İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/282 E. 2026/299 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/282
Karar No
2026/299
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/282 Esas KARAR NO : 2026/299 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ... ile davalı ... İnşaat Ve Sanayi A.Ş., arasında elektrik malzemesi alım satımı konusunda anlaşıldığını, davacı, davalı tarafın siparişi doğrultusunda fatura karşılığında davalıya elektrik malzemesi satacağını, davalı tarafın siparişine göre faturalar karşılığı malzemelerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın fatura bedellerinin bir kısmını ödediğini, kalan bakiyenin her türlü bildirime rağmen ödenmediğini, davalı taraf borcu ödemeyince mecburi olarak fatura alacağını.... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, takibe, davalı borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yapılan icra takibine itiraz nedeniyle arabuluculuk kanun yoluna gidildiğini, görüşmelerde olumlu bir neticeye varılamadığını, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olup iptalinin gerektiğini, takip tarihi itibariyle borcun likit olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulünü, itirazın iptali ve takibin devamını, takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte tahsilini, haksız olarak borca itiraz eden borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, masraf ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ... tarafından davalıya karşı ikame edilen huzurdaki davada; davacı ile davalının elektrik satımı konusunda anlaştığı, anlaşma kapsamında faturalar karşılığı malların davalıya teslim edildiği, davalı tarafın fatura bedellerinin bir kısmını ödediği ancak kalan bakiye alacağın ödenmediği, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafın.... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı, ifade edilerek itirazın iptali ile takibin devamına alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edildiğini, davacı, icra takibinin dayanağı faturalara itiraz edilmemesi ve fatura tutarları ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı ikame etmiş olup haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddini, davacı tarafından yetkisiz icra müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, davacının dava dilekçesindeki zorunlu unsurları tamamlaması ve davasını açıklaması gerektiğini, davacı, davalı ile aralarında hangi mal/hizmet teslimine ilişkin olduğu belli olmayan bir ticari ilişki varlığından bahsetmişse de işbu ticari e dair herhangi bir açıklama yapmadığı gibi davalıdan talep etmiş olduğu alacak iddiasına ilişkin ticari ilişkiyi gösterir herhangi bir delili dava dosyasına sunmadığını, yalnızca soyut ifadeler içeren tek sayfalık bir dilekçe ile davalıdan alacaklı olduğunu davacı tarafın davası ispat edemediğinden huzurdaki davanın esastan reddini, davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, bu nedenlerle; davanın usulden reddini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen huzurdaki davanın tüm talepleri yönünden reddini, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyamıza getirtilen.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 181.526,44 TL asıl alacak ve 25.561,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.088,09 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Duruşma ara kararı ile birlikte dosyanın mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına dair karar verilmiştir. Bilirkişi ...' dan alınan 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacı- davalı şirket defter ve kayıtları, dava dosyasına mübrez deliller üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri tamamen Mahkemeye ait olmak üzere; davacı ve davalıya" ya ait 2023, 2024 ve 2025 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı ...” ne ait 2023, 2024 ve 2025 yılları yevmiye defterinde davalı ... A.Ş. 120 99 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 21.01.2025 takip tarihi itibariyle 206.873,88 TL alacaklı, takip talebinin de asıl alacak olarak 181.526,44 TL, davalı yasal defter ve kayıtlarında davacıya 206.873,88 TL borçlu olduğu, talebe bağlılık gereği davacının davalıdan 21.01.2025 takip tarihi itibariyle 181.526,44 TL asıl alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının davalıya düzenlediği tüm faturaların hem davacının hem de davalının yasal defterlerinde kayıt olduğunun tespit edildiği, dava dosyasında davacının davalıya alacakla ilgili ihtarname gönderdiğine dair bir belgeye rastlanılmadığından takip öncesi faiz talebi değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu, icra takibinin davalıya tebliğinin 27.01.2025 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 30.01.2025 verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği" raporunu ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora yönelik taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş, duruşma celse ara kararı ile bilirkişi raporuna yönelik itirazların reddine karar verilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.)..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Diğer yandan ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda tarafların ticari defterlerini ibraz ettiği, davacı ve davalıya ait 2023, 2024 ve 2025 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı ...’e ait 2023, 2024 ve 2025 yılları yevmiye defterinde Davalı ... A.Ş.'nin 120 99 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 21.01.2025 TAKİP tarihi itibariyle 206.873,88 TL alacaklı olduğu, davalı yanın yasal defter ve kayıtlarında davacıya 206.873,88 TL borçlu olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 181.526,44 TL talep edildiği, talebe bağlılık gereği davacının davalıdan 21.01.2025 takip tarihi itibariyle 181.526,44 TL asıl alacaklı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, davacının davalıya düzenlediği tüm faturaların hem davacının hem de davalının yasal defterlerinde kayıt olduğunun tespit edildiği, davalının cevap dilekçesi ile ürünlerin teslim edilmediğine dair bir itirazının bulunmadığı, bu hususun bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile öne sürüldüğünden dinlenemeyeceği, davacının davalıya alacakla ilgili ihtarname gönderdiğine dair bir belgeye rastlanılmadığından takip öncesi faiz talebinin reddi gerektiği, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabıüne dair aşağıdkai şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 181.526,44 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si oranında 36.305,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 12.400,07 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.501,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.898,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.501,11 TL peşin nispi harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.204,01 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 9.150,00 TL (tebligat, müzekkere ve bilirkişi rapor masrafı) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 8.020,58 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 25.561,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 567,80 TL'sinin davacı taraftan, 4.032,20-TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/04/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/282, K. 2026/299, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-282-e-2026-299-k-6dcdaaff7117