İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/242 E. 2025/242 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/242
Karar No
2025/242
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/242 Esas - 2026/475 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/242 Esas KARAR NO: 2026/475

DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13.05.2019 KARAR TARİHİ : 14.07.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17.07.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... seferine özgülenen yüksek hızlı trenin 13.12.2018 tarihli seferinde meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, bir özel şirkette inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının organ kaybı yaşadığı ve uzun süre yoğun bakımda kaldığını, davalıların yapılan taşımacılık nedeniyle ve kazadan sorumluluğunun bulunduğunu, davalılar ile yapılan arabuluculuk faaliyetinden sonuç alınamadığını, bu nedenlerle hem maddi ve hemde manevi büyük acılar yaşandığını, bildirerek şimdilik 10.000,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup 10.12.2020 ve 26.10.2022 tarihli talep sonucunu açıklama dilekçesinde, 10.000,00-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin tedavi ve bakım masrafı, 1.000,00-TL'sinin ilaç ve medikal malzeme masrafı, 2.000,00-TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 2.000,00-TL'sinin daimi iş göremezlik tazminatı, 4.000,00-TL'sinin efor kaybı tazminatı taleplerine ilişkin olduğunu bildirdiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ile aralarında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, talep sonucunun açık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmekle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esas bakımdan müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, kaza illiyet bağının kurulamadığını, talep sonucunun açık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 13.12.2018 tarihinde meydana gelen yüksek hızlı tren kazasında yaralanan davacının geçici iş göremezlik ve efor, daimi iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakım gideri ile ilaç ve medikal malzeme masrafı taleplerinden mürekkep maddi tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkin olup dosya, .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 18.03.2025 tarih ve .... sayılı yargı yeri belirleme ilamına dayalı olarak mahkememiz esasına kaydedilmiştir. Mahkememiz ve .... Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sırasında deliller toplanmış, davaya konu kazaya dair .... sayılı soruşturma dosyası ile .... Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı ceza dosyası suretleri celp edilmiş, rücuya tabi ödemelerin tespiti bakımından ... kayıtları ile davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere dair tedavi evrakı getirtilmiş, ... araştırması yaptırılmış, davacının gelirine dair maaş bordroları celp edilmiş, davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak ....'ndan maluliyet raporu alınmış, tazminat hesabına yönelik olarak aktüer ve doktor bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu tren kazası neticesinde davacının maruz kaldığı zarardan davalıların sorumluluğu bakımından, aynı tren kazasına ilişkin olarak .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi tarafından verilen 29.11.2024 tarih ve ....sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalı ...'nün işlettiği demiryolu altyapısını ücreti karşılığında kullandırmak suretiyle, davalı ... A.Ş.'nin demiryolu yük ve yolcu taşımacılığı yükümlülüğünü ifa faaliyetlerine katıldığı ve onun ifa yardımcısı olduğu sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla 6461 sayılı Kanun uyarınca ... A.Ş.'nin tüzel kişilik kazandığı 17.06.2016 tarihinden sonra, demiryolu altyapı işletmecisi ....'nün hizmet kusurundan, yük ve yolcuların taşıma nedeniyle uğradığı zararlarda, hak sahiplerine karşı hem ... A.Ş.'nin hem de ...'nün müteselsilen sorumlu olacağının kabulünün gerektiği ve esasen bu çözüm şeklinin, başlangıçta zararın alt yapı kusurundan mı işletme kusurundan mı meydana geldiğinin, hangi personelin kimin çalışanı olduğunun tespitindeki zorluklar, dava açıldıktan sonra da aynı konularda yapılacak inceleme sonucunda meydana gelebilecek değişiklikler nazara alındığında, tarafların menfaatler dengesine de en uygun olan yol olduğu, aksinin kabulünün ise faaliyetleri birbiri ile bu denli iç içe geçmiş bu iki kurumu, birbiri ile tamamen ilgisiz üçüncü kişi konumuna getireceği, bu kabul şeklinin de menfaatler dengesine uygun düşmeyeceği, Dairece bu doğrultuda verilen 30.09.2021 tarih ve .... sayılı ilamın, .... sayılı ilamı ile onandığı da nazara alınarak, mahkememizce davalıların, davacının mezkur tren kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının maluliyet durumunun tespitine yönelik olarak ... tarafından düzenlenen 22.08.2022 tarihli maluliyet raporunda özetle; "...davacının batın yaralanması ve kolesistektomi operasyonu nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde 15 (onbeş) gün süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği, geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren kolesistektomi, pankreatikoduodenektomi arızası nedeniyle, 30.03.2013 tarih 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I- Sindirim Sistemi, 2. Üst Sindirim Kanalı (özefagus, mide ve duedonum, ince bağırsak, ve pankreas); Tablo 3 – Sınıf 1 %10, geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10 (yüzdeon) olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı..." yönünde tespitlerde bulunulduğu görülmüştür. Mezkur maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, yapılan tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2023 tarihli kök bilirkişi raporu ile 08.09.2023, 10.07.2025, doktor bilirkişi ile birlikte tanzim edilen 07.01.2026 tarihli ek bilirkişi raporlarını takiben sunulan 26.02.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "......’nın yaralanması nedeniyle geçici iş gücü kaybı zararının 10.354,56-TL olduğu, sürekli iş gücü kaybı zararının 703.784,90-TL olduğu, geçici bakıcı gideri zararının 1.014,75-TL olduğu, ... tarafından ödenmeyen tedavisine ilişkin ulaşım giderinin 468,00-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Son bilirkişi ek raporunda yapılan tazminat hesaplamasında uygulanan yöntemin ve varılan sonucun, Yargıtay içtihatlarında öngörülen ilkelere ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görüldüğünden hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Böylece tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının maddi tazminat taleplerinin davacının dava ve 11.05.2026 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak 703.784,90-TL daimî iş göremezlik tazminatı, 10.354,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 715.139,46-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının ilaç ve medikal malzeme masrafı ile efor kaybına dayalı fazlaya dair maddi tazminat isteminin ise dosya kapsamı itibariyle haklılığı kanıtlanmadığından reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise, 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kazanın oluş şekli ile tarafların kusur durumu, kaza neticesinde davacının cismani zararının boyutu, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile kaza tarihindeki (2018) paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek, davacının kendi yaralanması sebebiyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde, 100.000,00-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılarak, davacının manevi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce hükmolunan maddi ve manevi tazminata işletilecek temerrüt faizi bakımından ise, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden hem maddi hem manevi tazminata 13.12.2018 kaza tarihinden itibaren, işin mahiyeti itibariyle, avans faizi işletilmesi (.... sayılı ilamı), uygun bulunmuş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 703.784,90-TL daimî iş göremezlik tazminatı, 10.354,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 715.139,46-TL maddi tazminatın 13.12.2018 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın 13.12.2018 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 48.851,17-TL harçtan peşin alınan 546,48-TL ve 2.426,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 45.878,69-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 113.270,92-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 5.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.831,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Manevi tazminat yönünden reddolunan kısım bakımından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından karşılanan 546,48-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç, 2.426,00-TL ıslah harcı, 2.114,80-TL tebligat ücreti, 688,60-TL dosya masrafı, 1.856,50-TL adli tıp rapor ücreti, 6.300,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.976,78-TL'nin, davaya konu taleplerin kabul ve ret durumuna göre 13.093,34-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 10-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin, davaya konu taleplerin kabul ve ret durumuna göre 6,35-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin, davaya konu taleplerin kabul ve ret durumuna göre 6,35-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14.07.2026

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/242, K. 2025/242, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-242-e-2025-242-k-4b7059d1b8a7