İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/142 E. 2025/400 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/142
- Karar No
- 2025/400
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/142 KARAR NO : 2025/400
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 18/02/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin % 20 hissedarı olduğunu , şirketin yönetiminin ise ----- adlı bir şahıs tarafından idare edilmekte olduğunu, müvekkilinin bir süreden beri şirketin usulsüz faaliyetleri ile ilgili -------kayıtlı ancak gerçekte başkalarına ait ve hayır için alınan yüzlerce taşınmaza ilişkin şaibeli işlemlerin mevcudiyetine dair, somut delillere dayalı duyumların alındığını, aynı şekilde şirket aleyhine yine gayrimenkullerle ilgili şirket aleyhine davalar açıldığını ve bir kısım şikayetlerde bulunulduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin bunun üzerine, -----. Noterliğinin 02.12.2024 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarı ile; 6102 sayılı Kanun’un 411 ve devamı ile 438 ve devamı maddeleri uyarınca, şirket Yönetim Kurulu'ndan bilgilendirme istediğini, ve Şirket Genel Kurulunun toplantıya çağrılmasının, toplantıda somut bilgi ve belgelere dayalı iddiaların ayrı ayrı müzakere edilmesi ve özel denetçi atanması talebinde bulunulduğunu, şirket'in yönetim kurulu'nun, ----. Noterliğinin 10.12.2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarı ile;taleplerinin kabul edildiğini, taleplerinde belirtilen gündem maddelerinin tek tek aynen sıralandığını, Genel Kurulun bu gündem maddeleriyle 19.01.2025 tarihinde toplanacağını, toplantıdan önce şirkete ait defter ve kayıtlarının 03.01.2025 tarihinde Şirket merkezinde tüm pay sahiplerinin incelemesi için hazır bulundurulacağının bildirildiğini, ancak 03.01.2025 tarihinde şirket merkezine bilgi ve belgeler incelenmek üzere gidildiğinde, çağrıda belirtilen özel gündem maddelerine ilişkin olarak şirket'in hiçbir bilgi ve belgesinin incelemelerine sunulmadıklarını, incelemeye ilişkin düzenlenen tutanağa, taraflarıca belirtilen hususun şerh düşüldüğünü, şirket genel kurulu'nun 19.01.2025 tarihinde toplandığını, ancak çağrıda belirtilen özel gündem maddelerine ilişkin olarak şirketin hiçbir bilgi ve belgesinin incelemelerine sunulmadığını, bu gündem maddelerinden hiçbiriyle ilgili somut bir değerlendirme ve tartışma yapılmadığını, şirket yöneticisinin genel geçer ifadelerle tüm gündem maddelerini geçiştirdiğini, özel denetçi taleplerinin de çoğunluk oyuyla reddedildiğini, böylece çoğunluk oyuna sahip ortaklar ve şirket yöneticisinin, azınlık oyuna sahip olan müvekkilinin somut bilgi ve belgelere dayanan iddialarla ilgili bilgi edinmesini engellediğini, açıkça bilgi ve ve belgeleri gizlediğini, özel denetçi marifetiyle inceleme yapılmasından kaçındıklarını, bu durumun somut bilgi ve belgelere dayalı olan iddiaları daha da güçlendirdiğini, çoğunluk oyuna sahip ortakların talimat ve yönlendirmeleriyle şirket yönetiminin gerçekleştirdiği şaibeli gayrimenkul işlemleri ile ilgili olarak açılan birtakım hukuk ve ceza davalarının olduğunu, tüm bu davaların 3. şahıslara ait olması gereken taşınmazların emaneten şirkete verildiğini, bir süre sonra şirketin usulsüz işlemler yaptığını, bu malları sahiplendiğini iddia eden şikayetler üzerine başlatılan soruşturmalar ve tapu iptali davaları olduğunu, şirket’te 2018-2023 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan ----- halen devam etmekte olan ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- soruşturma numaralı dosyası kapsamında verdiği