İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1046 E. 2025/937 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1046
Karar No
2025/937
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1046 Esas KARAR NO : 2025/937 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) DAVA TARİHİ: 23/10/2025 KARAR TARİHİ: 31/10/2025 Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı ...bank A.Ş'nin müvekkilden herhangi bir alacağı olmamasına rağmen kötüniyetli olarak İİK.’nun 89. maddesinde belirtilen ihbarnameleri gönderdiğini, alacaklı tarafından müvekkilinin oğlunun borçlusu olduğu İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya kapsamında müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, söz konusu takibe ilişkin ödeme emri müvekkilinin yaşamadığı adrese tebligat ile tebliğ edilmiş olup ilgili muhtarlığa bırakılmak suretiyle takip itiraz süresi yönünden kesinleştiğini, ancak müvekkiline yapılmış olan işbu tebligat usulsüz olduğunu, müvekkili söz konusu dosyaya borçlu olarak eklenip takibin kesinleştiğini banka hesaplarına gelen bloke üzerine öğrendiğini, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtildiğini, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligat düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılacağını, müvekkili İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına borçlu olarak eklendiğini banka hesaplarına gelen bloke üzerine öğrendiğini ve mağduriyetinin bir an önce giderilmesi adına 145.870,90 TL icra dosyasına ödeme yaptığını, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilin inhaksız yere uğradığı zararın giderilebilmesini, davanın kabulüne, usulsüz olarak yapılan ödeme emri tebligatının iptaline, müvekkilinden tahsil edilen 145.870,90 TL’nin ödeme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Dava, bankalarca kullandırılan ticari kredilerden ve ticari kredili mevzuatlardan kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Yargıtay ...HD'nin 06/11/2023 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı, "2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" şeklindeki ilamında da belirtildiği üzere İİK'nın 89.maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit veya istirdat davasında genel mahkemeler görevlidir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, İİK 89. Maddesi gereğince ödeme yapan davacı tarafından açılan Menfi Tespit ve İstirdat istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, eldeki uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı, İİK'nın 89.maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit ve istirdat davasında genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın giderilmesinde Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere tensiben verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1046, K. 2025/937, T. 31.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1046-e-2025-937-k-50c753beb0ca