İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/412 E. 2025/764 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/412
- Karar No
- 2025/764
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/412 KARAR NO : 2025/764
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/06/2021 KARAR TARİHİ : 17/11/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in 31.01.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile ilgili olarak içinde yolcu olarak bulunduğu aracın (... plakalı otobüs. Sürücüsü ...) zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası bulunmaması sebebi ile 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu madde 14 uyarınca davalı ... Hesabının sorumluluğu bulunduğunu, bu sorumluluk kapsamında dava dışı taraf olan ...'in doğmuş ve doğacak tazminatı için borçlu/davalı kuruma başvurarak kaza sebebi ile tazminata hak kazandığını, ... Hesabından bu tazminat alacağına ilişkin olarak Karataş Noterliği'nin düzenlenen ... tarih ... no'lu alacağın devri belgesine istinaden 16.000,00 TL temlik tutarını davacı müvekkili şirkete devrettiğini, ödeme için davacı şirket tarafından 03/12/2020 tarihinde davalı ... Hesabı'na başvuru yapıldığını, cevaben ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, bunun üzerine ... 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varılamadığını belirterek itirazın iptali ile %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, %10'dan aşağı olmamak üzere para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 25.09.2023 tarihli celsede, dosyanın incelenmesinde icra takibinde 16.000,00-TL maddi tazminat istendiği, ancak bunun ne kadarının geçici iş göremezlik, ne kadarının sürekli iş göremezlik tazminatı olduğunun belli olmadığı, ön inceleme duruşmasının 7 nolu ara kararı ile bu hususta beyanda bulunması için süre verildiği, ancak davacı vekilinin bunun bölünmesinin mümkün olmadığı yönünde beyanda bulunduğu anlaşıldığından, HMK m.119/1-ğ maddesi gereğince icra takibine konu edilen 16.000,00-TL'lik maddi tazminatın ne kadarının geçici iş göremezlik, ne kadarının ise sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkin olduğu rakamsal olarak ayrı ayrı ifade ederek açıklaması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili 12.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde 16.000 TL'lik tazminat alacağının 1.000 TL'sinin geçici iş göremezlik ve 15.000 TL'sini kalıcı iş göremezlik olarak açıklamıştır. CEVAP: Davalı vekili cevabında; Kazanın 31.01.2019 günü meydana geldiğini ve iki yılı aşkın bir süre geçtiğini, KTK.nun 109. Maddesi gereğince taleplerin zamanaşımına uğradığını, alacağın temliki geçerli olmadığından müvekkili ... Hesabı'nın davacı tarafa karşı hiçbir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, tazminat alacaklısı ... dışında hiç kimseye tazminat ödenmesi yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığını, delillerin tebliğ edilmediğini, Adli Tıp Kurumundan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde rapor aldırılması gerektiğini, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak tazminat hesaplamalarında TRH 2010 tablosunun, skonto oranın (teknik faiz) ise, %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, temlik eden yolcu konumunda olduğundan emniyet kemeri takması gerektiğini, ...'in yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip olmadığından kaza yapma ve araçta bulunan kişilerin zarar görme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, ...'in ehliyetsiz sürücü tarafından sevk edilen araca bu durumu bilerek bindiğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, söz konusu kazada, ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davanın, araç maliki ...' e ve ayrıca alacağı temlik eden ...'e ihbar edilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; dava dışı ...'in geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan maddi zararlarının temlik alan davacı şirket tarafından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 28/12/2020 tarihinde, davalı aleyhine, ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ... tarihli 16.000.-TL tutarındaki alacağın devri sözleşmesine dayanarak, 16.000,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 14/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/04/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 09/06/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 16.000,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. ... yolu üzerinde 31/01/2019 tarihinde sürücü ...yönetimindeki ... plakalı iş makinesi ile dava dışı ...'in içinde yolcu olarak bulunduğu, sürücüsü ..., araç maliki ... olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dava dışı ...'in de olayda yaralandığı, tazminat alacağına hak kazandığını düşünerek bu alacağını davacıya temlik ettiği, davacının da bu muhtemel alacağı tahsil etmek için davalı hakkında icra takibi başlatıldığı ve süresinde davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır Çözümlenmesi gereken sorun, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 07/11/2022 tarihli cevabi yazısında rücuya tâbi bir ödeme yapılmadığ bildirilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere kaza tarihi olan 31.02.2019 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre geçici ve sürekli malüliyet hesabının yapılması için Adli Tıptan rapor aldırılmıştır. Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 25/09/2023 tarihli raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 3, iyileşme (iş göremezlik) süresinin trafik kazası tarihinden itibaren 1 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Rapora itiraz üzerine ve yine raporda belirtildiği üzere ... Üniversitesi ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 05/12/2019 tarih, 2019/krf-19-048 nolu raporunda; 20/02/2019 tarihli erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik cetveline göre; kişinin özürlülük yüzde oranının %10 (on), geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olarak tespit edildiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu gözlendiğinden çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp üst kurulundan rapor istenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kurulunun 07.08.2025 tarihli raporuna göre "... oğlu 01.01.1961 doğumlu, ...’in 31.01.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, A-) 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; A1-) Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, B-) 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; B1-) Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, C-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, D-) Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, E-) Özürlülük/ Engellilik oranı değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği çelişkiden bahsedilemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur. " denilmiştir. Dava dışı (temlik eden) ...'in ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, 07.11.2022 tarihi itibariyle, ...'in 09.06.2021 tarihlerinde balıkçılık işinde çalıştığı ve balığa çıktığı sürelerde aylık ortalama 3.500TL (üçbinbeşyüzTL) civarında gelir elde ettiği, şahsın bu işi dışında bilinen başka gelirinin bulunmadığı, şahsın kızına ait evde kaldığı için kira ödemediği, şahsın eşi ve iki kızına bakmakla yükümlü olduğu, oturduğu evde eşi ve 2 kızı ile birlikte kaldığı, eşi ...'in ilkokul mezunu olduğu ve gelirinin olmadığı, kızı ...'in lise mezunu olduğu ve gelirinin olmadığı, kızı ...'in lise mezunu olduğu ve gelirinin olmadığı, ...'in üzerine kayıtlı gayrimenkul ve menkul mal olmadığı ve üzerine kayıtlı araçta olmadığı, şahsın 58 yaşında,ilkokul 3.sınıf terk olduğu, evli olduğu, şahsın herhangi bir fiziksel engeli ve çalışmaya engel bir hastalığının bulunmadığı, sürekli/tebligat adresinin ..., irtibat numarasının ... olduğu kolluk tarafından tespit edilmiştir. Bu raporlara istinaden dosya tazminat bilirkişisine verilmiş, bilirkişi tarafından davacının kaza yapan araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle kusurunun bulunmadığı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonunda; Kusur yönünden; ...plaka numaralı iş makinası sürücüsü ...’in %85 (yüzde seksenbeş) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı resmi otobüsün sürücüsü ...’ın %15 (yüzde onbeş) oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı resmi otobüste yolcu olarak bulunan kazazede ...’e atfı kabil kusur veya müterafik-birlikte-ortak kusur bulunmadığı, hatır taşımacılığı unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun Mahkemenin takdirleri olduğu, Maddi Zarar yönünden ise; dava dışı malul 01/01/1961 doğumlu ...'in ödeme aldığı tarih itibarı ile 31/01/2019 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 6 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 12.125,40 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, % 3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 14.742,25 TL olduğu, 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.558,40 TL olduğu, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, mahkeme tarafından otobüs içinde yolcu konumunda bulunan ve kazanın oluşumunda kusuru olmayan kazazede ...’ in maddi zararından; her iki araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısının müşterek ve müteselsilen sorumlu olacaklarına karar verilmesi haline, kazaya karışan her iki aracında ZMMS poliçesinin kaza tarihinde bulunmadığı da dikkate alınarak (her iki araç içinde ZMMS poliçeleri olmaması nedeni ile davalı ... Hesabının sorumluluğunun bulunacağı gözetilerek); 01/11/2020 ödeme tarihi itibarı ile dava dışı ... 'in toplam maddi zararının 29.426,05 TL olduğu, dava dışı malul ...’ e 12.628,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye ödenmesi gereken tutarın 16.798,05 TL olduğu, temlik sözleşmesinde belirtilen 16.000,00 TL' nin işbu tutar dahilinde bulunduğu, ... 5. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında, davacının davalı ... Hesabından icra takip tarihinden itiabren işlemiş % 9 yasal faizi ile birlikte talep edildiği, (işlemiş faiz talep edilmediği), temlik sözleşmesi ile uyumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Olay; 31/01/2019 günü saat 19:55 sıralarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinesi ile ... istikametinden ... İstikametine bölünmüş yolda ters yöne girerek (...’tan ...’ya giden araçların kullandığı bölüm) seyri sırasında geldiği olay yerinde aracının sağ yan kısımları ile karşı yönden gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün sağ yan kısımları ile çarpışması neticesinde ölümlü ve 22 kişinin yaralanması (davacının da yolcu konumunda bulunduğu) ile sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Kazada dava dışı yolcu ... % 3 oranında sürekli, 6 (altı) aya geçici malül olacak şekilde yaralandığı, 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyduğu Adli Tıp raporu ile anlaşılmıştır. Kusur Yönündenı; Dava konusu kazada, aksine davranarak çevre aydınlatması bulunmayan meskun mahalde, gece vakti, yağmurlu hava ve ıslak zemin şartlarında tehlikeleri ön görmeyen, sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı iş makinası ile orta refüj ile bölünmüş ... karayolunun karşı yol bölümüne girerek ters yönde ilerleyen, karşı yönden yaklaşan otobüsü, far ışıklarını, hız, mesafe ve konumunu dikkate almayan, tehlike bölgesinden uzaklaşmayan, seyir şeridine tecavüz