İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1207 E. 2025/946 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1207
- Karar No
- 2025/946
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır, Sur Merkeze Bağlı Bağpınar Mah. .....Ayrımında ....günü saat .....sıralarında Silvan-Diyarbakır istikametine doğru seyir halinde olan sürücülüğünü .....yaptığı .....plakalı araç kavşağa girdiği esnada Diyarbakır Lice istikametinde dönmek için kavşağa giren .....‘nın kulanmış olduğu .....plakalı araca çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında sigortalı .....plaka sayılı araç sürücüsü .....‘in aynı kanunun 52/1-A (aracının hızını kavşaklara yaklaşırken vs.) maddesini ihlal ettiğinde tali kusurunun trafik kuralını ihmal etmesi sonucunda kaza meydana gelmiştir. Aracın Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi davalı şirketlerden olan .....Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlendiğini, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, talebe karşılık ödeme gerçekleştirmediğini, müvekkili .....için 100 TL geçici ve 100 TL sürekli iş göremezlik (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) olmak üzere toplamda 200 TL (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile zorunlu arabuluculuk başvurusuna istinaden anlaşma sağlanmış olup müvekkili şirketin poliçe teminat limiti kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından söz konusu anlaşmaya rağmen haksız ve kötü niyetli olarak işbu dava ikame edildiğini, nitekim davacı tarafından dava eklerinde sunulan arabuluculuk son tutanağında da görüleceği üzere dava konusu taleplere ilişkin anlaşma sağlanmış ve ödeme yapıldığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının bu yöndeki taleplerinin reddini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddini, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, davacının müterafik kusuru dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasını, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 maddesinde; tarafların arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılması halinde anlaşılan hususlarda dava açılamayacağı düzenlenmiştir. Kanunda tutanağın iptal istemi yönünden ayrı bir düzenleme bulunmamakla birlikte, anlaşma tutanağının, sonuç olarak taraflar arasında gerçekleşen bir sözleşme niteliğinde bulunduğu gözetilerek TBK'da düzenlenen genel hükümler ve anlaşılan hususlara ilişkin varsa özel düzenlemelerdeki sebeplere dayanılarak iptalinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. İptal talebinin asıl uyuşmazlığa ilişkin davada ileri sürülebileceği gibi ayrı bir iptal davası ile de ileri sürülebileceği, ilk durumda HMK 163. Madde gereğince mahkemece ön sorun olarak ele alınacağı, ayrı bir dava açılmışsa HMK 165. Madde gereğince bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. İstanbul BAM .....HD .....tarih ve Esas ve .....Karar Sayılı ilamında "...6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18. Maddesinin 5. Fıkrası "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." hükmü amirdir. Nitekim Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 21. Maddesinin 7. Fıkrası bu doğrultuda " Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." hükmünü içermektedir. Yasal mevzuata uygun olarak öğretide de bu görüş açıkça ortaya konulmaktadır. Davalı vekili tarafından gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf başvurusunda; "... Akabinde davacıya .....tarihinde anılan hastanece 30.737 TL kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. Sonrasında davacı tarafından iş bu kıdem tazminatı ödemesinin eksik olduğundan bahisle arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. .....tarihinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu’nun .....Büro dosya no, .....Arabuluculuk numaralı arabuluculuk toplantısı yapılmış ve davacıya eksik olan kıdem tazminatı farkı ile birlikte ihbar tazminatının da içinde olduğu toplam 5.000 TL ödeme yapılması hususunda anlaşmaya varılmıştır. İş bu toplantıya davacı işçiyi temsilen avukatı katılmış ve neticede .....tarihinde bu meblağ da işçiye ödenmiştir. .." şeklinde beyanda bulunulduğu, mahkemece davalı tarafın belirttiği arabuluculuk başvuru ve son oturum tutanakları getirtilip incelenmeksizin iddia konusu anılan arabuluculuk tutanağı neticesi yapılan ödemeler düşülmek sureti ile bakiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alındığı anlaşılmakla, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kurulan hükme karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince karar kaldırılarak dosyanın geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde usul ve esas yönünden Arabuluculuk Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucu imzalanan tutanağın taraflar için bağlayıcı olduğu ve " anlaşma" halinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağının hükme bağlandığı açıkça belirtilmiştir. Dava dosyasına konu davacı ile davalı .....Sigorta A.Ş. Arasında yapılan .....tarihli arabuluculuk tutanağında "... Ödenecek olan toplam maddi tazminatın kapsamında hak sahibi için tüm maddi tazminat kalemlerine (geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri ) ilişkin olarak taraflar anlaşmaya varmışlardır. Taraflardan .....Sigorta A.Ş (Taraf 1), karşı taraf vekilinin vekalet ücretine karşılık düzenlemesi gereken % 50 KDV tevkifatlı serbest meslek makbuz aslının .....Sigorta A.Ş.’ye sunulmasının ardından taraflarca anlaşılan toplam 462.000,00 TL bedeli ( bu toplam tutarın 400.000,00 TL'sı maddi tazminat tutarı ve 62.000,00 TL'sı da vekalet ücreti olup bu toplam tutara dahil olan vekalet ücretinden stopaj ve %50 KDV kesintisi yapılarak ödeme yapılacaktır.) başvurucu (Taraf 2) vekili .....Bankası .....iban nolu hesaba en geç .....tarihine kadar ödemeyi kabul etmiştir..." tutanağında geçici ve sürekli işgöremezlik taleplerine ilişkin ayrı ayrı anlaşılan tutarların belirtildiği, dava dilekçesinde bunlardan farklı bir talebin bulunmadığı, tutanakta tüm tarafların imzalarının yer aldığı ve arabuluculuk tutanağının iptaline iliştin davacı tarafça herhangi bir iddia veya dava da bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın davalı .....Sigorta yönünden anlaşma tutanağının " ilam niteliğinde belge" sayılması sebebiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından alınması gereken 615,40TL peşin harcın başlangıçta yatırılan 87,50 TL harçtan mahsubu sonucu bakiye kalan 527,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim