İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/133 E. 2025/357 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/133
Karar No
2025/357
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/133 Esas KARAR NO : 2025/357 Karar

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 04.09.2023 tarihinde .... Mahallesi mevkiinde meydana gelen kazada davalı ... adına kayıtlı ve diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlanmış olduğunu, kazanın oluşumunda ... plakalı kamyonet sürücüsünün kusurlu olduğu, gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin tamir süresi boyunca aracını kullanamadığından kazanç kaybına uğramış olup bu zararın tazmin edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas - .... Karar ve 10/12/2024 Tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak, dava konusu kazaya karışan araçların tramer kayıtlarının celb edildiği görüldü. Mahkememizce Kars Esnaf ve Sanatklar Odasına, İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesine, Kars Vergi Dairesine, Kars Ticaret ve Sanayi Odasına, İTO'ya yazılan müzekkerelere davacı ve davalının tacirliğine ilişkin belgelerin celb edildiği görüldü. Dava, hukuki niteliği itibariyle, haksız eylemden kaynaklanan araçtaki değer kaybı ile aracın işletilmemesi nedeni ile kazanç kaybına ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) "... Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalının tacir olduğu, ancak davalıların yapılan araştırmaya göre tacir olmadığı, davalılara ait aracın kamyon olması davayı ticari dava yapmayacağı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar, 27/12/2023 Tarih. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Dava haksız eylemden kaynaklanan araçtaki değer kaybı ile aracın işletilmemesi nedeni ile kazanç kaybına ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise tarafların tacir araştırması yapılmış olup her ne kadar davacı tacir ise de davalının tacir olmadığı Esnaf ve Sanatklar Odası, Kars Vergi Dairesine, Kars Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereler ile tespit edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, .... Karar, 27/12/2023 Tarihli kararından da anlaşıldığı gibi aracın ticari araç olması davanın TTK nun 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyecektir. Davalının tacir olmaması nedeni ile dava nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, dosyanın Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar ve 10/12/2024 Tarihli görevsizlik kararı ile mahkmemize tevzi edildiği anlaşıldığından Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, 6100 sayılı HMK' nın 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-GÖREVLİ MAHKEMENİN BÜYÜKÇEKMECE .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 24/04/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/133, K. 2025/357, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-133-e-2025-357-k-42521839f36b