İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/111 E. 2026/352 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/111
- Karar No
- 2026/352
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/111 Esas - 2026/352 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/111 Esas KARAR NO : 2026/352
.... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ....adresinde bulunan inşaatı davalı tarafından tamamlanan yeni belediye binasının önündeki meydanın düzenlenmesi işinin görülmesi için anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin takip konusu faturada tek tek gösterilmiş olan iş kalemlerini gerçekleştirdiğini ve faturalandırdığını, müvekkili ... olduğu işlerin; .... yapımı 34.000,00 TL, perde yapımı 4.500,00 TL, 50*50 elektrik kutuları yapımı 2.000,00 TL, altyapı çalışma ustalığı 7.500,00 TL, rögar yapımı 1.000,00 TL, profil kesme mantolama 5.000,00 TL ve beton dökme işçiliği 750,00 TL olmak üzere toplamda KDV dahil 64.605,00 TL değerinde müvekkili tarafından mal ve hizmet harcaması yapıldığını, fakat davalı tarafın müvekkilinin ifa etmiş olduğu edimlerin karşılığı hak kazandığı mal ve hizmet alacakları toplamı 64.605,00 TL'nin yalnızca 10.000,00 TL'sini "... usta adına oğluna havale yapılması" açıklamasıyla ödediğini, müvekkilinin bahsi geçen mal ve hizmet harcamalarına ilişkin 03/05/2023 tarihli ... nolu iade faturasının düzenlendiğini, müvekkilinin de davalı tarafa ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturayı kabul etmediği hususunda itirazını ihtar ettiğini, bu nedenlerle .... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, işbu davadan önce dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuş ise de arabuluculuk sürecinin "Anlaşamama" şeklinde sonuçlandığını, davalının, davacı müvekkiline olan borcunun devam etmekte olup takibin devamının gerektiğini, davalı borçlunun itirazlarında ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz etmiş olup davalının işbu itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işbu nedenlerle davalı borçlunun itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini sağlamak için mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, borçlunun ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine karşı yaptığı itirazlarının iptali ile takibin devamına ve asıl alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ihale edilen İdaresi.... işinde davacının üç adet çiçeklik yaptığını, yapılan işin çok küçük olması, çok kısa sürede yapılacak olması, tüm çiçeklik işinin önceden yapılmış olması nedenleriyle davacı ile taşeron sözleşmesi imzalanmamış olup sözlü mutabakat yapıldığını, yazılı sözleşmenin olmadığını, müvekkili şirketin yapılan işe ait bedeli davacının verdiği banka hesap numarasına ekli dekontlar ile ödediğini, işin bedeline yönelik toplam 15.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirkete ihale edilen belediye inşaatı işinde proje kapsamında yapılacak çiçekliklerin ... adlı dava dışı kişiye yaptırıldığını, 495,45 metretül çiçeklik yaptırılmış olup birim fiyatı 55,00 TL'den bu şahsa 27.249,75 TL ödeme yapıldığını, sonrasında bir takım çiçeklik işlerinin .... adlı dava dışı kişiye yevmiye usulü yaptırıldığını bu kişinin de 39 gün çalıştığını ve günlüğü 300 TL'den toplam 11.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının toplamda 174,52 metretül çiçeklik yaptığını, aynı işi aynı tarihte yapan diğer kişilerin hesapları ve .... birim fiyatları üzerinden davacıya 15.000 TL ödeme yapıldığını, davacının dava dilekçesinde ve icra takibinde afaki olarak taleplerde bulunduğunu, bu taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, .... bedelinin ödendiğini, perde yapımının bank yapım bedeline dahil olduğunu, 50*50 Elektrik Kutuları Yapımına ilişkin bir imalatın olmadığını, alt yapıların önceden yapıldığını, rögarların fabrikasyon hazır rögar olduğunu, yapılan tüm binada ve ihale işinde mantolama işi olmadığını, davacının bir adet çiçeklik için profil kesmiş olup, diğer iki adet çiçeklik profilini belediye işçilerinin kestiğini, kesilen profil bedelinin yapılan ödemenin içinde olduğunu, betonları makinenin