eden, dikkatsiz, tedbirsiz, özensiz ve kontrolsüz davrandığı mütalaa edilen sürücü-operatör ...’in önlenebilir nitelikteki olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %85 (yüzde seksenbeş) oranında asli kusurlu olduğu, içerisinde güvenle taşımak sorumluluğunda olduğu yolcuların da bulunduğu sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otobüs ile orta refüj ile bölünmüş ... karayolunun sağ şeridini takiben Karataş istikametinden ... istikametine düz seyir halinde iken aksine davranarak meskun mahal ıslak zeminli yolun icap ve şartlarına uygun olmayan bir hızla seyir halinde olan, karşı istikametten ters yönde yaklaşan iş makinasını ve ışıklarını fark ettiğinde hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlayıp zamanında uzak mesafe manevra ve fren tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise hız, süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kaldığı anlaşılan, emniyetle duramayacak mesafede de otobüsün ön sağ ve sağ yan kesimleri ile iş makinasının sağ yan arka kesimlerine çarparak akabinde savrularak devrilen, kısmen tedbirsiz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen sürücü... ‘ ın önlenebilir nitelikteki olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %15 (yüzde onbeş) oranında tali kusurlu olduğu, sürücü tavırlarının önceden tahmin edilmesinin imkansız olduğu, sürücülerin dikkatsiz ve tedbirsiz davranış sergilemesi sonucunda meydana gelen kazada etkili olan hatalı bir davranışı, sürücüye-direksiyona fiziki müdahalesi vb. etkili rolü, kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, zararın husulünde iştiraki, kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımının bulunmadığı, otobüste yolcu olarak bulunmasının teknik açıdan kazanın oluşumunda rol oynayan, etkili olan bir faktör olmadığı, yolcunun koltuğundan ayrıldığına veya otobüsten dışarıya fırladığına dair veri bulunmadığı, kendi can güvenliği ve sağlığına göstermesi gereken azami dikkat ve özen gereği emniyet kemeri kullanması durumunda da maluliyetine neden olan vücudunun kalça bölgesinden benzer şekilde yaralanmasının mümkün olduğu, emniyet kemeri hususunun zararın doğmasına ve artmasında etkili bir faktör olmadığı, yaralanması ile sonuçlanmasında illiyet bağı bulunmadığı mütalaa edilen kazazede yolcu ...’e kazanın meydana gelmesinde, hadisenin yaralanması ile sonuçlanmasında, zararın doğmasında ve artmasında atfı kabil kusur veya müterafik (birlikte) kusur bulunmadığı yönündeki bilirkişi tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Tazminat Hesabı Yönünden; Dava dışı malul ...'in 31/01/2019 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 6 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 12.125,40.-TL, % 3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 14.742,25 TL, 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının 2.558,40 TL, toplam maddi zararının 29.426,05 TL olduğu, 01/11/2020 tarihinde kendisine 12.628,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye ödenmesi gereken tutarın 16.798,05 TL olduğu, temlik sözleşmesinde belirtilen 16.000,00 TL' nin işbu tutar dahilinde bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Yapılan hesaplamada bir yanlışlık gözlenmediğinden ve hükme esas alınmaması için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Hatır Taşıması Yönünden; Sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün asker uğurlaması nedeniyle ...'nce tahsis edildiği, tazminat sorumlusu olan karşı taraf ile yaralananlar arasında hatır taşımacılığı ilişkisinin bulunmadığından hatır taşıması indirimi yapılmamıştır. Sonuç Olarak; Davacı vekilinin 12.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ile huzurdaki dava ve takibe konu tazminat talebinin geçici ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu anlaşılmakla; Dava dışı ...'in geçici iş göremezlik zararının 12.125,40.-TL, % 3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 14.742,25 TL, 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının 2.558,40 TL, toplam maddi zararının 29.426,05 TL olduğu, 01/11/2020 tarihinde kendisine 12.628,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin 2.558,40 TL'sinin bakıcı giderine ait olması nedeniyle (... Hesabına yapılan başvuruda geçici ve sürekli malüliyet ile bakıcı gideri istenmiştir) ve mahkememizden geçici ve sürekli malüliyet zararı istendiğinden, bu miktarın düşülmesi ile geçici ve sürekli malüliyet zararı için yapılan ödemenin (12.628,00.-TL - 2.558,40 TL=) 10.069,60.-TL olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplamadan bu miktarın düşülmesi sonucu bakiye ödenmesi gereken tutarın (26.850,65 - 10.069,60.-TL =) 16.781,05.-TL olduğu, icra takibine konu miktarın da 16.000,00.-TL olması nedeniyle davanın kabulüne, kusur oranın ve tazminat miktarının tespiti gibi hususların yargılamayı gerektirmesi, bu nedenle alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, para cezasına hükmedilmesinin de koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, Davacının ... 5. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA, Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi ile koşulları bulunmadığından davacının para cezasına mahkum edilmesi talebinin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.092,96-TL olup, peşin alınan 193,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 899,72-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 1.381,85-TL, bilirkişi ücreti 24.000,00-TL'den oluşan 25.381,85 -TL yargılama gideri ile 59,30-TL başvuru harcı, 193,24-TL peşin harç toplamı 25.634,39 -TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 16.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/11/2025
KATİP - HAKİM - e-imzalıdır ¸e-imzalıdır