki net satışlar ve net satışlar artış oranlarına göre, davacı şirketin dava konusu olayların meydana geldiği 2024 yılındaki net satışlarının azalmadığı, aksine 88,66 - 86 ,66 = %2,66 oranında arttığı, *Davacı tarafın dava konusu olaylarla ile ilgili olarak yaptığı masrafların toplam ...-TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı Tanığı ... ... Beyanında: " ben davacı şirkette 30 yıldır çalışırım. Sevkiyat sorumlusuyum. Davalının siparişi üzerine ... çeşidi fidelerden sözleşmede kararlaştırılan miktarınca üretim sağlandı. ... tarihinde teslim edilecekti. Teslim zamanında ürünler hazırlandı. Fakat davalının isteği üzerine teslim geciktirildi. Bu aşamada ürünlerin geç teslim isteği ürünlerin niteliğinden veya ürüne dair herhangi bir sebepten kaynaklı değildi. ... tarihinde ürünler davalının ... ilinde bulunan serasına teslim edilmek üzere kartonlara konulup davalı isteği üzerine dezenfekte ve ilaçlamaları yapılıp 2 adet tıra yüklendi. Tırlar klimalı ve içerisindeki fidelerin sağlığını korumaya dönük tecizatlıdır. Ürünler yola çıkacak iken davalı taraf ürünlerin yola çıkmamasını istemiş bu konuda şirketler arasında konuşulan hususları bilmiyorum. Ben sadece sevkiyatla ilgilenirim. Ürünler ... tarihi akşamına kadar tır içerisinde bekledi. Çalışanların gitmesi nedeniyle sabaha kadar araçlar çalışır vaziyette klimalı ortamda muhafaza edildi. Sabah olduğunda teslim noktasında değişen bir durum olmayınca ürünler tekrar seramıza indirilmek zorunda kaldı. Bu bizim iki günlük işi bir güne sığdırmamıza ve sevkiyatlarımızın aksamasına neden oldu. Akabinde ürünlere bakılmaya devam olundu. Ürünler boy attı, ... tarihinde tek bir tıra ürünler yüklenerek benim de içerisinde bulunduğum ekiple birlikte ... da bulunan davalının işletmesine yola çıktık. Bizi önce seranın içerisine aldılar, sonra 2-3 saat beklememizi söylediler. Akabinde ürünlerin teslim alınmayacağını söylediler. Herhangi bir sebep bana bildirilmedi. Akabinde işletmemize ürünleri geri getirdik. Bu ürünler ... tarafından imhası gereken ... sarılı /ekili üründür. ... ... izalasyon malzemesi gibi insan vücuduna zarar verebilen bitkilerde suyu çok tutup fideler için sağlıklı olan ve imhası ... iznine tabi çevreye zararlı ürünlerdir. Biz fideleri bu ... ... içerisinde neredeyse 1 aydan uzun süre davalı tutumu nedeniyle bekletmek zorunda kaldığımızdan fideler dikim boyunu geçtiler, neredeyse ağaç oldular. Bu sebeple hem fidelerin hem de ... ...nin bizim için ekonomik bir faydası kalmadı ve imha ettik. Davalı tarafından verilen 197.000 civarındaki sipariş sektör için normal büyüklükte bir sipariştir. Fakat ürünler ... ekildiği için büyük bir alanı işgal etmekteydi. Bizim şirketimizde yaklaşık 200 kişi çalışır. Sevkiyat bölümünde ise 30 kişi çalışmaktaydık. Bu sipariş iptallerinin olması ve birden fazla kez araçların yüklenmesi bizim şirketimizde çalışan personellerin yakınlarının aynı sektörde çalışıyor oluşu, sektördeki firmaların aynı alanda iştigal ediyor olması ile sipariş iptalleri şirketimizde bir sorun varmış gibi dedikoduya döndü. Bu olaylardan sonra faaliyetimiz neredeyse %50 oranında azaldı. Şimdi sevkiyat bölümünde sadece 10 kişi çalışıyoruz. Eskiden hafta sonları bile gecelere kadar çalışırken şimdi hafta sonu işimiz dahi olmuyor. Üretim yaptığımız alanın tamamını dolduramıyoruz. Davalı tarafça sektöre bizim aleyhimize söylenen kötü bir söze denk gelmesem de sadece bu iptaller bile şirketin yeterince zarar görmesine neden oldu. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... ... Beyanında; "Ben davacı işyerinde 2021 yılından buyana ziraat mühendisi olarak çalışırım. Davalı ... ... çeşidi fidelerin yetiştirilmesi hususunda anlaşma üzerine ... tarihinde ürünleri hazır ettik. ... tarihinde gönderecektik. Karşı yan serasının hazır olmadığını söyleyerek teslimi ... tarihinde istedi. Bu zamana kadar ürünlerin sulama, kontrol ve bakımını yaptık. Davalı isteği üzerine 2 tır onların belirlediği ürünlerle dezenfekte edildi. Ürünlerin toplam sevkiyat miktarı dört buçuk tıra tekabül etmekteydi. Ürünler 2 tıra yüklendi. ... da yola çıkacaktı. Davalı taraf ürünleri çıkarmamazı ve bekletmemizi istedi. Frigo kasalarda 17 derecede çalışır halde ürünler 1 gün boyunca tırlarda bekledi. İkinci gün bekleyemeyeceğinden ve davalı taraftan haber gelmediğinden ürünleri hazırladığımız 38 lik kartonlardan çıkardık ve seramıza aldık. Ürünler teslim için yola çıkmadan önce henüz yetiştirilme aşamasında hem bizim şirketimiz hem de karşı şirketçe numuneler alınıp testler yapılmıştı, ben yetiştirme ve üretim bölümünde bulunduğum için bu aşamalara tam olarak vakıf değilim, üretim müdürümüz bilir, ilk sipariş iptal olduğunda bu durumu sordum, karşı tarafın ürünlerde ... virüsü çıktığını ilettiğini belirtti, fakat bizim yaptığımız iki testte de ürünler temiz çıkmış, bu virüs karşı tarafın yaptığı testlerde tohum kaynaklı imiş, ki ürünlerin tohumları davalı şirketçe bize verilmiş, biz sadece yetiştirmesini yapmıştık, bu noktada karşı tarafça bizim şirketimize iletilen bir hastalık raporu olup olmadığını ve detaylarını bilemiyorum, fakat ben ziraat mühendisi olarak ürünlerde hiç bir hastalık belirtisi gözlemlemedim. Ürünler fide boylarını geçmeye başlayınca ve bizce herhangi bir sorun bulunmayınca ... tarihine tek tırlık bir teslim planladık, sevkiyat sorumlumuz ve şoförümüz davalı yanın ...'da bulunan işletmesine yola çıktı, ürünlerin orada da saatlerce bekletildiği ve teslim alınmadığı haberi geldi, ürünler seramıza tekrar geldi, ... tarihli teslimatta ürünler artık sadece 45 lik kartonlara sığabilecek büyüklükteydi, biz yine ürünleri kartonlardan çıkarıp sulama, kontrol ve bakımın yaptık, bunun üzerinden de bir on gün geçti ve karşı tarafça ürünlerin imha edilmesine dair bir talep formu veya siparişin tamamen iptali ile ürünlerin teslim alınmasına dair bir talep de gelmedi, fideler artık 45 lik koli boyutuna da sığmadı, bu ürünler topraksız özel sipariş olup, bizim ticaret yaptığımız firmalar genelde topraklı sipariş verirler ayrıca ürünler ... ... denilen doğada ayrışması zor maddeye ekili olduğundan sadece ... kabul gördüğü yerlerde imha edilebilirdi, ürünlerin bizim için ekonomik bir faydasının kalmaması ve ... nün doğası gereği ürünleri imha etmek zorunda kaldık. Ürünler ikinci defa bizim seramıza tekrar gelince, komşumuz olan işletmeci dahi ürünlerin neden devamlı geri geldiğini, hastalık olup olmadığını soruyordu, ayrıca ürünler aynı sektörde devamlı faaliyet gösteren benzer nakliye firmaları tarafından nakledildiğinden çevrede dedikodular yayıldı, zira biz ...'da fidecilik alanında faaliyet gösteren 50 firma da birbirini tanır ki çalışanlarımızın %70'i tarımsal faaliyet gösteren seraları olan ailelerdir, bu sipariş iptalleri üzerine domates ürününde bile hastalık olduğundan bahisle sipariş iptalleri ile karşılaştık, biz bu ürünler için 5-6 serayı sadece topraksız bu fidelerin üretimine ayırdık, iş ve işçilik kaybımız oldu, 2 defa sevkiyat yapıp geri indirdik, bir hafta sadece imha ile uğraştık, iki kere kutu israfı yaptık, olaydan sonra topraksız siparişlerimizde %50, topraklı siparişlerimizde %30 kayıp yaşandı, çalışan sayımız azaldı, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Davanın ticari satımdan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 2024 yılı için de taraflar arasında imzalanan ... tarihli ... sipariş numaralı, ... tarihli ... sipariş numaralı ve ... tarihli ... sipariş numaralı sözleşme kapsamında teslimi öngörülen 197.734 adet fidenin tohumların kim tarafından temin edildiği, fidelerde ... virüsü ve türevi bir hastalık olup olmadığı, tarafların sözleşmeler kapsamında edimlerini yerine getirip getirmediği, ürünlerin davacı tarafından imhasının hukuka uygun olup olmadığı, sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle nakliye, imha, işçilik, tır yüklemesi, ulaşım, bakım, besleme, ihtarname, delil tespiti ve sair giderler için yapıldığı iddia edilen masraflar, mahrum kalınan kar ve sipariş kaybına dair zarar doğup doğmadığı, davacının sektördeki itibarının zarar görüp görmediği, maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı, dava öncesi dava açılış, harç, masraf, bilirkişi gideri ve diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ... tarihli ... sipariş numaralı, ... tarihli ... sipariş numaralı ve ... tarihli ... sipariş numaralı sözleşmeler kapsamında, ... cinsi domateslerin ... tarihinde 92.880 adet, ... tarihinde 102.520 adet, ... tarihinde 1000 adedinin teslimi için anlaşıldığı ihtilafsızdır. İçeriği tanık beyanları ile doğrulana ... konuşmaları, tanık beyanları, ihtarnameler ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 5.maddeye göre fidelerin teslim yeri ... ...’da bulunan davacıya ait tesisler olduğu ve teslimatların +-5 gün opsiyonlu olduğu, davacı yanca ... tarihinde teslimi öngörülen ürünlerin ilkinin (... cinsi domatesler 92.880 adet) teslim edilmek üzere tıra yüklendiği, davalının isteği üzerine teslimin ertelendiği, yola çıkılmadığı, akabinde ... tarihinde fidelerin sağlıklı taşınması için iki tırın da dezenfekte edildiği ve teslim hazırlığı yapıldığı, tırların tekrar yüklendiği, davalının ürünleri analiz sonucu beklediğinden bahisle teslim almadığı, ürünlerin ertesi gün tekrar davacının işletmesine alındığı anlaşılmaktadır. Davalının talebi üzerine Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosyasında ... tarihinde davacı serasında yapılan keşif sonucu alınan numunelerden yapılan test sonucu (T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Antalya Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü nezdinde yapılan) davacı seralarında yetişen ... çeşidi domates fidelerinin ... Virüsü (...) açısından temiz olduğu kanaatinin bildirildiği, davacı talebi üzerine Serik ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D. İş sayılı dosyasında ... tarihinde davacı serasında yapılan keşif sonucu ... çeşidi domates fidelerinin ... Virüsü (...) açısından temiz olduğu kanaati bildirilmiştir. Davacı Antalya ... Noterliği ... tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile, ... tarihinde teslimi öngörülen ... cinsi 92.880 adet domates ürününün teslime hazır olduğu, teslim alınmaması halinde ürünün ekim zamanının geçip ekonomik faydanın kalmayabileceği ve teslim alınmaması halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan içeriği tanıklarca doğrulanan tanık beyanlarından ... ... nolu sevk irsaliyesine konu ... çeşidi fidelerin ...plaka sayılı araçla, ... tarihinde teslim edilmek istendiği, davalı yanca teslim alınmaması nedeniyle ürünlerin geri döndüğü, Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirketi teslim alınmayan fidelerin teslim alınması, aksi halde imha edilmek zorunda kalacağının davacı yanca ihtar edildiği, Davalı şirket tarafından keşide edilen ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiyeli cevabi ihtarname ile; tohumların teslimi aşamasında yapılan analiz sonucunda ... negatif olarak raporlandığı, fidelerin üretimi aşamasında ise alınan numunelerde ... virüsü ile bulaşık olduğu, bu haliyle yetiştirilen fidelerin hastalıklı olma ihtimaline binaen tesislerine sokulamayacağı ihtar edilmiştir. Bu sırada fidelerin bedelleri için düzenlenen faturalara davalı yanca Gaziantep ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturalar iade edilmiştir. Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının faturalara itiraz ettiği ihtarnamesine cevap verilmiş, fidelerin test sonucunun temiz olduğu, bu bağlamda ihtilaf kalmadığı, usulüne uygun bir ayıp ihbarı, çekince gösterilmediği, halihazırda sözleşme de feshedilmediği, bu kapsamda sözleşmeye aykırı davranıldığı belirtilerek maddi ve manevi zararların ödenmesi ihtar edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi ; “Fidelerin teslim yeri ... ...’da bulunan Alıcı tarafından da bilinen Satıcı’ ya ait tesisler olup teslimatlar +-5 gün opsiyonludur.”, 6. Maddesi ; “Ayrıca alıcı +-5 gün hitamında fideleri herhangi bir ihtar ya da ihbara gerek olmaksızın Satıcı’nın tesislerinden teslim almakla yükümlüdür. Herhangi bir nedenle teslim alınmaması ya da sevkiyat ertelenmesi, geciktirmek istemesi durumunda fideler yaşlanmaya başlayacağından ve arazideki performanslarının düşüş olabileceğinden bu fidelerde oluşacak hiçbir problemin sorumluluğunu Satıcı kabul etmemektedir. Bu nedenle Alıcı hiçbir nedenle teslimatı geciktiremez, erteletemez, kısmen ya da tamamen iptal edemez. Alıcı en geç +-5 günde teslim alma yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. +5 .günün devamında alıcı teslim almada geciktiği her gün için Satıcı’ya toplam sözleşme bedelinin %0.5’i oranında günlük işgaliye bedeli ödeyecektir. “ hükümlerine haizdir. Somut olayda, taraflar arasındaki ticari satıma konu fidelerin ayıplı olup olmadığının laboratuvar ortamında yapılacak test sonuçları ile belirlenebilecek olmasıyla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin son cümlesi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi gözetilerek ayıp ihbarının süresinin belirlenmesi gerektiği sabit olsa da davalı yanca ürünler hiç teslim alınmadığından ayıp ihbarının süresinin tartışılamayacağı açıktır. Zira, davalının talebi üzerine Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosyasında ... tarihinde davacı serasında yapılan keşif sonucu alınan ve davacı talebi üzerine Serik ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D. İş sayılı dosyasında ... tarihinde davacı serasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında, davacının teslim ile yükümlü olduğu fidelerin ayıpsız olduğu, davalı yanca ihtarname içeriklerinde ve cevap dilekçesinde fidelerin yapılan/yaptırılan analizlerinde ... virüsü (...) açısından temiz olmadığına dair iddiaların delillendirilmediği, uzman görüşü veya analiz raporu sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı yanca keşide edilen ... Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesinde yapılan/yaptırılan testlerde ürünün virüslü olduğunun iddia edildiği, Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... D. İş sayılı dosyasından gelen ... tarihli analiz sonucu itibariyle temiz olduğu ancak aradan geçen yaklaşık 20 gün boyunca davalının fideleri eylemli şekilde teslim almadığı, sözleşme ile belirlenen zamanda veya usulüne uygun yapılan ihtara rağmen malı teslim almayan davalı alıcının temerrüde düştüğü, sözleşme konusu ürünlerin davacı uhdesinde kalması ile alıcının haklı bir sebep olmaksızın malı teslim almaması sonucu oluşan depo masrafları, sigorta giderleri, kur farkı zararları veya malın değer kaybetmesi gibi zararların tazmin edilebileceği kanaatine varılmıştır. Davacının fide nakliyesi, dezenfeksiyon, analiz ücreti ve imha masraflarına dair iki fatura alacağının ispatı için her iki taraf da ticari defter ve belgelere dayanmıştıur. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davacı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerine göre davacının davalı tarafa mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davalı şirket adına borç kaydedilen faturalara istinaden dava tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan alacağının olduğu anlaşılmış, tazmiantların talep edildiği noterlik ihtarnmamesinin tebliğ tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilerek davanın maddi tazminat istemi yönündne kabulü gerekmiştir. Davacı yan davalının asılsız iddialarla mal ve hizmetlerini üçüncü kişiler nezdinde yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülediğini ,sektördeki itibarının zedelendiğini, sipariş kayıpları ve kar kaybı yaşadığını iddia ederek manevi tazminat talep etmektedir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Buna göre, bir kişi bir başkasını ya da o kişilerin mal, iş ürünü, fiyat veya faaliyetlerini yanlış yere, yanıltıcı yere ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemektedir. Burada bir kimsenin başkası nezdindeki itibarı ile haksız biçimde oynamak, iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğu gibi aynı zamanda kişilik haklarına da tecavüz niteliğindedir. Kötüleme; karalama, perdeleme, değerini küçümsetme ve aşağıda bulunduğunu söyleme gibi fiilleri kapsar. Kanun koyucu, kötüleme fiilinin yanlış, yanıltıcı veya incitici bir temele dayanmasını aramıştır. Kötüleme, bir kimseyi karalamayı, bu kimsenin halihazırda var olan değerini diğerlerinin gözünde düşürmeyi veya küçümsemeyi içerir. Burada hem genel hem de özel olarak düzenlenen haksız rekabet hallerinde önemli olan husus dürüst davranma kuralına uyulup uyulmadığıdır. Dürüstlük kuralına aykırılık ya davranışlarla ya da ticari uygulamalarla olur. Davranışlar ve ticari uygulamalar iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe aykırı, aldatıcı, yanıltıcı, kandırıcı şeklinde olabilir. Dürüst davranmaya yönelik haklı beklentinin ihlali haksız rekabetin gerçekleşmesinin kabulü için yeterlidir. İddialar araksında yer alan kötüleme, genel bir ifade ile bir kişi hakkında olumsuz intiba yaratılmasıdır. Kötüleme şeklindeki haksız rekabet halinin şartları ; hedef alınan kişiler açısından rekabeti etkileyecek kötüleme şeklinde yazılı, sözlü, resimli şekilde bir açıklamada (beyanda) bulunmaktır. Olaylar hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Bu sebeple olayların gerçek olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Yanıltıcı açıklamalar ise açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olacak yanlış izlenim bırakacak beyanlardır. Yine yanıltıcı açıklamaların aynı zamanda kötüleyici nitelikte olması gereklidir. Gereksiz yere incitici beyanlar ise amacını aşan değer yargıları olarak kabul edilir. Burada dikkat edilecek husus, gerçek olmasına rağmen eleştiri amacını aşan bir durum ortaya çıkıp çıkmadığıdır. Yani gerçek bile olsa, eleştiri sınırlarını aşıyor ise bu beyan incitici kabul edilmelidir. Eleştirinin objektif olarak haklı ve makul bir gerekçeye dayanması gerekir. Gereksiz yere incitici açıklamalar markalı ürünlerin sahip olduğu imajı etkileyebilecek nitelikte ise haksız rekabet hali olarak kabul edilmelidir. Zira tüketiciler bir ürünü tercih ederken o markanın sahip olduğu imaja da bakarlar. Bu imaj sayesinde bu marka, rakip ürüne göre tercih edilir. Bu nedenle imajı etkileyebilecek açıklamalar eleştiri sınırlarını da aşıyor ise haksız rekabet gerçekleşmiştir. TTK 55.maddesi hükmünün uygulanabilmesi için tarafların daha doğrusu kötüleyen ile kötülenen arasında rekabet ilişkisi bulunmasına gerek yoktur. Kötüleme sureti ile haksız rekabet rakip tarafından yapılabileceği gibi üçüncü bir kişi tarafından da yapılabilir. Önemli olan eylemin rekabetin işleyişini bozabilecek nitelikte olmasıdır. Yani açıklamayı yapan ile açıklamanın yöneldiği hedef kitle arasında rekabet ilişkisi olmamasına rağmen, üçüncü kişilerin yaptıkları açıklamaların müşterilerin davranışını etkileyebilecek nitelikte olduğu durumlarda rekabetin işleyişini bozan eylem olarak değerlendirilmelidir. ( Antalya BAM 2021/2890 Esas 2025/92 Karar sayılı dosya) Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava konusu olayların meydana geldiği 2024 yılındaki net satışlarının geçmiş yıllardaki net satışlar ve net satışlar artış oranlarına göre davacı şirketin dava konusu olayların meydana geldiği 2024 yılındaki net satışlarının azalmadığı, aksine %2,66 oranında arttığının bilirkişi raporu ile ortaya konmasına, davacının ticari itibarının ve hastalıklı ürün satışı yaptığına dair davalının kötüleme, karalama, perdeleme, değerini küçümsetme veya başkaca haksız eyleminin ispat olunamadığı, tanık beyanlarındaki eylemlerin davalı yanca gerçekleştiğine dair görgüye dayalı beyan bulunmadığı kanaatiyle manevi tazminat isteminin reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL/KISMEN REDDİ ile; ... TL nin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin reddine, 3- A) Maddi tazminat yönünden alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, A) Maddi tazminat yönünden alınması gerekli ... TL harçtan, peşin alınan ...- TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, B) Manevi tazminat yönünden alınması gerekli ... TL harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına gerek olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- A) Maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- A) Maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333. Uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/301, K. 2026/115, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-301-e-2026-115-k-fd01adeab1dc