İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/231 E. 2025/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/231
- Karar No
- 2025/150
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ortaklık senedi müteveffadan mirasçılara geçtiğinden, ve ilgili madde hükümleri gereğince de müvekkil tarafından ... Kooperatifi’nden çıkmak ve ayrıca işbu senedin söz konusu kooperatife geçirilerek bu yine dava konusu senedin bugünkü değeri üzerinden mirasçılara ödeme yapılmasını talep etmiş ve bununla ilgili davalı tarafa ihtar çekilmiş, davalı taraf ihtara cevabında " Muris ... 30.04.2002 tarihinde kendi isteği neticesinde yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkmış olup kooperatifimizden hiçbir hak ve alacağı yoktur " şeklinde bir cevap verdiğini, Müvekkilin babası olan ... 30.07.1996 tarihinde vefat ettiğinden, 30.04.2002 tarihinde hayatta olmadığından, hayatta olmayan birisinin de böyle işlem yapamayacağından, davalının samimi olmayan beyanlarını tarafınca kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerden ötürü, davanın kabulü ile, ortaklık senedinin bugünkü karşılığının hesaplanması suretiyle, senedin davalı tarafa verilerek senedin karşılığının mirasçılardan müvekkil ...' ın hakkına düşen payın davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacının davalı aleyhine alacak davası açtığı davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Ilgın . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası görevsizlik kararı ile Mahkememizin ... esas sayısına kaydı alınmış ... karar sayılı ile Ilgın . Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmiş, Ilgın . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayısına kaydı alınmış ve ... sayılı karar ile Mahkememize tevzii edilmiş Mahkememizce ... esas sayısına kaydı yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Kooperatifler Kanunu Madde 14 – Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Ana sözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir. TMK Madde 640 - Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler. HMK Madde 114 - (1)Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. 2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Dava şartlarının incelenmesi HMK MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. 2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. "Davacılar ile davalı ... muris ... mirasçıları olduğu dosyada bulunan veraset ilamı ile belirlenmiştir. Ölüm ile birlikte mirasçılar terekedeki haklara ve borçlara iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre malik olurlar, bunun sonucu olarak MK'nın 701. Ve 702. Maddeleri hükmü gereğince, her bir mirasçının hakkı , muristen kalan hakkın tamamına sari olduğu gibi, mirasçıların kalan miras üzerine tasarruf yetkileri ancak, oy birliği ile karar vermeleri halinde mümkündür."(. HD. 14/02/2005. T. ... ... ) "Ölüm ile birlikte mirasçılar terekedeki haklara ve borçlara iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre malik olurlar. Bunun sonucu olarak MK.nun 629 ve 630'uncu maddeleri hükmü gereğince. Her bir mirasçının hakkı, muristen kalan hak ve borçların tamamına sari olduğu gibi, mirasçıların kalan miras üzerinde tasarruf yetkeleri ancak ittifakla verecekleri karar mucibinde kullanılabilir. Davacı bir takvim sözleşmesi yapıldığını veya miras mallarının kendisine devredildiğini iddia etmediğine göre, kooperatifteki pay bakımından (ortaklığın tesbiti bakımından) tek başına dava açma yetkisi olduğu kabul edilemez" (Y. . HD. 16.6.1983, E. ... , K... ) Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (... .: Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512). (18) Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekilen bir defi de değildir.Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.(... : Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.I İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (Yargıtay HGK 24.06.2021 T... E... K.) Husumet Taraf Sıfatı: Bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) red edilir.Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur.(... : Medeni Usul Hukuku el kitabı, Ankara 2020, C.I s.331 vd).(19) Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir.Dava konusu şey üzerinde kim yada kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayinin de olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olmasa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.(Yargıtay HGK 22/06/2021 T... E... K.)(Kaynak: ... Hakim, Ara Kararlar El Kitabı) 32722 Sayılı 14 Kasım 2024 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Aile nüfus kayıt örneğine bakıldığında başkaca mirasçıların olduğu anlaşılmıştır. Somut olayımızda davacı, mirasçı olduğu kendi payına ilişkin dava açtığı anlaşılmakla; ortada, iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanması gerek bir olayın olduğu, (başkaca mirasçıların olduğu aile nüfus kayıt örneği anlaşıldığından) anlaşılmakla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, emsal kararlar, mevzuat hükümlerine göre davacının davasını usulden reddine dair oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken maktu 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 427,60TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 -TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Yapılan giderlerin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kendilerine İADESİNE, Dair, davacı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025
Katip ... Hakim ...