ifadesinde tüm iddiaları doğruladığı bilgisini edindiklerini,müvekkiline ulaşan ve kamuoyuna da yansıyan haliyle şirketin aktifinde kayıtlı taşınmazların en azından önemli bir bölümünün güven ilişkisi çerçevesinde şirkete verildiğini, gerçekte bedel ödenmeksizin iktisap edildiğini, mevcut durumda ise bu taşınmazlarla ilgili üçüncü kişilerin çeşitli hukuki yollara başvurduğunun öğrenildiğini, açıklanan bu süreçle ilgili detaylı ve kesin bilginin müvekkili tarafından elde edilmesinin ve mahkemeye sunulmasının imkansız olduğunu, müvekkilinin bu duruma ilişkin şirket kayıtlarında inceleme yapma talebinin dahi şirket yöneticileri tarafından “ticari sır olabileceği” gerekçesi ile reddedildiğini, aynı konulardaki genel kurulda da hiçbir detay içermeyen genel geçer ifadelerle soruların yanıtsız bırakılarak geçiştirildiğini, genel kurula sunulan 2023 ve 2024 yılı faaliyet raporlarında dönem kar ve zararları ile faaliyet kar ve zararları konusunda tutarsız açıklamaların yapıldığını, elde edilen gelirin hangi taşınmazlardan edinildiği, taşınmaz satışı veya kiralaması işlemlerinin detaylarının neler olduğunun; ne genel kurul öncesi kullanılmaya çalışılan bilgi edinme hakkı yoluyla ne de genel kuruldaki sorularla ortaya çıkarılamadığını, iddia edilen usulsüzlüklerin ve üçüncü şahısların güvene dayalı taşınmaz devirleri gibi hususlara esasen müvekkili gibi diğer hissedarların da zarara uğratıldığı işlemler olduğunu, şirketin gerçekte bedel ödemeksizin güven ilişkisi çerçevesinde taşınmaz tapuların iktisap etmesi durumunda bunları iade etmemekte ısrar edilerek hukuki ve cezai yollara başvurulmasına sebep olunduğu takdirde bu taşınmazların şirket aktifinden bu süreçlerin sonunda çıkacağını, ve ayrıca şirketin bu sebeple yargılama giderlerine, vekalet ücretlerine mahkum edileceğini, diğer yandan bu taşınmazların şirket yöneticisinin ifade ettiği gibi gerçekten ticari işlemlerle ve bedeli ödenerek satın alınmış ise onlarca ilde dört yüze yakın taşınmazın maliki olan bir şirketin sadece genel kurulda beyan edildiği tutar kadar gelir elde etmiş olmasının muhal olduğunu, böyle bir durumun, gelirlerin eksik gösterildiği veya başka şekillerde şirket kayıtlarından gizlenerek işlem yapıldığı anlamına geldiğini, bunun da ortaya çıkarılması için yine özel denetçi atanarak detaylı bir inceleme yapılması gerektiğini, şirket hissedarlarından dört tanesinin hisselerinin ------ Vakfı’na devrettiklerinin genel kurula katılan temsilciler tarafından beyan edildiğini, yapılan son genel kurulda öğrenilen bu hususun, müvekkilinin özel denetçi atanmasını talep etmesini gerekli kılan üçüncü şahıs şikayet ve taleplerini teyit eder nitelikte olduğunu, zira şirketin 400 civarındaki taşınmazının çoğunluğu hakkında “güvene dayalı emaneten tapu devri” iddialarında ilgililerin çoğunun “taşınmazın uzun yıllar hayır amacıyla kullanılabilmesi için ----- Vakfı”na devredilmesi istenerek işlem yapıldığını, adı geçen vakıf yerine şirkete tapu devri yaptırıldığı" yönünde beyanlarda bulunduğunu, adı geçen vakıf ile şirket arasında bir paravan ilişki oluşturulduğunu, şirket hisselerini devreden hissedarların aynı zamanda ----- Vakfı’nın da resmi ve gayri resmi yöneticileri olduğunu, üçüncü şahıslardan alınan taşınmazların şirket hisselerinin çoğunluğuna sahip olan ------ Vakfı aracılığıyla yine bu vakfı da yöneten hissedarların şahsi tasarrufuna konu olacağının anlaşılacağını, genel kurulun akabinde de zaten şirketin diğer ortaklarının müvekkilini haklı çıkararak,-----. Noterliğinin, 10.02.2025 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarı ile şirket hisselerini, yine kendilerinin mütevelli heyeti ve sahibi oldukları ------ Vakfına devrettiklerini beyan eden ihtarnameyi müvekkiline yolladıklarını, Özel denetimin bu ihtarla mecburi bir hal aldığını, 2023 yılı içinde şirketin 391.569,10 TL zarar açıkladığını, ve 2024 yılı için ise sadece 7.000.000 TL kar açıkladığını, tahminen 300'ün üzerinde taşınmaza sahip olan şirketin bu şekilde dengesiz bir yönetim ortaya koymasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkiline verilen finansal ve mali tabloların incelendiğinde gelirlerin son derece düşük olduğunu ve şirketin büyük malvarlığına karşılık zarar veya yok denecek kadar tutarda kârının nereden kaynaklandığına dair bilgi istendiğini ve bunun için ---- Noterliğinin 02.12.2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarı ile şirket işleyişiyle ilgili bilgi, belge ve açıklama istendiğini aynı zamanda da genel kurul çağrısı yaptığını, bunun üzerine şirket yönetimi tarafından 19.01.2025 tarihinde göstermelik bir genel kurul icra edildiğini, şirketin diğer % 80 hissesine sahip hissedarlarının ve aslında sadece bu kısmı temsil eden yönetici ------ katıldığı genel kurulda, maddi gerçeklerle bağdaşmayan ve doğru olmadığını net olarak bildikleri konularda hilafı hakikat bir tavır sergilendiğini, ve müvekkilinin şirkette ne olduğuna ilişkin bilgi sahibi olmasının engellendiğini, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin mal varlığı ve harcamaları konusunda hiçbir bilgiye sahip olamadığını, diğer hissedarlarla birlikte yönetim kurulu başkanının müvekkiline karşı bir tavır koyduğunu, ve yapılan genel kurulda açıkça müvekkilinin haklarının yok sayılarak müvekkilinin hissedar olduğu şirketten bir anlamda dışlandığını, bu durumun şirketin kötü yönetildiği ve aslında gerçek mecrasından uzaklaşarak bazı kanunsuz işlerin mevcut olduğu yönünde bir şüphe oluşturduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından özel denetim yapılmasının talep edildiğini ancak hakim hissedarın, müvekkilinin bilgi alma hakkını engellemek için genel kurul tutanağının 10 numaralı kararı ile oy çokluğu ile bu talebini reddettiğini, müvekkilinin ne şirketin malvarlığı hakkında bilgi sahibi olduğunu ne de şirketin nasıl idare edildiğini bilmemekte olduğunu, her taleplerinin oy çokluğu ile reddedildiğini, ve müvekkilinin bilgi sahibi olmasının engellendiğini,tüm bu nedenlerle davalı------ özel denetçi atanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının azınlık pay sahibi -----. Noterliğinin 02.12.2024 tarih ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gündemi belirlemek suretiyle olağan genel kurul yapılmasını ve toplantıdan önce şirket kayıtlarının incelemeye hazır bulundurulmasını talep ettiğini, müvekkili şirketşn ise ---- Noterliğinin 10.12.2024 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile olağan genel kurul talebinin kabul edildiğini, davacı azınlık pay sahibinin talep ettiği gündem maddeleri ile genel kurul toplantısının yapılacağını ve şirket kayıtlarının toplantıdan 15 gün önce şirket merkezinde hazır edileceğinin bildirildiğini, davacı azınlık pay sahibinin talebinin ve müvekkili şirketin kabulü doğrultusunda 03.01.2024 Tarihinde TTK madde 437 gereğince pay sahiplerinin incelemesine sunulması gereken finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, imza karşılığında davacı azınlık pay sahibi vekiline teslim edildiğini, 19.01.2025 tarihinde şirket genel merkezinde olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, davacı azınlık pay sahibinin özel denetçi talebinin reddedildiğinden dolayı huzurdaki davanın açıldığı aşamasına gelindiğini, davacı azınlık pay sahibi tarafından bu davaya konu edilen taleplere ilişkin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmadığını, şirkete ait yüzlerce taşınmaza ilişkin şaibeli işlemlerinin mevcudiyetine dair somut deliller olduğu iddia edilmişse de genel kurul toplantısında sorulmasına rağmen davacı azınlık pay sahibinin herhangi bir somut delil sunamadığını, genel kurul toplantı tutanağının 10. Maddesinde bu beyanın kayıtlara geçtiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların, genel kurulda sorulan sorulardan da farklı olduğunun anlaşıldığını, aynı şekilde huzurdaki davaya konu edilmiş şirkete ait "taşınmaz listesi" ve ----- Vakfı mütevelli heyetine ilişkin taleplerin davacının belirlediği genel kurul gündeminde yer almadığını, bununla birlikte genel kurul tutanaklarında "ticari sır" gerekçesiyle reddedilen herhangi bir bilgi alma talebinin de bulunmamakta olduğunu, davacının genel kurul gündemine eklediği tüm sorulara ilişkin net cevaplar verildiğini ve TTK madde 437/1'de yer alan tüm belgelerin teslim edildiğini, davacının ileri sürdüğü iddialara dair hiçbir somut delil gösterememesine rağmen davacı iddialarına ilişkin bağımsız denetçi tarafından inceleme yapılmasının toplantı gündemine alındığını fakat davacının bağımsız denetçi oylamasında ret oyu verdiğini, buna rağmen şirketin diğer hissedarlarının olumlu oyu ile bağımsız denetçi seçildiğini, bu hususun genel kurul toplantı tutanağının 8. Maddesinde kayıtlara geçtiğini, ret oyu kullanan davacının işbu davayı açarak özel denetçi talep etmesi hakkının kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğunu, bağımsız denetçi ile sözleşme imzalandığını ve inceleme başlatıldığını, şirket hakkında bir takım iddialar ileri süren, pay sahipliği haklarının zedelendiğini iddia eden davacı ortağın bağımsız denetçi oylamasına ret oyu kullanmasının huzurdaki davada hukuki yararın olmadığını gösterdiğini, Özel denetçi talebine gerekçe gösterilen bir diğer konunun ise dönem kar ve zararları ile faaliyet kar ve zararları konusunda genel kurulda tutarsız açıklamalar yapıldığı iddiası olduğunu, finansal tablolarda şirketin genel kurul toplantısının kapsadığı yıllara ait tüm bilgilerin bulunmakta olduğunu özel denetim talep edebilmek için talebin yöneticilerin sorumluluk davasını açmadan evvel spesifik bir veya birkaç konuya ilişkin olması ve bunun delillerinin de ikna edici şekilde sunulmuş olmasının gerektiğini, davacı azınlık pay sahibinin finansal tabloların genel olarak şirket kayıt ve defterlerine uygun olmadığını düşünüyorsa ilgili genel kurul toplantısının finansal tabloların onaylanmasına dair maddesinin iptalini istemesi gerektiğini,Özel denetimin sınırlı hallerde istenebilmekte olduğunu amacının şirketin genel durumunun araştırılması gibi genel içerik taşımayacağını, dolayısıyla davacı pay sahibinin dönem kar ve zararları ile faaliyet kar ve zararları konusunda genel kurulda tutarsız açıklamalar yapıldığı iddiasının genel nitelikte olup özel denetimin konusunu oluşturmadığını, şirket hisselerinin dava dışı ------ Vakfına devredilmiş olmasının bu davaya konu iddialar arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, özel denetim talep edilen bir kısım konuların genel kurulda konu edilmediğini, genel kurulda sorulan tüm sorulara ise net cevaplar verildiğini, şirkete bağımsız denetçi atandığı, özel denetim talebinin şirketin yaklaşık 30 yıllık kayıtlarını kapsadığını ayrıca ikna edici hiçbir delilin sunulmadığının