İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/111 E. 2026/279 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/111
- Karar No
- 2026/279
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/111 Esas KARAR NO : 2026/279
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
I.İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin uğradığı zararın tazmini ile yükümlü bulunanların (araç, sahibi, sürücü, sigortacı ve diğer tüm sorumlular) meydana gelen zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen (ortaklaşa-zincirleme) sorumluluğu olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda müvekkilin sürekli iş göremezlik tazminatının TRH-2010 Yaşam Tablosu esas alınarak Prograsif Rant yöntemine göre hesaplanması gerekmektiğini, ... tarihinde meydana gelen tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkil ...'ın sürekli iş göremezliği dolayısıyla ...-TL, kaza nedeniyle ortaya çıkan geçici bakım ve bakıcı giderleri nedeniyle ...-TL olmak üzere toplamda ...-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açarken alınmış bir maluliyet raporu bulunmadığını, başvuru şartının yerine gelmediğini, kesin maluliyet oranının ve halinin tespiti için kaza tarihinden itibaren en erken 1 yıl beklenilmesi gerektiğini, ... Sigortanın ... TL teminat limiti ile sorumlu olduğunu, hasar dosyası kapsamında yapılaak ödemeler teminat limitiyle sınırlı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1-Davalı uhdesindeki hasar dosyası, 2-... ... Hastanesi kayıtları, IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan "feragat yetkisinin bulunduğu" tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; Feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de Feragat ve Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Yasal düzenleme ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; HMK 307 ve izleyen madde hükümleri uyarınca davadan feragatın davayı sonuçlandıran usulü işlemlerden biri olduğu ve davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücreti yönünden ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E. ; 2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu, bu durumda eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Bu itibarla diğer davalıya karşı da arabuluculuk zorunlu dava şartı değildir. Bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca davadan feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan karar ve ilam harcının üçte ikisi alınmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Feragat beyanı nedeniyle REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu 22. Madde gereği alınması gerekli ...-TL harcın peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın istemi halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine , Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır