İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/149 E. 2026/304 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/149
Karar No
2026/304
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/149 Esas KARAR NO : 2026/304

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından 17/09/2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü Sorumluluk sahasında bulunan "... ... / İstanbul" adresinde yapılan çalışma esnasında davalı yanca dikkat edilmemesi üzerine müvekkiline ait AG tesisine hasar verildiğini, hasar bedelinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine, ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafların itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir . Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı çalışmanın, davacı yanın ön bilgisi ve onayı ile yapıldığını, müvekkilinin tüm teknik kurallara uyduğunu, kazı sırasında davacıya ait olduğu iddia edilen kabloların ortaya çıkması ile işlemin yarıda kesilerek , davacı firmaya haber verildiğini belirterek davanın reddini , alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu yerden müvekkili idare elemanlarınca bir çalışma yapılmadığını, diğer davalılar tarafından çalışmanın yapıldığını, müteahhit firmanın, yaptığı işler ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise , kusur -zarar- illiyet bağının oluşmadığını, müvekkilinin eylem işlemlerinden doğan bir zararı olmadığını, çalışmayı yapanın diğer iki davalı olduğunu, ayrıca olaya ilişkin davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediğini, zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğini belirterek , davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile davalı ... ... arasında imzalanan devir sözleşmesi ile , müvekkilinin tüm hisselerini davalı ... ... devir ettiğini, müvekkilinin meydana geldiği iddia edilen hasar ile bir ilişiğinin bulunmadığını, dosyanın müvekkili yönünden husumet yönünden reddi gerektiğini beyanla davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalı tarafça yapılan kazı çalışması sırasında meydana getirildiği beyan edilen hasar nedeniyle maddi zarar oluştuğundan bahisle başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ..... A.Ş vekili tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüş olup; somut olaya uygulanması gereken 6098 Sayılı TBK'nun TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Ancak haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemden doğmuş ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüş ise haksız fiil sorumluluğunda da uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Davaya konu olayın maddi hasara dayalı olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davacı tarafın davaya konu ettiği maddi tazminat taleplerini 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiş olup aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibinin yapılması zamanaşımını kesen nedenler olarak belirtilmiştir. Kanunun 156. Maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde; dava konusu olayın 17.09.2022 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça bu olay nedeni ile 2 yıl geçmeden 15.01.2024 tarihinde talep tutarı da belirtilerek davalılar hakkında icra takibinin başlatıldığı, eldeki davanın ise yine takip tarihinden 2 yıl geçmeden 27.02.2025 tarihinde açıldığı ve böylece zamanaşımının dolmadığı anlaşılmıştır. Yine davalıların takibe itirazları davacı tarafa tebliğ edilmediğinden İİK 67 gereği 1 yıllık hak düşürücü sürenin de işlemeye başlamadığı ve bu sebeple dava açıldığında dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine hasar bedeli alacağına istinaden faizler dahil toplam 4.296,14-TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalıların sundukları itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Davacı yeraltı kablolarının elektrik dağıtım şebekeleri enerji kabloları uygulama usul ve esasları hükümlerinde belirtilen derinlik şartlarını sağlamadığına dair davalılarca sunulmuş belge bulunmadığı, açıklanan gerekçelerle davacı şirket bakımından müterafik kusur şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır . Hasarın meydana geldiği 17.09.2022 tarihinde davalılarca alınmış geçerli bir altyapı kazı ruhsatı bulunmadığı, ruhsatın olaydan sonra 19.09.2022 - 23.09.2022 tarihleri arasında alındığı ve bu sebeple davalıların meydana gelen hasardan ruhsatsız kazı kapsamında sorumluluğunun bulunduğu açıkça ortadır. Dosyaya sunulan 30.05.2022 tarihli devir sözleşmesi incelendiğinde, dava konusu hasarın meydana geldiği 17.09.2022 tarihinden önce , işin davalı ... A.Ş tarafından diğer davalı ... Şti'ne devredildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, hasar tarihi itibariyle işin fiilen ... A.Ş uhdesinde bulunmadığı sabit olup, davalı ... A.Ş'ne kusur atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır . Hasar adresindeki çalışma, davalı ... yüklenicisi ... Şti tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici - diğer davalı şirket ... üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin E.2007/16515 ve K.2007/17740 sayılı 22.11.2007 tarihli kararı da gözetilerek) Değerlendirmeler doğrultusuna; Takibin 267,16-TL (KDV dahil malzeme bedelinden ibaret asıl alacak) + 69,76-TL (takip tarihine kadar işlemiş faiz) =336,92-TL tutar üzerinden davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... ... adına devam edebileceği, Görüş ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuştur. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 17.09.2022 tarihinde yapılan kazı çalışmaları sırasında davacının tesislerine zarar verildiği, davalı ... tarafından zarar nedeni ile hasar bedelinden yalnızca yüklenici şirketin sorumlu olduğu savunulmuş ise de davalı ...'nin TBK'nın 66. maddesi gereğince “Adam çalıştıran” sıfatıyla sorumlu olacağı, bunun aksine olan ve iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar gören ve iç ilişkinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, yine diğer davalı şirketler arasındaki devrin de yalnızca iç ilişkiyi ilgilendirmesi nedeniyle davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, zira davacının devir sözleşmesinde taraf olmadığı, ayrıca kazı mahallinde davalılar .....A.Ş ve ... A.Ş nin yüklenici firma olarak adının yazılı olduğu bir tabelanın yer aldığı, bu sebeplerle davalıların davacıya karşı birlikte sorumlu oldukları, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca malzeme, KDV ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 336,92 TL nin davacı zararı olduğunun belirlendiği, yine kabloyu döşeyen davacının müterafık kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafın dağıtılamayan enerji bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden itirazlarının değerlendirilmesinde ise; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/5364 esas, 2020/162 karar sayılı, 2018/1089 esas, 2018/5527 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere tazminat hukuku alanında gerçek zarar ilkesi geçerli olup zarar görenin, ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği, anılan gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği,( Emsal karar İstanbul BAM 4. H.D 2023/783 esas, 2024/2603 karar) tüketilmeyen elektriğin, santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olduğu, kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemeyeceği ( Emsal karar İstanbul BAM 4. H.D 2022/2559 esas ve 2024/2021 karar) anlaşılmakla; davanın 267,16-TL KDV dahil asıl alacak, 69,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 336,92-TL üzerinden kısmen kabulüne, dava konusu alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 267,16-TL asıl alacak, 69,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 336,92-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 732-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan 6.130,40TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 480,62-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 336,92-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 336,92-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin ve 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Devletçe karşılanan 3.800-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 297,92 TL 'sinin davalı taraflardan, bakiye 3.502,08 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/149, K. 2026/304, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-149-e-2026-304-k-27ccdd374693