İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/167 E. 2025/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/167
Karar No
2025/733
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/167 Esas KARAR NO : 2025/733

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/03/2017 KARAR TARİHİ : 15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın ... Şirketi'nin tek ortağı olarak "..." adresinde restaurant işlettiğini, davalı ...'nın restaurantın %67 hissesi karşılığı 200.000,00 TL ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak bu dönemde davalı ...'nın problemleri olması nedeniyle %67 hissenin ...'a devredildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme ile inşaat masraflarının yaklaşık 200.000,00 TL olacağının hesaplandığını, bu masrafların ortaklar arasında payları oranında paylaştırılacak olduğunu, bu şekilde şirket işleyişine bir süre devam edildiğini ve bu kapsamda davacının payına düşen miktarda dahil olmak üzere belli ödemeler yapıldığını ancak daha sonra bankalar nezdindeki kredi ve pos işlemlerinde davacının sicil nedeniyle problemler çıkması nedeniyle ve diğer ortakların bu durumdan rahatsız olmaları nedeniyle ve işletme önündeki engellerin üstesinden gelinebilmesi için davacının %33 hisse payını da göstermelik olarak ...'a 26/09/2016 tarihinde devrettiğini ancak hisse bedellerinin kendisine ödenmediğini, bunun üzerine tarafların 26/09/2016 tarihinde yeniden bir araya gelerek yapılan devrin göstermelik olduğu konusunda mutabakata vardığını ve ortaklık yapısının daha önceki sözleşmede belirtildiği gibi devam etmek üzere mutabakata varıldığını ve ancak süreç içerisinde davalılar tarafından davacının pasifize edilerek borçlarının reddedildiğini ancak yapılacak inceleme neticesinde resmiyetteki belgelerden öte ortaklığın %33'lük hissesinin davacıya ait olduğunun tespit edilecek olduğunu ve bu nedenle de bu miktar pay bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin davalılardan ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalı ...'nın şirketin muhasebe işleri ile ilgilendiğini bu nedenle husumeti olmadığından davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkili ..., ... Şti.'nin hisse devir bedellerine ilişkin tüm ödemelerini gerçekleştirmiş olup, davalıya ayrıca bir borcu kalmadığı; noter huzurunda gerçekleştirilen hisse devir sözleşmeleri uyarınca borcu bulunmadığı; davalının banka sicil kayıtlarının iyi olmaması, şirketin kredilebilitesinin davalı sebebiyle sıkıntıya düşmesi, davacının müvekkilden gizlediği şahsi ve şirket borçlarının ortaya çıkması sebebiyle ve davacının şirkete borçlu olması sebepleri ile müvekkil ..., davacının kalan hissesini de satın almak için davacıya teklifte bulunduğu ve bu teklifi kabul eden davacı, yine noter huzurunda gerçekleştirilen hisse devir sözleşmesi uyarınca kalan hisseyi müvekkile devrettiği; davacının bu devir işlemini göstermelik olarak tanımlaması asla ve asla kabul edilemeyeceği;hisse devri noter huzurunda imzalanan sözleşme ile ticaret sicilde tescil edilmiş olup, devre ilişkin ödemeler de müvekkil tarafından gerçekleştirildiği; davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu borç miktarlarının gerçekçi olmadığı yönündeki beyanının ne amaçla belirtildiği anlaşılamadığı; müvekkil, davacıya bir çok kez elden ve banka üzerinden para gönderdiği; asıl amacı şirketi bir an önce çalışır hale getirip para kazanmak olan müvekkilimin bu çabasını suistimal eden davacı, müvekkili sürekli ihtiyacı olduğunu, bankaya ödeme yapması gerektiğini, vs ihtiyaçlarını öne sürerek daha fazla para talep etmiş ve en sonunda ekonomik olarak şirketi ve müvekkili zor durumda bırakması