İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/136 E. 2025/1255 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/136
- Karar No
- 2025/1255
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/136 Esas KARAR NO : 2025/1255
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firma 12.08.2024 tarihinde davalı ... Otomotiv ile 0 km ... marka .... 100 KW 2024 model ... Şasi numaralı aracın satışı için anlaşmış işbu anlaşma dolayısıyla şirket hesabına 1.261.000,00 TL ödeme yaptığını, araç satışının yapıldığı gün araç çalıştırıldığında fren sistemiyle ilgili arıza uyarısı verdiğini, yetkililerce yapılan işlem sonucunda arıza giderildiğini, arıza giderilmiş olsa da davacı aracın fren sistemiyle ilgili aynı arıza uyarısını vermesi üzerine 23.08.2024 tarihinde aracı firma servisine teslim ettiğini, devam eden süreçte davalı şirket ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.'ye Beyoğlu .... Noterliği'nin 25.10.2024 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiş ancak taleplerin karşılanmadığını, arabuluculuk süreci başlatılmışsa da olumlu bir sonuca ulaşılamadığını belirterek davacı vekili davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcundan kaynaklı olarak ödenmiş olan bedelin iadesini, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı ... Otomotiv Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, diğer davalı olan ... A.Ş..'nin yetkili satış ve servis bayisi olduğunu, üretimden kaynaklandığı iddia olunan bir ayıba karşı sorumlu olması söz konusu olmadığını, davacı, terditli talepleri arasında aslilik-ferilik ilişkisi kurulamamış olup, usul ve yasaya aykırı olarak terditli şekilde oluşturulmuş olan talep sonucu karşısında, davacı tarafın asıl talebinin açıklattırılması gerektiğini, davacı yasal seçimlik onarım seçeneğini kullandığını, dava konusu araç, üretici/tedarikçi ... Pazarlama A.Ş tarafından yetkili bayi olan müvekkili olduğu şirkete olarak satılmak üzere tahsis edildiğini, dava konusu araç davacı şirkete satılmış ve 12.08.2024 tarihinde fatura edildiğini, davacı taraf aracı teslim alınırken, incelemiş, muayene etmiş ve aracın herhangi bir ayıbı olmadığını belirterek teslim tesellüm belgesini imzaladığını, dava konusu araç davacıya araç olması gerektiği gibi, itina ve özen gösterilerek, ayıpsız hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, aracın garanti kapsamında onarım görmesi aracın ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, araçtaki ayıp iddiası hakkında müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, araçtaki ayıp iddiası hakkında müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu araçtaki iddianın var olmadığı ve aracın kullanımını etkilemediği ve araçtan beklenen faydayı azaltmadığı, araçtan yararlanmayı engellemediği ez cümle, aracın ayıplı olmadığı hususu izahtan vareste olduğunu, üretimden kaynaklandığı iddia olunan bir ayıba karşı sorumlu olmasının söz konusu olmadığını, davacı onarım hakkını kullandığını belirterek davacı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı ... Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talep sonucu usul ve yasaya aykırıdır. harca esas değer hatalı gösterildiğini, davacı tarafın, söz konusu taleplerini yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebileceğini, ihbar / bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu sona erdirdiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki mevcut olmadığından, bedele ilişkin taleplerin müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmesel ilişki bulunmadığını, sözleşmeden dönme ve bedelden indirim haklarının ithalatçı firmaya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, dava konusu aracnı, halen dahi davacı yanın tasarrufu altında olması nedeniyle faiz işletilmesini talep edemeyeceğini, dava konusu araçta müvekkiline atfedilebilecek bir problem bulunmadığını, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanarak seçimlik haklarını tükettiğini, davacı yanın taleplerinin kabul edilmesini gerektirecek herhangi bir problemin mevcut olmadığı hususu izahtan vareste olduğunu, dava konusu aracın bedel iadesi talebi hak ve menfaatler dengesi ile bağdaşmadığı gibi, M.K. m.2 ile düzenlenen dürüstlük kurumuna da aykırı olduğunu, dava konusu araçta ayıp olduğu kabul edilirse dahi taraflar arasındaki menfaat dengesini açıkça sekteye uğrayacak, orantılılık ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil edecek ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve Müvekkil Şirket’in de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesi gerektiğini belirterek davalı vekili davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ISLAH: Davacı vekili, dava dilekçesinin “netice-i talep” bölümünde yer alan bedel iadesi talebi tam ıslah edilerek, dava konusu ... plakalı, 2024 model ... 100 KW marka aracın, ayıpsız, aynı özelliklere sahip yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini, aracın değiştirilmesine ilişkin tüm masrafların davalılarca karşılanmasına, değişim gerçekleşinceye kadar müvekkilin uğradığı zararlara ilişkin yasal faiz ve her türlü fer’inin davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. ARAŞTIRMA, 1-... Otomotiv Anonim Şirketi'nin 06/03/2025 Tarihli yazısı ile; dava konusu ... plakalı aracın onarım, bakımına ilişkin evraklar ve servis kayıtları getirtilmiştir. 2-Beyoğlu .... Noterliği'nin 11/07/2025 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; dava konusu 25/10/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin onaylı örneği getirtilmiştir. 3-Mahkememizce makine mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilerden rapor aldırılmıştır. 04/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Teknik Değerlendirme Bakımından - Dava konusu aracın fren sisteminde satış esnasında var olan, üretim kaynaklı fren sistemi arızasının, satın alma işlemi esnasında ortalama bir tüketicinin yapacağı makul bir inceleme ile farkına varması mümkün olmayan türden gizli ayıp niteliğinde olduğu, araç üzerinde var olan üretim kaynaklı fren sistemi arızasının kullanıcının araçtan beklediği makul faydayı azaltacak ve satın alma iradesini etkileyecek türden önemli bir ayıp olduğu, - Aracın alıcıya teslimi anında fren sisteminin arızalı olması, satıcının / servisin araca satış esnasında ve devamındaki süreçte birden çok sefer yapmış olduğu müdahalelere rağmen sorunun giderilememiş olması, inceleme esnasında da araç üzerinde devam eden fren sistemi arızasının olduğunun tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu aracın ayıplı olduğu, davacının üründen beklediği makul faydayı elde edemediği, davacının teslim anında araç üzerinde var olan fren sistemi arızasının satıcı /yetkili servis tarafından giderilememiş olmasından dolayı araca olan güvenin kaybolmuş olması ve araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması birlikte değerlendirildiğinde; davacının mevzuatta yer alan aynı ürünün ayıpsız misli ile değişim veya ücret iadesi talep etme hakkının bulunduğunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, - Davacının 12.08.2024 tarihinde aracı satın aldıktan sonra aynı gün yaptığı müracaatın dışında 17.09.2024 tarihinde fren sistemindeki gizli ayıp ile ilgili olarak yapmış olduğu müracaatların 2 yıllık süre içerisinde kaldığının takdirinin mahkemeye ait olduğu Sözleşme Bakımından - Yapılan teknik incelemede aracın fren pedalında boşluk olduğundan geç frenleme yaptığının tespit edildiği, bu ayıbın üretim kaynaklı fren sistemi arızası olduğu, - Davacı servise gitmesine rağmen bu ayıbın giderilemediği, mevcut durumda ilgili ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, süresinde ihbar edilmiş sayılacağı, bu kapsamda davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerine binaen misliyle değişim talebinde bulunabileceği gibi aracın satıldığı tarih nazara alındığında, Üretici Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununa göre davalı tedarikçiden de talepte bulunabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönme ve satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise türünün ne olduğu, sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesinin istenmesinin uygun olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, ayıbın üretim veya kullanım hatasından kaynaklı olup olmadığı, davalıların husumet itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Davaya konu, 2024 Model, ... Marka, ... model, ... şasi numaralı aracın, satış faturası incelendiğinde, davalı ... firması tarafından, davacıya 12/08/2014 tarihinde 1.261.000,00-TL bedelle satıldığı, 13/08/2024 tarihli araç teslim fişi ile davacı alıcıya teslim edildiği, diğer davalı ... firmasının ise, ithalatçı firma olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davasını açarken, aracın fren sisteminin arızalı olduğunu, satışının yapıldığı gün fren sistemi ile ilgili arıza uyarısı verdiğini, satışı yapan yetkililerce kutup başının oynatılmasıyla düzeleceğinin söylenerek o gün arıza uyarısı giderilmiş olsa da, aracın daha sonra yine fren sistemi arızası verdiğini, noter aracılığı ile ihtarname çekildiğini, davalıların araçtaki ayıp nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, dava dilekçesinde sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep etmiş olmasına rağmen, 100.000,00-TL üzerinden harç yatırdığı görüldüğünden, davacıya aracın satış bedeli olan 1.261.000,00-TL üzerinden harç eksikliğini tamamlaması için süre verilmiş, davacının süresi içinde eksik harcı tamamladığı anlaşılmıştır. Davalıların cevap dilekçelerinde husumet itirazı, aracın ayıplı olmadığı, arızanın onarımla giderildiği ve davacının aracı sorunsuz bir şekilde kullanmaya devam ettiği, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair savunmalarda bulundukları görülmüştür. Davacı yargılama aşamasında, 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi olarak ıslah ettiği görülmüştür. Beyoğlu .... Noterliğinin 25/10/2024 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ilgili noterlikten istenilerek dosyamız arasına alınmış, davacının, davalı ... Otomotiv'e noter aracılığı ile gönderdiği söz konusu ihtarname ile, araçtaki arızanın giderilmediği bildirilerek, aracın ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 1 hafta içinde ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde bulunduğu ve aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 30/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, dava, davacının 0 km olarak satın almış olduğu ... plakalı aracın ayıplı olduğu iddiası ile, davacının ıslah beyanı dikkate alınarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır. Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: -Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. -Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. -Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. -İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır. Mahkememizce aracın satılına ilişkin kayıtlar ve servis kayıtları davalı ... firmasından istenilerek dosyamız arasına alınmış, yine davalı ... cevap dilekçesi ekinde aracın onarımına dair servis kayıtlarını dosyaya sunmuştur. Servis kayıtları incelendiğinde, 13.01.2024 tarihinde, 1.359 km'de aracın sağ farının, ön tamponunun alt ve üst parçasının, sağ sis farının, sis farı kapağının ve sağ far alt çıtasının onarılmış olduğu, 17.09.2024 tarihinde, 321 km'de, garanti kapsamında fren sensörü / vakum sensörü, vakum pompası ve fren hidrolik sıvısı değiştirilerek, ABS ünitesi kodlaması yapılarak onarım yapılmış olduğu, davalı ... firmasının sunmuş olduğu servis kayıtlarında, fren sistemine 17.09.2024 tarihli servis kaydından ve davalı ... firmasının cevap dilekçesindeki 17.09.2024 tarihinde aracın fren sistemine ait basınç sensörünün değiştirilmiş olduğu ve 26.12.2024 tarihinde şikayetin devam etmesi üzerine ABS beyninin değiştirilmiş olduğu, aracın fren sistemi ile ilgili olarak sensör ve ABS kontrol ünitesi değişimi yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, aracın incelenmesi için refakate makine mühendisi bilirkişi alınarak, keşif yapılmasına, heyete nitelikli hesap uzmanı bilirkişi de eklenerek, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile, tarafların iddia ve savunmaları, dosya arasına alınan bilgi ve belgeler, aracın teknik inceleme sonucu birlikte değerlendirilerek, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın türü ve niteliği, üretimden ya da kullanımdan kaynaklı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, davacının ayıp iddiası kapsamında talep ettiği seçimlik hakkını kullanmasının uygun olup olmadığı, bu kapsamda davalıların ileri sürdükleri husumet itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarında ayrıntılı denetime açık, hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek, adliye otoparkında hazır edilen araç üzerinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti raporunu dosyaya sunmuştur. 04/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "Teknik Değerlendirme Bakımından, - Dava konusu aracın fren sisteminde satış esnasında var olan, üretim kaynaklı fren sistemi arızasının, satın alma işlemi esnasında ortalama bir tüketicinin yapacağı makul bir inceleme ile farkına varması mümkün olmayan türden gizli ayıp niteliğinde olduğu, araç üzerinde var olan üretim kaynaklı fren sistemi arızasının kullanıcının araçtan beklediği makul faydayı azaltacak ve satın alma iradesini etkileyecek türden önemli bir ayıp olduğu, - Aracın alıcıya teslimi anında fren sisteminin arızalı olması, satıcının / servisin araca satış esnasında ve devamındaki süreçte birden çok sefer yapmış olduğu müdahalelere rağmen sorunun giderilememiş olması, inceleme esnasında da araç üzerinde devam eden fren sistemi arızasının olduğunun tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu aracın ayıplı olduğu, davacının üründen beklediği makul faydayı elde edemediği, davacının teslim anında araç üzerinde var olan fren sistemi arızasının satıcı /yetkili servis tarafından giderilememiş olmasından dolayı araca olan güvenin kaybolmuş olması ve araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması birlikte değerlendirildiğinde; davacının mevzuatta yer alan aynı ürünün ayıpsız misli ile değişim veya ücret iadesi talep etme hakkının bulunduğunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, - Davacının 12.08.2024 tarihinde aracı satın aldıktan sonra aynı gün yaptığı müracaatın dışında 17.09.2024 tarihinde fren sistemindeki gizli ayıp ile ilgili olarak yapmış olduğu müracaatların 2 yıllık süre içerisinde kaldığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, Sözleşme Bakımından, Yapılan teknik incelemede aracın fren pedalında boşluk olduğundan geç frenleme yaptığının tespit edildiği, bu ayıbın üretim kaynaklı fren sistemi arızası olduğu, Davacı servise gitmesine rağmen bu ayıbın giderilemediği, mevcut durumda ilgili ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, süresinde ihbar edilmiş sayılacağı, bu kapsamda davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerine binaen misliyle değişim talebinde bulunabileceği gibi aracın satıldığı tarih nazara alındığında, Üretici Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununa göre davalı tedarikçiden de talepte bulunabileceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava konusu ... plakalı, 2024 Model, ... Marka, ... model, .... şasi numaralı aracın davacı tarafından, yetkili satış bayisi olan davalı ... firmasından 12/08/2024 tarihinde 0 km olarak satın alındığı, davacının aracın fren sisteminin ayıplı olduğu, ayıbın onarımla giderilemediği iddiası ile iş bu davayı açtığı, davacı dava dilekçesindeki sözleşmeden dönerek bedel iadesi talebini, yargılama aşamasında misli ile değişim talebi olarak ıslah ettiği, dosya kapsamına alının servis kayıtlarından, aracın satımından kısa bir süre sonra 23/08/2024 tarihinde frenleme arızası nedeniyle yetkili servise götürüldüğünün ve onarım gördüğünün, 17/09/2024 tarihinde arıza lambasının yanması şikayeti ile tekrar servise götürüldüğünün ve fren devresi basınç sensörü ile vakum sensörü, vakum pompası ve fren hidrolik sıvısının değiştirildiğinin, 26/12/2024 tarihinde ise, yapılan onarımlara rağmen arızanın devam ettiği belirtilerek aracın ABS beyninin değiştirildiğinin anlaşıldığı, mahkememizce araç üzerinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, makine mühendisi bilirkişi tarafından araç üzerinde test sürüşü yapıldığı, mahkememizce denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, aracın sürüş sırasında fren pedalında boşluk olduğu, frene basıldığında üst noktalarda frenleme yapması gerekirken, pedalın üst noktalarında bulunan boşluk nedeniyle frenleme yapamadığı, pedala daha fazla güç uygulanarak alt noktalara doğru baskı uygulandığında alt noktalarda fren sisteminin devreye girdiği, bu nedenle aracın emsallerine göre frenleme mesafesinin uzun olduğu, fren pedalındaki boşluğun dahan önce serviste onarılmış olduğu anlaşılan vakum pompası, basınç sensörü, fren merkezi veya mekanik bir sorundan kaynaklı olabileceği, aracın ABS sisteminde sorun görülmediği, ancak, fren sisteminde tespit edilen arızanın güvenik riskine yol açabileceği, arızanın serviste yapılan birden çok onarıma rağmen giderilemediği, söz konusu fren sistemi arızasının üretimden kaynaklı olduğu ve kullanımla ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının arıza ortaya çıkınca yetkili servise başvurmakla ve noter aracılığı ile çektiği ihtarname ile süresi içinde ayıp ihbarında bulunmuş olduğu, bu nedenle davalıların ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunmasının yerinde olmadığı, yine davalılar aracın onarımı ile sorunun giderilmiş olduğunu, davacının seçimlik hakkını onarım ile tüketmiş olduğunu, misli ile değişim talebinde bulunamayacağını ileri sürmüşlerse de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, aracın fren sistemi arızası nedeniyle birden çok kez onarım gördüğü, ancak, fren sistemin halen olması gerektiği gibi çalışamadığının, geç frenleme yaptığının ve bu durumun güvenlik riskine yol açtığının tespit edildiği, davacının yüksek bedel ödeyerek aldığı üst segment 0 km araçta söz konusu arıza nedeniyle davacının araca olan güvenin sarsıldığı, araçtan beklenen performansın ve konforun sağlanamadığı, davacının aracı bu haliyle kullanmasının üst segment bir araçtan beklenen faydanın sağlandığı anlamına gelmediği ve sıfır km araç alan davacının aracı bu haliyle kabule zorlanamayacağı, bu durumda misliyle değişimin hakkaniyete uygun olduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca davalılar her ne kadar husumet itirazında bulunmuş iseler de, aracı satan yetkili satış firması olarak davalı ...'ın ve ithalatçı firma olarak davalı ...'in birlikte sorumlu oldukları anlaşılmakla, davacının aracı misli ile değiştirilmesi talebine ilişin davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; - Dava konusu ... plakalı, 2024 Model, ... Marka, ... model, ... şasi numaralı, gece mavi renkli aracın aynı marka ve aynı özellikli misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE, davalıların ifada müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna, - Dava konusu aracın her türlü tahkikatlardan ari şekilde, davalı satıcı ... Otomotiv A.Ş'ye, davacı tarafından iadesine, karşılıklı edimlerin aynı anda ifasına, 2-Alınması gereken 86.138,91-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 21.534,72-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 64.604,19-TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 21.534,72-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı ve 4,361,50-TL keşif harcı olmak üzere toplam 26.511,62-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 17.761,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti 3.800,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 194.540,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili, davalı ... Otomotiv ve davalı ... (... Fabrikası A.Ş.) vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır