İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/3 E. 2025/429 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2025/429
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/3 Esas KARAR NO:2025/429
DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ:20/02/2020 KARAR TARİHİ:23/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kullandığı 3.400 Euro değerinde kodlama cihazını servis için ... Teknik adlı firmaya teslim etmek üzere davalı şirkete teslim etmiş, ancak cihaz alıcıya ulaşmamış ve teslim edilmemiş kaybolmuş, daha sonra cihaz bulunmuş ancak yapılan kontrollerde cihazın darbeler aldığı, deforme olduğu, hassas teknolojiye sahip cihaz kullanılamaz hale geldiği, Davalının TTK’ nun 850/2 ve 875/1. Md. düzenlemelere göre müvekkilin zararını tazmin etmesi gerektiği, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu nedenle davamızın kabulü müvekkilin 3.400 Euro zararının ticari faiz ile davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
DELİLLER Deliller; Dosya Mevcudu, müzekkere cevapları ve bilirkişi raporudur. Mahkememizden verilen 29/11/2021 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14/11/2024 tarih ve 2022/555 Esas 2024/1643 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı. İlamda özetle;" Taşıma konusu cihazın taşıma sırasında hasarlandığı sabit olduğundan davalı taşıyıcının kusurunun niteliği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş,hükme tesir edecek derecede deliller toplanıp değerlendirilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına " karar verilmiştir. Mahkememizin 07/01/2025 tarihli kaldırma tensip zaptı ara kararı gereği; Usul ve muhakeme ekonomisi gereği; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14/11/2024 tarih ve 2022/555 Esas 2024/1643 Karar sayılı kaldırma kararının 2. Sayfasındaki gerekçeler gösterilerek, dosyanın Taşımacılık uzmanı yeni bir bilirkişiye tevdii ile, dava konusu taşımada davalının taşıyıcının kusurunun niteliği ve sorumlu olduğu hasar bedeli konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 30/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle;" 1- Uyuşmazlığa konu kargonun alıcısına ulaşmadığı ve 15.04.2019 tarihinde sisteme “KAYIP ARAMA BAŞLATILDI” notu düşülmüş olduğu, buna istinaden kargonun kayıp olduğu ve alıcıya teslimatın yapılmadığının anlaşıldığı, her ne kadar sonrasında kargonun bulunarak alıcısına teslim edilmeye çalışıldığı ve hasar nedeniyle kargoyu almadığı beyan edildiği; bu durumda, öncesinde kargonun kayıp olması nedeniyle teslim edilemediği, sonrasında da hasar nedeniyle zaten kargonun teslim alınmaması nedeniyle ilgili hasarlı kargonun Davalı taşıyıcının uhdesinde olması nedeniyle, Davacı Gönderenin bildirim sorumluluğu bulunmadığı kanaatine ulaşılmakta olup taktirin sayın mahkemeye sunulduğu; 2-TTK Madde 862 ve Madde 864'e göre değerlendirildiğinde; Davalı taşıyıcının davaya konu kargoyu bulamaması nedeniyle yerinde inceleme yapılamadığı ve hasarlı olduğu ve yetersiz ambalajla sevkiyata çıkarıldığı belirtilen davaya konu kargonun dış ambalaj ve iç ambalaj korumalarını inceleme imkânı bulunamadığı; bu nedenle davaya konu ikinci el yazıcı bulunduğu belirtilen hasarlı kargonun yetersiz ambalajla sevkiyata verildiği hususunun Davalı Taşıyıcı tarafından ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki kanaat ve taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; 3- TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde; Davacı gönderenden aldığı kargoyu alıcısına teslim edememesi nedeniyle Davalı Taşıyıcının Sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı; 4. Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 886'ya göre incelendiğinde, her ne kadar kargo hasarlanmış ve alıcısına/gönderene teslim edilememiş olsa da somut olayda, Davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili ve eylemi tespit edilememiş olup, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktirin ve kanaatin sayın mahkemeye sunulduğu; 5. Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmiş olduğu; 6. TTK Madde 882'ye göre incelendiğinde; Davalı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırının 583,1 SDR x 7,4573 SDR/TRY - 4.348,35 TL olduğu " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davacının piyasa değeri 3.400 Euro olan kodlama cihazını davalı şirketçe taşınması için tesliminde kargoya verilen cihazın alıcıya ulaşmaması sonucu kodlama cihazının bedelinin davalıdan tahsili talepli davadır. Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığa konu kargonun alıcısına ulaşmadığı ve 15.04.2019 tarihinde sisteme “KAYIP ARAMA BAŞLATILDI” notu düşülmüş olduğu, buna istinaden kargonun kayıp olduğu ve alıcıya teslimatın yapılmadığının anlaşıldığı, her ne kadar sonrasında kargonun bulunarak alıcısına teslim edilmeye çalışıldığı ve hasar nedeniyle kargoyu almadığı beyan edildiği; bu durumda, öncesinde kargonun kayıp olması nedeniyle teslim edilemediği, sonrasında da hasar nedeniyle zaten kargonun teslim alınmaması nedeniyle ilgili hasarlı kargonun davalı taşıyıcının uhdesinde olması nedeniyle, davacı gönderenin bildirim sorumluluğu bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. TTK Madde 862 ve Madde 864'e göre değerlendirildiğinde; Davalı taşıyıcının davaya konu kargoyu bulamaması nedeniyle yerinde inceleme yapılamadığı ve hasarlı olduğu ve yetersiz ambalajla sevkiyata çıkarıldığı belirtilen davaya konu kargonun dış ambalaj ve iç ambalaj korumalarını inceleme imkânı bulunamadığı; bu nedenle davaya konu ikinci el yazıcı bulunduğu belirtilen hasarlı kargonun yetersiz ambalajla sevkiyata verildiği hususunun davalı taşıyıcı tarafından ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde; Davacı gönderenden aldığı kargoyu alıcısına teslim edememesi nedeniyle davalı taşıyıcının sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 886'ya göre incelendiğinde, her ne kadar kargo hasarlanmış ve alıcısına/gönderene teslim edilememiş olsa da somut olayda, davalı taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili ve eylemi tespit edilememiş olup, davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmiş olduğu; TTK Madde 882'ye göre incelendiğinde; Davalı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırının 583,1 SDR x 7,4573 SDR/TRY = 4.348,35 TL/6,0963 Euro = 713,28 Euro olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kısmen kabulüne, 713,28 EURO nun dava tarihi olan 20/02/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği kamu bankalarınca bir yıllık Euro mevduat için verilen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 713,28 EURO nun dava tarihi olan 20/02/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği kamu bankalarınca bir yıllık Euro mevduat için verilen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından 381,58 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 233,82 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 4.348,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 17.995,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan (62,20 TL ilk masrafı+ 246,50 TL posta masrafı+ 1.350,00 TL bilirkişi ücreti ) olmak üzere toplam 1.658,70 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına (% 19,46 kabul ) nazaran 322,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 3500,00 TL yargılama ücretinin red ve kabul oranına (%80,54 red) nazaran 2.818,90 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan 381,58 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 9-Mahkememizin bozulan 2020/137 esas 2021/831 karar sayılı ilamı doğrultusunda, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL Arabulucu Ücretini yatırması için yazılan 21/12/2021 tarih ve ... referans numaralı harç tahsil müzekkeresi gereği, 1.320,00 TL Arabulucu Ücreti tahsil edilmiş ise kararın kesinleşmesi halinde tahsil edilen tarafın yazılı olarak talep etmesi halinde iadesi için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne yazı yazılmasına, 10-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin red ve kabul oranına ( % 19,46 kabul ) nazaran 256,87 TL'sinin davalıdan, 1.063,13 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır