İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1247 E. 2025/1002 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1247
Karar No
2025/1002
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 03/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının son hamili olduğu ... Bankası ... seri numaralı 10/09/2025 tarihli 178.944,17 TL bedelli çekin zilyedi olduğunu, davacı tarafından dava dışı bir firmaya dava konusu çekin gönderimini sağlamak amacıyla ... Kargo isimli firmanın ... şubesine 28/07/2025 tarihinde teslim edildiğini ancak çekin kaybolduğunu, çekin kaybolması nedeniyle ... 3 ATM'nin 2025/ Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtıklarını, ilgili dosya üzerinden tedbir kararı verildiğini, muhatap banka tarafından 17/09/2025 tarihinde dava konusu çekin davalı tarafından ibraz edildiğinin bildirildiğini beyanla dava konusu çekin dava sonuna kadar icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çekin istidadı ile davacıya iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekilinin dava dilekçesi ile ; davanın davacının son hamili olduğu çekin rızası hilafına elinden çıkması neticesince TTK 792.maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davası olduğunu, davada arabuluculuğun dava şartı olmadığını ve arabuluculuğa başvurmadıklarını bildirmiştir.Dava, 6102 sayılı TTK m.792 hükmüne istinaden açılan çek istirdadı talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK’nın 792. Maddesinde aynen, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü öngörülmüş olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddî hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (...) İstirdat davası olarak nitelenen bu dava, özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medenî hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, Fırat: Kıymetli Evrak Hukuku, ... 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hâmile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hâmilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Bkz. ... ...'nın 06/04/2021, E. 2017/ K. 2021/ tarih ve sayılı kararı). 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun m.31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın 03/10/2024 tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanunun m.31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m.792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmıştır. O halde, eldeki çek istirdatı davasının dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında açıkça belirtildiği üzere arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklemenin dava şartı olduğu ancak davacı tarafından dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadığını açıkça belirtiği görülmekle, açılan davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim, çek istirdatı davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğuna dair ... 11. HD. 25/12/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar, ... BAM 5. HD. 27/03/2025 tarih ve 2024/ esas, 2025/ karar ... BAM 6. Hukuk Dairesinin 26/09/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı, aynı dairenin 18/01/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı, ... BAM 22. Hukuk Dairesinin 26/12/2023 tarih ve 2023/ esas, 2023/ karar sayılı ilamı, ... BAM 11. Hukuk Dairesinin 12/09/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı, ... BAM 6. Hukuk Dairesinin 02/05/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamları da bu yöndedir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 sayılı TTK'nın 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunun 30. Maddesi değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Kanunun 114/2 ve 115. maddeleri gereğince açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harcın başlangıçta alınan 3.055,92-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 2.440,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa iadesine, Dair tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 03/10/2025

Katip ... E-İmzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1247, K. 2025/1002, T. 03.10.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1247-e-2025-1002-k-e01060809c16