İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/187 E. 2025/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/187
- Karar No
- 2025/252
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/187 Esas KARAR NO:2025/252
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından üretilen orijinal ürünler sadece lüks mağazalarda satıldığını, müvekkili tarafından üretilen ürünler, kesinlikle basit işyerlerinde ve her tüketicinin kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde satılmadığının, müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde Karşı tarafa ait "... tabelalı işyerine sırt verildiğinde sağ bitişikteki, ... tabelalı işyerine sırt verildiğinde sol itişikteki ... Beyoğlu İstanbul” adresinde bulunan işyeri adresinde müvekkiline ait tescilli markaların aynısının kullanılmış olduğu taklit'sahte giyim ve diğer başkaca ürünlerin satışının gerçekleştirildiği tespit edildiğini, adreste satılan ürünler üzerinde taraflarınca yapılan incelemede basit nitelikteki kumaş ve malzemeler ile üretim yapıldığı, hiçbir üretim standartlarına uyulmadan üretildiği, basit ve her tüketici tarafından ulaşılabilen işyerlerinde satıldığı anlaşıldığının, ayrıca bu ürünlerin üreticisi ve ithalatçısına ilişkin hiçbir bilgi bulunmamakta olup ayrıca lisans konusunda da herhangi bir kayıt bulunmadığını, genel olarak ülkemizde merdiven altı diye tabir edilebilecek atölyelerde üretilen bu ürünler, müvekkili marka itibarına da ciddi derece zarar verdiğini, SMK'nun 7/3-a maddesine göre işaretin mal veya ambalajı üzerine konulması marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, mal üzerine konulmasından maksat, markanın o mal üzerine kolayca çıkmayacak ve tüketicinin satın alırken kolayca görebileceği bir yerine markanın dikilmesi, yapıştırılması, işlenmesi, boya ile yazılması veya benzeri şekilde sıkıca iliştirildiğini, markanın mal üzerine konulmasından ayrı olarak, ambalajı üzerine konulması da SMK nun 7/3. Maddesi gereğince bir marka tecavüzü hali sayıldığını, Sınai Mülkiyet Kanuna göre, müvekkilinin manevi tazminat talep hakkı bulunduğunu, kötü niyetli davalıdan, 50.000,00 TL (Ellibin Türk Lirası) manevi tazminat talep ettiklerini, maddi tazminat açma haklarını saklı tuttuklarını, davalının suç oluşturan eylemleri nedeniyle, Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi durumunda, davalı tarafın dükkanındaki satışa hazır bulunan ürünleri satıştan kaldırması mümkün olabileceğinden; dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden tensip zaptı ile davalıya ait iş yerinde (dükkanda) delillerin tespiti ile toplanması yönünde ara karar oluşturulmasını talep ettiklerini, dilekçelerinin karşı tarafa tebliğ edilmeden, bilirkişi marifetiyle delillerin tespiti ile toplanması yönünde tensiple birlikte karar oluşturulmasına ve marka hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden, davalıya ait dilekçede yer alan iş yeri adresinde ve adrese bağlı depo, mahzen ile başkaca eklentilerde marka vekili bilirkişi ile keşif ve tespiti yapılmasına ilişkin karar oluşturulmasına, bu tespit ile Müvekkilime ait yukarıda belirtilen markalar kullanılarak üretilen ve satılan ürünlerin, etiketlerin, ambalajların, reklam amacı ile yapılmış promosyon ürünlerinin ve başkaca ürünlerin tespit edilmesi halinde ürünlerin tutanak altına alınmasına ve ürün numunelerinden ücreti tarafımızca ödenerek örnek alınmasına, ürün miktarlarının tam bir şekilde tespitinin yapılmasına, tespit edilecek ürünlerin, Tespit Talebinde Bulunan Müvekkilinin markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının incelenmesine ve bilirkişi raporu ile ortaya konulmasına, Adreste bulunan işletmenin kime ait olduğunun tespiti amacı ile vergi levhası ve işyeri ruhsatının tespit edilmesine ve davalı taraf olarak eklenmesine, tespit işlemlerine bağlı olarak yargılama neticesinde; davalı hakkında müvekkili marka hakkının ihlali nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve men-i kararı verilmesine ve dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 50.000 TL Manevi Tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişiler Baran Tanju Erdoğan 15.10.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Mahkememizin kararı doğrultusunda 15.10.2025 tarihinde tespit mahalline gidildiği, mahalde iş yerinin sigortalı çalışanı olduğunu beyan eden ...'ın hazır bulunduğu, Mahalde yapılan incelemeler sonucunda; 53 adet kazak, 3 adet tişört, 7 adet alt-üst şeklinde eşofman takımı üzerinde davacı yan adına markaları ihtiva eden kullanımın yer aldığı, Mahalde hazır bulunan ... söz alarak; “Adres doğrudur, tespit edilen ürün ve sayısı doğrudur. Ürünleri geçen sene pazardan almıştık. Ben de çalışanım. Tespitten doğan zarar olmadığını, bir adet tişörtü ücret talebi olmaksızın bilirkişiye teslim ediyorum. Kararı okudum” dedi Davacı vekili Av. ... söz alarak; Tespit usulüne uygun yapılmıştır. Ürünler tespit edilmiştir” dediği, Tespit Mahallinde davacı markasının tescilli olduğu 25. sınıfta bulunan ürünler üzerinde davacı yan Markasını ihtiva eder kullanımların bulunduğu, İlgili ürünlerin teşhir ve satışa arz edildiği, İlgili ürünler üzerinde davacı yanın ... markaları aynen kullanıldığı, satışa arz ve teşhir edilen 25. sınıftaki ürünler üzerindeki, davacı yan markasını ihtiva eder kullanımların; davacı yan markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun davacı markasının değerini düşürebileceği; bu doğrultuda davalı yanın, davacı yan markasına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği görüş ve kanaatine varmışlardır. Davacı vekilinin 24.10.2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Davadan feragat beyanlarının kabulü ile gereğinin ifası talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalığın; Davanın, Marka hakkına tecavüzün tespiti, men-i ve manevi tazminat talepli olduğu anlaşılmıştır. Tüm doya içeriği incelendiğinde; Davacı vekilinin 24.10.2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğine ilişkin beyan sunduğunu, feragat beyanını sunulduğu anda sonuç doğurduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeni ile reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davacı davasından feragat etmiş olmakla HMK 307.madde gözetilerek DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-615,40 TL ilam harcının 853,88 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır