İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/233 E. 2025/233 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/233
- Karar No
- 2025/233
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/233 Esas - 2025/140 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/233 Esas KARAR NO : 2025/140
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı-borçlu arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya 13.12.2023 tarihinde ... Boya Tabancası satışı gerçekleştirildiğini ve 13.12.2023 tarihli ... nolu e-faturanın düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 13.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 16.09.2024 tarihinde icra takibine itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, borca itiraz eden davalı-borçlunun teminat aranmaksızın mal varlığı üzerine ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı-borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 13/09/2024 tarihli ödeme emri ile 10.450,62 TL asıl alacak 3.816,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.267,10 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 16/09/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 21/03/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 14.267,10 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 13.09.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 10.450,62 TL faturalardan kaynaklı asıl alacağı ile 3.816,48 işlemiş faiz alacağından oluşan 14.267,10 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, tarafların dosya kapsamındaki BA-BS Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarına göre dava konusu alacağın dayanağı faturanın taraflarca beyan edildiği, davaya cevap veren davalı tarafından ticari defter adresi beyan edilmediği için davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davacının 2023-2024 yılları ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle bakiye 10.450,63 TL alacaklı olduğu, takipteki talebinin ise asıl alacak yönünden 10.450,62 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin dav konusu 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 10.450,62TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı takip öncesi temerrüte düşürdüğüne dair bir belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 10.450,62-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-10.450,62-TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 713,88TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 98,48TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 3.369,50 TL sinin davalıdan, 1.230,50 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 91,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.091,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 4.461,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 10.450,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 3.816,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza