İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/21 E. 2025/789 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/21
Karar No
2025/789
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/21 KARAR NO : 2025/789

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2025 KARAR TARİHİ : 24/11/2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkil tarafından davalı tarafa yapılan satış işlemleri neticesinde oluşan cari hesap borcunu ödenmemesi üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında 199.494.95.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında, davacının iddia ettiği gibi bir anlaşma söz konusu olmadığını, öte yandan takibe dayanak yapılan fatura içeriğinde yer alan her hangi bir mal ve hizmetin de teslim edilmediğini, bu kapsamda faturalarda ve teslim belgelerinde bulunan imzalarında müvekkiline ve/veya çalışanlarına ait olmadığını, bu hususun imza incelemesi ile ortaya çıkacağını, işlemiş faiz talep edilmiş ise de, gerek bu bedelin hangi oranda olduğu ve neye dayandığı belli olmadığı gibi temerrüt olgusunun da söz konusu olmadığını, davacının istemiş olduğu %20 icra inkar tazminatının da haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının, müvekkili ile ilgisi bulunmayan bir bedeli tahsil amacını gütmekte olduğundan, başlatmış olduğu icra takibinde bizzat kendisi haksız ve kötü niyetli olduğundan davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 16.12.2024 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 199.494,95.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 23.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.12.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 09.01.2025 tarihinde 199.494,95.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesap içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 13.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ibraz ettiği e-defter ve belgeler incelendiğinde, 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresi içerisinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre; Davacının, davalı tarafa düzenlemiş olduğu toplam tutarı 387.668,95 TL olan 25 adet faturaya, davalı tarafından 188.174,00 TL tutarında ödeme aldığı ve kalan 199.494,95 tutarında alacağı olduğu, davalının düzenlenen bu faturaları vergi dairesinden gelen yazı cevabında görüldüğü üzere BA bildirimde bulunarak kayıtlarına aldığı, bu faturalara istinaden herhangi bir itirazda bulunmadığı veya reddetmediğinin tespit edildiği, sonuç olarak, davacının defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda davacının, davalıdan 199.494,50 TL alacaklı göründüğü yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Taraflar arasında, icra takibine ve huzurdaki davaya konu borç/alacağın, davacı tarafından davalı adına 2024 yılında 25 adet düzenlenen satış faturasına istinaden davalının ödeme yaptığı, ancak 11.09.2024 tarihinde son düzenlenen fatura ile birlikte kalan bakiye alacağının 199.494,45 TL olduğu ve bu tarihten sonra davalı tarafından ödeme yapılmadığı ve davacının alacağının takip tarihi itibariyle 199.494,45 TL olduğu, vergi dairesinden gelen yazı cevabına istinaden de her iki taraf düzenlenen bu faturaların (25Adet) uyum içerisinde olduğunun davacının düzenlediği BS, davalının düzenlediği BA formları ile bildirimde bulunulduğu yani kayıtlarına aldığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, 2024 yılı ticari defter kayıtlarına, cari hesap ekstrelerine ve özellikle fatura tarihlerine göre icra ve dava tarihi itibariyle davacının, davalıdan sadece 199.494,45.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili dava ve icra takibine konu dayanak faturalar ve cari hesap içeriğindeki malların teslim edilmediğini savunmuş ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarında da bu hususu tekrar ileri sürmüş ise de söz konusu faturaların BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, dolayısıyla davalının kayıtlara alınarak KDV indiriminden faydalandığı, böylelikle malların teslimi hususunda bir tereddüt olmadığı (Emsal; Yargıtay 19. HD.nin 14.10.2014 tarih ve...A. ...K.) anlaşıldığından bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin 199.494,45.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (199.494,45.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 39.898,89.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 13.627,46-TL olup, peşin alınan 2.409,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.218,05-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 630,00-TL, bilirkişi ücreti 10.000,00-TL'den oluşan 10.630,00-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 2.409,41-TL peşin harç toplamı 13.654,81-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.24/11/2025

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/21, K. 2025/789, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-21-e-2025-789-k-862fc9b96f44