dikkate alındığında davacı azınlık pay sahibinin bir kısım konular hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının gerektiği gibi kullanmamasının, bilgi isteminin konusu ile özel denetim konusunun farklı olmasının ve özel denetim talebinin genel ve soyut talepler içermesi nedenleriyle özel denetçi talebinin yasal şartlarının oluşmadığını,tüm bu sebeplerle özel denetim şartlarının oluşmaması nedeniyle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın 6102 Sayılı TTK'nın 438 ve 439. maddesi uyarınca dava dilekçesinde dile getirilen nedenlerden ötürü davalı şirkete özel denetçi atanmasının hukuken mümkün olup olmadığına ilişkindir.Türk ticaret kanunun 438. Maddesi " Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir. Kanunun 439. Maddesi " Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. " Kanunun 440. Maddesi " Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir " hükümlerini düzenlemiştir.Özel denetçi tayini talep edebilmek için Pay sahiplerinin genel kuruldan daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmaları gerekir. (TTK m.438/1)ikinci olarak Özel denetimin konusunu belirli olaylar oluşturmalıdır. Belirli olaylar,içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Üçüncü Koşul. Özel denetime müracaat için, “pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olmalıdır.” Burada pay sahipliği hakkı ile özel denetim konusu arasındaki ilişkinin kanıtlanması, özel denetçi atanması isteminde bulunan pay sahibine aittir.Belirtmek gerekir ki, sadece merak saikiyle özel denetçi atanması istenilemez.Özel denetçi atanması ile bilgilerin doğrulanması denetimi değil, anonim ortaklık faaliyetleri kapsamındaki belirli bir konu hakkında gerçeklerin ortaya çıkarılması amacı doğar. Diğer yandan özel denetim kurumu, anonim şirketi etkileyecek sonuç veya etki ortaya çıkaran bir müessese olmayıp, pay sahiplerinin başvurabileceği bir araştırma ve inceleme aracıdır.TTK. m. 348 ile amaçlanan, kurucular ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında tazminat ve ceza davaları açılabilmesine olanak sağlayacak işlem ve eylemleri ortaya çıkarmak, bilançonun gerçeklik ve doğruluk ilkesine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini anlamak, esas sermaye artırımı, azaltılması ve tasfiye gibi işlemlerin kanun ve anasözleşme çerçevesinde yapılıp yapılmadığını saptamak, yolsuz işlemlerin delillerini toplamaktır. Bilindiği üzere, TTK. m. 363 uyarınca, anonim ortaklıkta pay sahiplerinin ortaklığın defterleri ve hesapları ile diğer belgelerini doğrudan doğruya inceleyebilme yetkileri ve bireysel denetleme hakları bulunmamaktadır. Bu nedenle, TTK. m. 348’in önemi TTK. m. 363 ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkmaktadır. Kurucular ve yöneticiler ile denetçiler aleyhine tazminat davaları ve bu kimselerin işlemleri hakkında da iptal veya hükümsüzlüğün saptanması davalarının açılabilmesi ancak güvenirliğinden şüphe duyulan işlemlerin incelenmesi ve bu suretle bir takım şeylerin su yüzüne çıkması ile mümkündür. TTK. m. 348 ile pay sahiplerine ve azınlığa verilen söz konusu hukuksal yolun kullanılması sonucu atanan özel denetçi, talep edilen faaliyetleri inceleyecektir. Azınlık pay sahipleri, yolsuz işlemleri ve bunların delillerini bu sayede saptayarak, tazminat ve hükümsüzlüğün tespiti davalarını açabileceklerdir. Böylelikle “azınlığın korunması” nihai amacına ulaşmış olacaktır. TTK. 348/f. 2 hükmüne göre, azınlık pay sahiplerini tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması şart değildir. Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ancak ortaya çıkacaktır. Ayrıca özel denetçi tayinine dayanarak yapılacak vakıalar yönünden kesin hüküm de söz konusu edilemeyeceğine göre, kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür.” ( Bkz. Yargıtay. -------- Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin ------ sayılı 03.07.2000 tarihli kararında, Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin------sayılı 28.01.2002 tarihli kararında özetle; “azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin bir biçimde kanıtlanmasının şart olmadığını ve özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emarelerin yeterli olduğu belirtilmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında özel denetçi tayin edilmesini talep edebilmek için; A) Daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı, B) belirli olayların açıklığa kavuşturulmasını amaç edinilmiş olmalı C)özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır. Buna göre özel denetçi talep hakkı ikincil karakterde bir haktır. Çünkü özel denetim isteyebilmek için pay sahibinin daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Özel denetçi atanmasını isteme açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılmak amacına yönelik olmakla birlikte kapsamlı bir bilanço incelemesi değildir. Özel denetim yönetici ve denetçilere kaşı açılacak sorumluluk davasına bir hazırlık amacı taşımaktadır. Özel denetim aynı zamanda şirketin sevk ve idaresi hususunda amaca uygunluk veya yerindelik incelemesi de değildir. Yalnızca amaca aykırılıklar değil, kuralsızlıkların da açıklanması gerekir. Özel denetçi atanmasına ilişkin şekli ve maddi koşullar ise şunlardır; A) Bilgi alma ve inceleme hakkı daha önce kullanılmış olmalı B) bilgi isteminin konusu özel denetim konusunun aynı olmalı C) Mutlaka Özel denetimle ilgili genel kurulun onay veya red kararı olmalı D) Red halinde sermaye katılım oranı (duruma göre %10 veya %5 ) veya belirli tutarda (1 milyon TL tutarında itibarı değerde) paya sahip olunmalı E) Dava süresi içinde açılmış olmalıdır. Özel denetçi tayini isteyebilmek için Ticaret kanununun 437/5. Maddesindeki davanın önceden açılmış olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak Yukarıda da zikredildiği üzere özel denetçi ancak somut bir olay, belirli bir olayın aydınlatılması amacı ile istenebilmektedir. Aynı zamanda özel denetçi tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir. Kurucuların veya şirket organlarının şirkete veya pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerekmektedir. Doktrinde aşırı ve ölçüsüz taleplerde bulunulması, 30-40 civarındaki olayın özel denetim ile açıklığa kavuşturulması gibi istemler, şirketin piyasadaki genel durumunun araştırılması gibi muğlak konularda özel denetim istenemeyeceği savunulmaktadır.------ Dava konusu olayda davalı şirketin tarafı olduğu savcılık soruşturma dosyaları ve icra takip ve derdest dava dosyaları celp edilerek incelendiğinde; savcılık soruşturma dosyalarının neredeyse tamamında şikayetçilerin davalı şirketin usulsüz şekilde gayrımenkulleri edinmeye çalıştığı yolunda şikayetler olduğu, şirket hakkında onlarca dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarından soruşturmalar bulunduğu, derdest icra takiplerinde keza yine kira borcuna istinaden takip başlatılan takip borçlularının da yukarıdaki şekidle gayrımenkullerin edinim şekline dair itirazlar ileri sürdükleri toplanan tüm deliller nazara alındığında davacının bu bağlamda genel kurulda keza öncesinde keşide ettiği ihtarda sorduğu sorulara ilişkin şirketin verdiği cevapların ve sunduğu delillerin yetersiz görüldüğü, davacının bu bağlamdaki iddialarının soyut olmadığı, yukarıda ifade edildiği üzere özel denetçi tayini talebinin ileride açılacak yöneticinin sorumluluğu davalarına bir ön hazırlık niteliğinde olduğu, hem soruşturma hem de dava dosyalarından ve hem de takip dosyalarından davalı şirketin haksız mülk edinmek sureti ile davrandığı iddiaları olduğundan davalı şirketin sahibi olduğu mülkleri edinim şekli, kullandırım şekli, bu gayrımenkulden edinilen gelir, kullanım şekli, bu davalar (davaların ve takiplerin kaybedilmesi/haksız çıkılması halinde şirketin uğrayacağı zarar) , soruşturmalar veya takipler nedeni ile şirketin ve davacının zarara uğrama ihtimali, varsa yöneticilerin sorumluluklarının tespiti amaçlarıyla sınırlı olmak üzere Davalı şirketin 2023 ve 2024 yılına ait ticari defter ve dayanaklarının incelenerek bir denetim raporu hazırlanması amacı ile şirkete özel denetçi tayinine karar verilmiş, davacının diğer iddialarına dair ise somut delil sunmadığı, bir kısım alınan kararlara karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de davacının istediği taktirde genel kurul iptali davası açması gerektiği, bu hususun kendi ihtiyarında olduğu nazara alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın Kısmen KABULÜNE; Davalı şirket hakkında 3. Kişilerin şikayetçisi olduğu onlarca soruşturma dosyası olduğu ( uyap sisteminden soruşturma dosyaları celp edilmiştir.)( , özünde hepsinde davalı şirketin dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği, haksız bir şekilde gayrımenkulleri edinmeye çalıştığı gerekçesi ile soruşturmaların olduğu, keza davalı şirkete karşı yine açılmış tapu iptal tescil davaları olduğu bu davaların da özünde inançlı temlike dayanıldığı, davalı şirketin alacaklısı olduğu takip dosyalarında da borçluların benzer şekilde takibe itiraz ettikleri, hem soruşturma hem de dava dosyalarından ve hem de takip dosyalarından davalı şirketin haksız mülk edinmek sureti ile davrandığı iddiaları olduğundan davalı şirketin sahibi olduğu mülkleri edinim şekli, kullandırım şekli, bu gayrımenkulden edinilen gelir, kullanım şekli, bu davalar, soruşturmalar veya takipler nedeni ile şirketin ve davacının zarara uğrama ihtimali, varsa yöneticilerin sorumluluklarının tespiti amaçlarıyla sınırlı olmak üzere Davalı şirketin 2023 ve 2024 yılına ait ticari defter ve dayanakları üzerinde 12.07.2025 saat 14:00'da şirket merkezinde incelenmek sureti ile davacı iddiaları hakkında inceleme tespit ve değerlendirme yapılması hususunda şirkete mali müşavir ----- ile ----- özel denetçi olarak atanmasına, B- Özel denetçi olarak atanan kişilere ayrı ayrı 25.000 TL ücret takdirine, masrafın davacı yanca karşılanmasına, davacı yanca özel denetçi ücretleri yatırıldığı taktirde görevlerinin kendilerine tebliğine, aynı zamanda bu masrafın gerekçeli kararda yargılama gideri hesabında dikkate alınmasına, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı yanca yatırılan 615,40 TL başvuru harcı 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harç, toplam 50.000 TL özel denetçi ücretleri ile 50,00 TL posta ve müzekkere masraflarının taraflardan eşit oranda tahsiline, toplam 51.280,80 TL yargılama giderinin yarısı olan 25.640,40 TL'in davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider/delil avansınından arta kalan kısmın taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Dair taraf vekillerinin huzurunda 6102 sayılı TTK'nın 440. Maddesi gereği istinaf yolu kapalı olmak üzere kesin olarak oy birliği ile karar verildi.