İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/155 E. 2026/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/155
- Karar No
- 2026/160
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/333 Esas KARAR NO : 2026/136
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya mal temin ettiğini, bu teslim karşılığı 18.09.2024 tarihli 280.896,32 TL bedelli ve 05.09.2024 tarihli 242.907,20 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafından 05.09.2024 tarihli faturanın 42.907,20 TL tutarındaki bakiye kısmının ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin davalıdan olan toplam 323.803,87 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsil edilemediğinden davalı aleyhine Beşiktaş ... Noterliğinin 06.02.2025 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya keşide edildiğini; ancak ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkiline gönderilen ödeme emrine karşı yapmış oldukları itirazda da belirtildiği üzere, müvekkilinin davacıya talep edilen miktarda bir borcunun bulunmadığını, davacının dava dosyasına sunduğu faturaların müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile uygunluk arz etmediğini, nitekim dosya kapsamında celp edilecek BA-BS formlarında da davacıya ilişkin belirtildiği şekilde bir borç bulunmadığının görüleceğini, davacının kendi inisiyatifi ile kestiği işin veya birim bedelin somut olarak açık dahi olmadığı faturalar ile alacak iddiasında bulunduğunu, yine bilindiği üzere faturaların dahi tek taraflı olarak düzenlenen ve temel hukuki ilişkinin varlığına kesin delil teşkil etmeyen bir belge oldukları, Davacı tarafça kesilen faturalarda, müvekkili şirketi doğrudan likit bir borç altına sokan hukuki bir gerçeklik mevcut olmadığı ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile Açılan davanın müvekkili şirketin davaya konu icra dosyasıyla talep edilen miktarda bir borcu bulunmadığından davanın reddi ile, reddedilen miktar üzerinden kötü niyetli takip yapıp dava açan davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ifa edildiği iddia edilen hizmet ve teslim edildiği iddia edilen mallara ilişkin düzenlendiği belirtilen 2 adet faturadan kaynaklanan alacağa dair İstanbul ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...Anonim Şirketi, borçlunun ... Ticaret Anonim Şirketi olduğu, takibin 327.735,74-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturadan kaynaklanan alacak olduğu, 25/02/2025 tarihli ödeme emrinin 09/03/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 10/03/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi 17/11/2025 tarihli raporunda özetle; taraf ticari defterlerin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfı taşıdığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, tarafların açık hesap usulü çalıştıkları, Davacı ...A.Ş. ve davalı ... A.Ş defter kayıtları ile yevmiye defteri muavin hesap dökümlerinde yapılan incelemede her iki tarafın kayıtlarında davacının, davalıdan 323.803,52 TL alacağının işli olduğu görüldüğünden, dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı, birbirini teyit ettiği, borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğu değerlendirildiğini, davacının, davalıdan İstanbul... İcra Müdürlüğü ... esas Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 323.803,52-TL asıl alacak, 3.932,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 327.735,74 TL talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan, 323.803,52-TL asıl alacak, 3.932,22 TL işlemiş faiz (Taleple bağlılık ilkesi gereğince) 327.735,74 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının 323.803,52 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %49,25 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının...Anonim Şirketi, borçlunun ...Anonim Şirketi olduğu, takibin 327.735,74-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturadan kaynaklanan alacak olduğu, 25/02/2025 tarihli ödeme emrinin 09/03/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 10/03/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 12/05/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında mal alım satımına dair ticari ilişki bulunmakta olup, davacı ve davalının ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri bilirkişi aracılığıyla incelenmiş, davacının ve davalının defterlerinin usule uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfını taşıdığı belirlenmiş olup, tarafların incelenen ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerine göre davacının davalı adına düzenlediği 4 adet fatura bulunduğu, bu faturaların temel fatura niteliğinde olduğu ve elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği, davalının ise söz konusu faturalara itiraz ettiğine dair veri bulunmadığı belirlenmiş, ayrıca davacının davalı adına düzenlediği faturalara ilişkin tarafların celp edilen Ba Bs bildirim kayıtları incelendiğinde davacı ve davalı tarafından alım ve satım sildirimlerinin yapıldığı ve tarafların kayıtlarının birbirini teyit ettiği belirlenmiş, tarafların sürdürdüğü ticari ilişki kapsamında davacının davalı adına düzenlediği faturaların ve davalı tarafından yapılan ödemelerin de cari hesaba kaydedildiği, davalının da itirazının bulunmadığı belirlendiğinden fatura içeriklerinin kesinleştiği anlaşılmış, cari hesap kayıtlarına göre davacının davalıdan bakiye 323.803,52-TL alacaklı olduğu ve davacının davalıya keşide ettiği Beşiktaş ... Noterliği 06/02/2025 tarih ve...ye numaralı ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin bitimi itibariyle davalının 10/02/2025 tarihinde temerrüte düştüğü, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ise bilirkişi tarafından yapılan hesaplaması neticesinde 6.116,78-TL tutarında olduğu, bu tutarın ise takiple talep edilen tutardan fazla olması nedeniyle davacının talebi ile bağlı kalınarak davalının takibe itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesinin .. esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 65.547,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 22.387,63-TL harçtan peşin alınan 3.958,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.429,40-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.150,00-TL posta gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL başvurma harcı, 3.958,23-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 15.811,13-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 52.437,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸ "Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"