döktüğünü, velev ki işçilik yapıldığı kabul edilse bile o tarihte bir günlük işçi yevmiyesinin 300 TL olduğunu, ödemesinin yapıldığını, davacının müvekkili şirketten rica ettiğini, banka hesabına para almak istemediğini beyan ettiğini, yaptığı işin bedelinin oğlunun banka hesap numarasına gönderilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketçe açıklamaya "Mehmet Gürel adına ödeme" açıklaması ile 29.04.2023 tarihinde 5.000 TL avans ve işin tamamlanmasında 05.05.2023 tarihinde 10.000 TL ödeme yaptığını, davacının afaki olarak fatura düzenlediğini, taraflarından faturaya yasal süresi içinde itiraz edilerek iade faturası düzenlendiğini, faturayı düzenleyen tarafın fatura içeriğindeki mal ya da hizmeti ifa ettiğini ispat etmesi gerekeceğini, faturayı düzenleyen tarafın faturanın kapsadığı işi yaptığını ispat etmesi durumunda fatura bedeline hak kazanacağının yerleşik Yargıtay uygulaması ile kabul edildiğini, davacının fatura içeriği işi yaptığına dair hiçbir delil ve belge sunmadığını, bütün bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini savunarak, davanın reddi ile davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapması nedeniyle hakkında % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura bedelinden kalan bakiyenin ödenmesi için davalı hakkında başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada uyuşmazlığın tespiti yapılarak, uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişile... tarafından düzenlenen 08.03.2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunun dosyaya sunulduğu, sunulan raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de düzenlenen bilirkişi raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibine konu edilen faturada yazılı çiçeklik bank yapımı ve perde yapımı dışındaki 5 kalem iş bakımından davalının akdi ilişkiyi inkâr ettiği, davacı tarafından düzenlenen faturaya karşılık davalının 18.05.2023 tarihinde iade faturası düzenlediği ve faturanın alt kısmına “not: bu tutar kadar hizmet alımı yapılmamıştır” yazıldığı, eser sözleşmeleri geçerlilikleri için yazılı şekil şartına tabi değilse de uyuşmazlık konusu dava değerine göre, faturada yazılı “....yapımı ve perde yapımı” işi dışındaki işler bakımından taraflar arasında varlığı ileri sürülen eser sözleşmesinin yapılmış olduğunun davacı tarafça yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, çiçeklik bank ve perde yapımı dışındaki imalatlar yönünden sözleşme ilişkisinin kurulduğu ileri sürülen 2023 yılı itibariyle senetle ispat zorunluluğuna ilişkin sınırın yasal olarak 14.800,00 TL olarak belirlendiği, çiçeklik bank ve perde yapımı dışındaki işlerin bedelinin söz konusu sınır değerin üzerinde kalması nedeniyle akdi ilişkinin yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, dosyadaki belge ve bilgiler çerçevesinde yapılan incelemede çiçeklik bank ve perde yapımı dışındaki imalatlar yönünde davacının alacak talep koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini veya yerini dosyaya sunmadığı, davalının, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, birbirlerini doğrulayan 2023, 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin; HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, davacının düzenlemiş olduğu 03.05.2023 tarihli 64.605,00 TL tutarlı hizmet faturasının ve davalının davacının düzenlemiş olduğu 03.05.2023 tarihli 64.605,00 TL tutarlı faturaya karşılık düzenlemiş olduğu 18.05.2023 tarihli ve 64.605,00 TL tutarlı hizmet iade faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının düzenlemiş olduğu hizmet faturası ve davalının düzenlemiş olduğu hizmet iade faturası 64.605,00 TL tutarında denk olduğundan davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya borcunun kayıtlı olmadığı, davalı tarafından, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülemeyen toplam 15.000,00 TL’nin 2 adet banka dekontu ile "....usta adına oğluna havale yapılması" açıklaması ile toplam 15.000,00 TL davacıya ödeme yapılmış olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, yine taraflar arasında yapılacak işlerin kapsam ve metrajını gösteren bir belgenin de dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın hangi işleri, ne miktarda yaptığına dair bir belgenin de olmadığı, bu kapsamda en büyük kalem olan çiçeklik yapımının toplam kaç metre olduğu, bu işlerde toplam kaç gün işçi çalıştırıldığı, hangi işlerin davacının kapsamında olduğunun da belirtilmesi gerektiği, davalı tarafın perde yapım bedelinin çiçeklik yapım bedeline dahil olduğunu ifade ettiği, dolayısıyla bu işe ait detayların da olmadığı, davalı yanın işte 50x50 elektrik kutularının imalatının bulunmadığını belirttiği, bu kapsamda davacı yanın ne istediğinin de açık olmadığı, davacı tarafın "Alt Yapı Çalışma Ustalığı" diye talep ettiği işçilik bedelini neye karşılık istediği, ne yaptığı, ne kadar yaptığı ve kaç gün işçilikle işi tamamladığı hususlarının belli olmadığı, bu nedenlerle bir değerlendirme yapmanın mümkün olamadığı, davalı yanın “Yapılan tüm binada ve ihale işinde mantolama işi yoktur.” diye savunma yaptığı, dosyasında yer alan hak edişlerde pek çok yalıtım işi olduğu, ancak davacı tarafın mantolamadan ne kastettiğinin tam belli olmadığı, yaptığı bu işin de detaylandırılması gerektiği, rögar yapımı konusunda davacı yanın talep ettiğinin işçilik olduğunun değerlendirildiği, ancak burada da ne kadar çalışıldığının gün olarak belirtilmesi gerektiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın fatura içeriğinin tam olarak ispatlanmadığı için davacı yanın bir alacağını belirlemenin mümkün olamadığı, taraflar arasında “....” yapımı konusunda “Sözlü” olarak eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın bu işlerin bedeli konusunda olduğu, bu nedenle anılan işlerin bedelinin işin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve yapılan ödemenin bu miktardan düşülmesi gerektiği, çiçeklik bank yapımı ve perde yapımı dışındaki 5 kalem iş bakımından ise davalının akdi ilişkiyi inkâr ettiği ve davacının taleplerini delillendiremediği, bu işler yönünden talep koşullarının oluşmadığı hususlarının yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda tespit edildiği, Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının davalıya düzenlediği fatura bedelinden bakiyenin ödenmesi istemiyle başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan işbu davada, davalı tarafça davacının yapmış olduğu çiçeklik işi karşılığı olan toplam 15.000,00 TL ödemede bulunulduğunu, bedelinin banka havalesi ile gönderildiğini, davacının afaki olarak fatura düzenlediğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığını savunmuş olup, yapılan yargılamada taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi yapılan işe ilişkin olarak taraflarca imza altına alınmış herhangi bir tutanağın da olmadığı, davacının davalı tarafın kabulü dışında yaptığını iddia ettiği işleri kanıtlayacak bir delili sunamadığı, düzenlenen faturanın davalı tarafça kabul edilmeyerek iade edildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalı taraf defterlerinde yapılan inceleme sonucu davacı tarafın bir alacağına rastlanmadığı, davalı tarafından davalıya 2 adet banka dekontu ile yapılan ödemelere ait dekontlarda "... Usta adına oğluna havale yapılması" açıklamalarının yazılı olup, buna göre davalı şirket tarafından takip konusu faturaya dayalı olarak yapılan bir ödemenin de olmadığı, bu durumda davacının takip konusu alacağının varlığını ve takibe dayanak faturada yer alıp da davalının kabulü dışında kalan işleri yaptığını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine, davacının takibe geçmekte kötü niyetli olduğu kanısına varılmadığından davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik feri nitelikteki isteminin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ispatlanamayan davasının REDDİNE, 2-Davalının yasal koşulları bulunmayan davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik feri nitelikteki isteminin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 979,54-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan 247,54-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Davalı tarafça yapılan toplam 191,50-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026
....