İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/109 E. 2025/805 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/109
- Karar No
- 2025/805
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/109 Esas KARAR NO:2025/805
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:12/02/2025 KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde 12.09.2023 tarihinde davalı ... Finansman A.Ş. tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında davalıya bağlı ekiplerin ve işçilerinin kusuruyla müvekkiline ait yer altı telekomünikasyon tesislerine zarar verildiğini, hasarın müvekkil şirket yetkililerince tutanak ve fotoğraflarla tespit edildiğini, müvekkilinin kamu şirketi niteliği gereği personeli tarafından düzenlenen tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, yapılan kazı çalışması dışında hasarın oluşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin hasarın acilen giderilmesi ve müşterilerin mağdur olmaması adına onarımı kendisinin yaptığını, buna rağmen davalının ödeme yapmayarak müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, zarar tutarının fatura ve diğer belgelerle sabit olduğunu, tüm ihtarlara rağmen ödeme yapılmadığından .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit olduğunu ve borçlunun borcun miktarını tek başına tespit edebilecek durumda bulunduğunu, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali gerektiğini, emsal mahkeme kararlarının da aynı nitelikteki kazı hasarlarında davacı lehine karar verildiğini ortaya koyduğunu, tüm şartları oluştuğundan davalının icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 12.09.2023 tarihinde Gaziosmanpaşa/İstanbul adresinde yapılan kazı çalışması sırasında müvekkiline ait ekiplerin davacının yer altı telekomünikasyon tesislerine zarar verdiğini iddia ederek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığını ve bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddia ettiği haksız fiilin muhatabının kesin surette müvekkil şirket olmadığını ve bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin faaliyet alanının yalnızca finansman hizmetleri olduğunu, fiber optik kazı ve altyapı çalışması yapan bir şirket olmadığını, ... markası altında bu tür çalışmaları yapan birimin ayrı tüzel kişiliğe sahip ... ... A.Ş. olduğunu, müvekkil şirket ile bu şirketin tamamen farklı faaliyet alanlarına sahip iki ayrı şirket olduğunu, dava dilekçesine eklenen fotoğraflarda da kazının yüklenicisi olarak ... Ltd. Şti.’nin görüldüğünü, davacının buna rağmen müvekkiline husumet yöneltmesinin hukuken hatalı olduğunu, fotoğrafların nerede ve ne zaman çekildiğinin belli olmadığını ve delil vasfının bulunmadığını, davacının sunduğu “Hasar Keşif Tutarı Formu”nun tek taraflı düzenlendiğini ve hiçbir bağlayıcılığı olmadığını, davacı iddiasının ispatlanamadığını, hasarın oluştuğuna ve müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiğine dair hiçbir somut delil sunulmadığını, emsal mahkeme kararlarında da kazının kim tarafından yapıldığı ispatlanamayan davaların reddedildiğini, iddia edilen zararın nasıl hesaplandığının dahi belirsiz olduğunu, ayrıca olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçtiği için yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesiyle somut sonuca ulaşılamayacağını, bu nedenle davanın hem görev hem husumet hem de esastan reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde davanın gerçek yüklenici ... Ltd. Şti.’ye ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle, aksi hâlde pasif husumet yokluğu nedeniyle, bunların da kabul edilmemesi hâlinde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davanın; ... adresinde 12.09.2023 tarihinde davalı tarafından yürütülen iş kapsamında, davalıya bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında davacıya ait tesislerin hasara uğratıldığı iddialarıyla hasar nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemiyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz edilmesi ve takibin durması sonucu itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; iddia edilen kazı çalışmasının varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ... markası adına fiber optik altyapı kurma ve yenileme çalışmaları, müşterilerine genişbant internet, sabit telefon gibi çeşitli telekomünikasyon hizmetleri veren bir diğer ... iştiraki şirket olan ... ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği, davalı şirket ve ... ... A.Ş. ise farklı tüzel kişiliklere haiz, faaliyet alanları farklı olan iki farklı şirkettir, davalı şirketin taraf sıfatı bulunmadığı, davacının davalı tarafı değiştirmek istemesi halinde buna rızalarının bulunmadığı, açılan davanın pasif husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi talep etmişlerdir. Mahkememizce devam eden yargılamada davacı vekilince 15/05/2025 tarihinde sunulan beyan dilekçesi ile; davanın ... ... A.Ş.'ye HMK 124/3 ve 4 çerçevesinde yönetilmesini ve iradi taraf değişikliği taleplerinin kabulüne karar verilmesini ve .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas numaralı dosyasında icra takibinin ... ... A.Ş.'ye yöneltme yeniden ödeme emri gönderme hasıl olduğunundan bu meselenin sonuçlanmasının beklenmesini ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiği görülmüştür. Mahkeme huzurunda görülen dava itirazın iptali davası olup icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı bir dava olup geçerli bir icra takibi bulunmasının ise bu davaya özgü bir dava şartı olduğu, itirazın iptali davasının ancak davalı hakkında başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması halinde dinlenilebilecek bir dava olduğu, somut olayda HMK 124. Maddesi yoluyla davalı haline getirilmek istenen ... ... A.Ş. hakkında başlatılan veya sonradan taraf olarak eklendiği bir icra takibinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Takip dosyasında taraf olmayan bir şahsın itirazın iptali davasında hasım olarak gösterilmesi mümkün olmadığından, bu hususta HMK 124. maddesinin uygulanamayacağı açıktır. (Yargıtay 3. HD'nin 2016/3580 E. 2017/14779 K nolu, 26.10.2017 tarihli, 2023/3415 E- 2024/1565 Kl nolu 07.05.2024 tarihli, Yargıtay 11. HD'nin 2018/2350 E. 2019/4339 K. Nolu 12.06.2019 tarihli, ilamı) Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, İBB Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden gelen 28/07/2025 tarihli yazı cevabı da dikkate alındığında; dava konusu edilen olay yer ve tarihinde kazı ruhsatı verilen şirketin ... ... A.Ş. olduğu, taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi hükmüne göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları bir dava şartıdır. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilir. Somut olayda davanın niteliğine göre husumetin dava dışı ... ... A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiği halde eldeki dava bakımından husumeti bulunmayan davalıya yöneltildiği, bu bakımdan husumet dava koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla; davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: 1-)Davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-)Alınması gerekli harç başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.896,63-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)