sebebiyle de kalan hisseleri müvekkil tarafından satın alındığı; davacı, tüm hisselerini müvekkilime devretmiş bulunduğu; tüm devirler yasal olarak noter huzurunda gerçekleştirilmiş olup, ... Ticaret Sicili'nde de tescil edildiği; davacının yapılan devirlerin görünürde gerçek olmadığını iddia etmesi, ayrıca bu iddiasını ispatlama yükümlülüğü getirdiği; dava dilekçesinde bu iddialara ilişkin bir delil sunmadığı neticeten öncelikle davanın müvekkil ... yönünden husumet yokluğundan reddine, müvekkillerimin davacıya her hangi bir borcu kalmadığından ve hisse devirlerine ilişkin tüm bedellerin ödendiğinden dolayı davanın esastan reddine,yargılama masrafları ve vakalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, limited şirket hisse devir bedelinden kaynaklı alacak davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, Davacı ile davalı ... arasında şirket hisselerinin devri hususunda anlaşma olduğu yönünde ihtilaf bulunmadığı, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddinin gerekip gerekmediği, davalı tarafın davacıya hisse senedi karşılığı bedelleri ödeyip ödemediği hususunun ihtilaf konusu olduğu görülmüştür. Mahkememiz 09/02/2022 tarih ...Esas... Karar sayılı ilamında özetle ''... Türk Hukuku'nda adi ortaklık ilişkisinde ortaklardan birinin sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi halinde ne gibi bir müeyyidenin uygulanacağı hakkında yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay, adi ortaklık sözleşmesinin karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olmadığını ve bu nedenle karşılıklı borç içeren sözleşmelere ilişkin ödemezlik def'i (TBK m.96) ile karşılıklı borç içeren sözleşmelere ilişkin temerrüt hükümlerinin (TBK m.118 v.b, 123 v.b) adi ortaklık sözleşmesine uygulanamayacağı, ancak haklı sebeplerden dolayı ortaklığın feshinin (TBK m.639, bent7) talep edilebileceği kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Ankara, 2020, Adalet Yayınevi, Tamamen Güncellenmiş Ve Genişletilmiş 6. Baskı, s.27)Tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında düzenlenmiş olan harici protokoller ile davaya konu edilen 200.000,00 TL paranın davacıya ödenmesi taahhüt edilen bir borç olmak yerine davacı ile davalı arasında adi ortaklık şeklinde işletilmesine karar verilen ortaklığa konması gereken sermaye olduğu anlaşıldığından davacının bu paradan kaynaklanan bakiyenin kendisine ödenmesini talep etme hakkı olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2025 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamında özetle,''...Davacı vekili, ilk pay devrini müteakiben müvekkilinin içerisinde bulunduğu bazı ekonomik koşullar nedeniyle ... bünyesinde sahip olunan %33'lük hisselerin göstermelik olarak davalılardan ...'a devredildiğini ifade etmiş, 29.09.2016 tarihinde tarafların bir araya gelerek 26.09.2016 tarihinde yapılan devrin göstermelik olduğunu ve ortaklık yapısının daha önceki sözleşmede belirtildiği şekilde devam ettiğini tutanak altına aldığını belirtmiştir. Davacı vekili aynı dava dilekçesinde söz konusu pay devrinden kaynaktanan pay bedelinin ödenmesini de talep etmektedir.... ile ... arasında gerçekleştirilen ikinci devir işlemi hakkında yazılı olan, delil niteliği taşıyan ve dosyaya sunuları tek belge, noter huzurunda onaylanan devir sözleşmesidir. Bunun dışında dava dosyasında Davacı'nın ve Davalılar'ın imzalarının yer aldığı 29.09.2016 tarihli bir belge (“Turanak”) yer almakta olup, bu Tutanak, tarihi itibariyle, ikinci devir işleminden sonra, yani Davalılar'dan ... paylarının % 100'üne sahip olduktan sonra kaleme alınmış bir belgedir. Bu belgede, Şirket'in ortaklık yapısının; ... %33, ... % 34, ... % 33 şeklinde olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu Tutanak'ta pay bedeline ya da devrine ilişkin herhangi bir bilgi, taahhüt ya da benzeri bir iradenin yer almadığı görülmektedir.Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığı; Davacı ile davalı ... arasında şirket hisselerinin devri hususunda anlaşma olduğu yönünde ihtilaf bulunmadığı, davalı ... hakkında ki davanın husumetten reddinin gerekip gerekmediği, davalı tarafın davacıya hisse senedi karşılığı bedelleri ödeyip ödemediği hususunun ihtilaf konusu olduğu şeklinde tespit edilmiştir. HMK' nın 140/3 son cümle uyarınca tahkikat, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları dahilinde yürütülmek zorundadır. Mahkemece, tespit edilen uyuşmazlığa göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davalılardan ...'nın husumet itirazı olduğu halde mahkemece bu yönde olumlu/olumsuz karar verilmemesi yerinde görülmemiştir. Dava, limited şirket hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olup, Yargıtay 11 HD.’nin yerleşik uygulamalarına göre hisse devir sözleşmesinde yazılı bedele ilişkin beyanların aksi yine başka bir senet (yazılı beyan) ile ispat edilebilecektir.Davacı ile davalı ... arasında 13/06/2016 tarihinde noterde hisse devir sözleşmesi düzenlenmiş ve devir bedeli 6.700,00 TL olarak gösterilmişse de aynı tarihte 13/06/2016 tarihli protokol ile taraflar devir bedelinin 200.000,00 TL olduğuna ve oluşturulacak ödeme planıyla ödeneceğine dair de adi yazılı belge düzenlemişlerdir. 13/06/2016 tarihli belgeden tarafların bedelde muvazaa yaptıkları anlaşıldığına göre mahkemece, taraflar arasında düzenlenen belgeye itibar edilerek, 13.06.2016 tarihli hisse devri nedeniyle 13.06.2016 tarihinde imzalanan protokol kapsamında davacının alacaklı olup olmadığının tespiti gerekirken somut olaya uygun düşmeyen yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu dosyasında yapılan yargılamada 25/06/2025 tarihli duruşma ara kararı ile BAM Bozma ilamı doğrultusunda dosyanın 3 kişilik bağımsız denetçi bilirkişiye tevdi ile 13.06.2016 tarihli hisse devri nedeniyle 13.06.2016 tarihinde imzalanan protokol kapsamında davacının alacaklı olup olmadığının tespitinin istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda ..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle,"... protokolde kararlaştırılan 200.000,00 TL bedelin yalnızca 11.500,00 TL'sinin ödendiğine ilişkin taraf beyanları mevcut olup, kalan 188.500,00 TL'ye ilişkin herhangi bir makbuz, dekont, muhasebe kaydı ya da ödeme belgesi ibraz edilmediğini, inşaat harcamalarına ilişkin herhangi bir fatura, dekont, makbuz veya muhasebe kaydının sunulmaması nedeniyle, bu tutarların protokol bedelinden mahsup edilip edilemeyeceği yönünde varsayıma dayalı herhangi bir hesaplama yapılmadığını, bu kalemlere ilişkin bir değerlendirme yapılabilmesi, ilgili döneme ait tüm mali ve belgeli kayıtların ibrazını gerektiği, diğer yandan, ... Ticaret Odası kayıtları ve noter tasdikli hisse devir sözleşmeleri dikkate alındığında; tüm hisse devirlerinin, bedellerinin alındığı beyan edilmek suretiyle noter huzurunda gerçekleştirildiği ve ticaret siciline tescil edildiği anlaşıldığı, bununla birlikte, taraflar arasında imzalanan 13.06.2016 tarihli protokol ve 11.06.2016 tarihli e-posta yazışması dikkate alındığında; protokolde belirtilen 200.000,00 TL bedel karşılığında yalnızca 11.500,00 TL'nin ödendiği taraflarca kabul edilmiş, kalan 188.500,00 TL'ye ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunulamadığını, ayrıca inşaat harcamalarına dair herhangi bir mali belge ya da ilgili döneme ait bilanço ve gelir tablosu dosyaya sunulmadığı" tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davaya konu ...Şirketi'nin tek ortaklı olarak davacı ... tarafından 10.000,00 TL sermaye bedeli ile kurularak 18/12/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır....Şirketi başlıklı adi yazılı ilgili sözleşmede “13.06.2016 tarihinde ..., ..., ... bir araya gelerek aşağıda bulunan kararları imza altına almışlardır.1) ... adresinde bulunan ... Şirketinin %100 hisse sahibi (NEXUS) ...'dan %67 hisse karşılığını 200.000,00 TL tutar ödemeyi taahhüt eden ...'a devir etmiştir,2) 13.06.2016 tarihine kadar 11.500.00 TL'si ödenmiştir. inşaatta kullanılacak tahmini 200.000 TL tutarın hissesi oranı dahilinde düşüldükten sonra kalan meblağın ödenmesi, aylık kâr üzerinden %50'si şirkete sermaye olarak saklanması koşulu ile kalan %50'si ...'ya borç bitene kadar ödenecektir.” hükmü düzenlenip sözleşmenin davalı ..., davalı ..., davacı... tarafından imzalandığı;... 16. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nde özetle, davacı tarafından dava dışı ... Şirketi'ndeki 10.000,00 TL tutarındaki 400 adet paydan 268 adet 6.700,00 TL 'lik payın 6.700,00 TL bedel karşılığında aktif ve pasifiyle davalı ...'a devir ettiği, devir bedelinin nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğu, iş bu hisse devri 27.06.2016 tarihli 9105 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 384 sayfasında yayınlandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından ... Şirketi için ilk devir %67 hisse karşılığını 200.000,00 TL tutar ödemeyi taahhüt eden ... olduğu; kalan %33 kısım için ikinci hisse devrinin ... 16. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nde özetle, davacı tarafından ... Şirketi'ndeki 3.300,00 TL'lik payının tamamını 3.300,00 TL bedel karşılığında aktif ve pasifiyle davalı ...'a devir ettiği,devir bedelinin nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğu, iş bu hisse devri ... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 368 sayfasında yayınlandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 29.09.2016 tarihli tutanak iş bu ikinci devir işleminden sonra, yani davalı ...'nın ... Şirketi'nin paylarının tamamına sahip olduktan sonra düzenlendiği anlaşılmakla şirketin ortaklık yapısının davacı ... %33, davalı ... % 34, davalı ... % 33 şeklinde belirtilmiştir. Ancak iş bu tutanakta pay bedeline ya da devrine ilişkin herhangi bir bilgi, taahhüt ya da benzeri bir iradenin yer almadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde %33'lük hisselerin göstermelik olarak davalılardan ...'a devredildiğini; 29.09.2016 tarihinde tarafların bir araya gelerek 26.09.2016 tarihinde yapılan devrin göstermelik olduğunu ve ortaklık yapısının daha önceki sözleşmede belirtildiği şekilde devam ettiğini tutanak altına aldığını iddia etmiş ise de ikinci devir işlemi hakkında yazılı olan, delil niteliği taşıyan ve dosyada yer alan tek belge iş bu noterlikçe düzenlemiş pay devri sözleşmesidir. Davacı ..., ... ve ... arasında ... Şirketi başlıklı belgeye konu ve mahkememizin 14181 numaralı kasasına alınan ve tarafların imzasına havi 29/09/2016 tarihli " Toplantıya katılanlar, ..., ..., ..., konu: Ortaklık yapısı 29/09/2016 Ortaklık ... adresinde bulunan ... Şirketine ait faaliyet başladıktan sonra anılan şirket adresi başka bir adrese taşınmadığı sürece şirketin tüm borçlarını ödedikten sonra faaliyet karının (brüt satışlardan, satılan mamul maliyeti, sabit giderler ve vergiler düşüldükten sonraki tutardır) %33 oranda yukarıda bahsi geçen kişilere dağıtılacaktır. Ortaklık yapısı: ...: %33, ...: %34, ...:%33, 1)Her ayın 5'de toplantı yapılarak bir önceki aya ait kar/zarar muhasebe tarafından ortaklara sunulacaktır, 2) Şirket kar elde ederse, ortaklar kar üzerinden ihtiyaç da bulunacakları tutarları tüm ortakların rızası ile verebilecektir, 3)Şirket ortaklarından ... 10-11-12/2016 dönemlerinde aylık 2.000,00 TL maaş alacaktır. 4)Şirket ortaklarından ... 10-11-12/2016 dönemlerinde aylık 1.500,00 TL maaş alacaktır. 5)Şirket ortaklarından ... 10-11-12/2016 dönemlerinde aylık 1.500,00 TL maaş alacaktır. 6) Şirket ortaklarından ...'ya 28/09/2016 tarihinde 4.000,00 TL, 28/10/2016 tarihinde 4.000,00 TL, 28/11/2016 tarihinde yaklaşık 4.000,00 TL ödenecektir... İmza" şeklindeki karar ile de ortaklıktaki payların ve karın paylaşımına yönelik karar alındığı görülmektedir. Taraflar arasında imzalanan 29.09.2016 tarihli tutanak davalı ...'nın ...Şirketi'nin paylarının tamamına sahip olduktan sonra düzenlendiği anlaşılmakla şirketin ortaklık yapısının davacı ... %33, davalı ... % 34, davalı ... % 33 şeklinde belirtilmiş ise de pay bedeline ya da devrine ilişkin herhangi bir bilgi, taahhüt ya da benzeri bir iradenin yer almadığı; 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp Noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlanmıştır. Davalı ... yönünden yapılan hisse devirlerine ilişkin noter sözleşmesinde taraf olmadığı, herhangi bir devir işlemi gerçekleştirmediği, bu nedenle hisse devri bedeline ilişkin bir borç üstlendiğine dair dosya kapsamında belge bulunmadığı anlaşılmakla TTK m.595 kapsamında şartlar oluşmadığından davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ile davalı ... arasında 13.06.2016 tarihli protokole ilişkin devir bedelinin 200.000,00 TL olduğu tarafların kabulünde olup davacı adına 11.500,00 TL ödendiği tarafların kabulündedir. İnşaatta kullanılacak tahmini 200.000 TL tutarın hissesi oranında düşüldükten sonra kalan meblağın ödenmesinin kararlaştırıldığı, kaldırma kararı öncesi alınan kök raporda masraf ve ödemelere ilişkin kayıtların ibraz edilmediği, ek raporda davalının fiili yaptığı harcamaların dikkate alındığı iş bu masraflar içerisinde davacıya elden verilen harçlıklar,kiralar ve bankaya yatan paraların dikkate alındığı; ödemelere ilişkin bilgilerin açık ve net olmadığı anlaşılmakla kaldırma ilamı öncesi alınan ek raporlardaki tespitler hükme esas alınmamıştır. Kaldırma kararı sonrası alınan heyet bilirkişi raporu dikkate alındığında protokolde kararlaştırılan 200.000,00 TL bedelin yalnızca 11.500,00 TL’sinin ödendiğine ilişkin taraf beyanları mevcut olup, kalan 188.500,00 TL’ye ilişkin herhangi bir makbuz, dekont, muhasebe kaydı ya da ödeme belgesi ibraz edilmediği; inşaat harcamalarına ilişkin herhangi bir fatura, dekont, makbuz veya muhasebe kaydının sunulmaması nedeniyle, bu tutarların protokol bedelinden mahsup edilmesi yönünde varsayıma dayalı hesaplama yapılamayacaktır. Davacı tarafından inşaat harcamalarına ilişkin kalemlerin mali ve belgeli kayıtların ibraz edilmediği; inşaat harcamalarına dair herhangi bir mali belge ya da ilgili döneme ait bilanço ve gelir tablosu dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla protokol kapsamında davacı davalı ...'dan alacaklı olduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davanın davalı ... yönünden reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 341,55 TL harç ve 3.890,47 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 3.616,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 39.649,99 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/10/2025

KATİP ... ¸e-imzalıdır

HAKİM ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/167, K. 2025/733, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-167-e-2025-733-k-36a34d02ff2e