İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/103 E. 2026/179 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/103
Karar No
2026/179
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/103 Esas KARAR NO :2026/179

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/02/2025 KARAR TARİHİ:11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında belirsiz süreli “... ... Sözleşmesinin” akdedildiği sözleşme gereği müvekkili tarafından, davalıya AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www.....com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık edilerek www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden satışların gerçekleştirildiğini, bu satış ilişkisi kapsamında davalıya ait cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 1.348,99 TL’nin davalı cari hesabına borç olarak kaydedildiği ve davalı tarafından ödenmediğinden, aleyhine .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde itiraz etmesi ile takibin durduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; geçmişte, ... ... ve Tic AŞ (....com) platformunda parfüm ve kozmetik ürünleri satışı yaptığını, şehir ve iş değişikliği nedeniyle, ilgili platformdaki tüm operasyonlarım eksiksiz ve borçsuz şekilde sonlandırıldığını, ... paneline girişi, yetkililer tarafından kapatıldığını, bu sebeple işlem sonrası gelen iadelerin takibini yapmadığını, Daha sonra, firmasından ürün satın alan bir müşterinin, ürün teslimatından yaklaşık 6 ay sonra iade işlemini başlatması neticesinde, kargo firmasının hatalı işlemi nedeniyle ürün İadesi kendisine ulaşmadığını, bunun yerine müşteriye tutar iadesi gerçekleştirildiğini ve ücretin kendisine faturalandırılarak icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına daha önceden itiraz ederek takibin durmasına ve borç ilişkisinin bulunmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen davacının itirazın iptali yoluyla yeniden dava açmasının hukuki açıdan asılsız olduğunu, icra takibine konu işlemlerin kendisi tarafından yürütülen işlemlerin eksiksiz ve borçsuz şekilde sonlandırıldığını gösterdiğini, emsal kararlara göre, alacaklının takipte sunmadığı bir belgeye itirazın kaldırılması aşamasında dayanamayacağı ilkesi gereğince, davacının İtiraz iptali aşamasında ilk kez sunduğu belgenin, takip konusu alacakla kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine, kendisine yönelik icra takibine konu alacağın bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin ... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ... ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 2.198,99-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğu, 15/12/2022 tarihli ödeme emrinin davalıya tebliğ edilemediği ancak borçlunun 10/03/2023 tarihinde takibi öğrendiğini beyan ederek aynı tarihte borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişi 15/01/2026 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olup, ticari defterlerinde davalıdan 1.348,99 TL alacağının kayıtlı olduğu, Davacının, davalıdan .... icra müdürlüğü 2022/... e sayılı dosyası ile; 1.348,99 TL asıl alacak 850,00 TL işlemiş faiz 2.198,99 TL talep ettiği, yapılan inceleme ve yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında davacının, davalıyı TBK 117. Madde gereği temerrüde düşürmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği, davacının davalıdan cari hesap bakiye alacağı nedeniyle, 1.348,99 TL talep edebileceği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... ... ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 2.198,99-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğu, 15/12/2022 tarihli ödeme emrinin davalıya tebliğ edilemediği ancak borçlunun 10/03/2023 tarihinde takibi öğrendiğini beyan ederek aynı tarihte borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 10/02/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Öncelikle dava değeri yönünden yapılan incelemede, takip talebi ile konu edilen alacağın 1.348,99-TL cari hesap alacağı ve 850,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.198,99-TL olduğu, dava dilekçesinin ilk sayfasında harca esas değer olarak asıl alacak tutarı gösterilmişse de talep sonucu kısmında itirazın iptalinin talep edildiği ve davalı borçlu tarafından takipteki asıl alacak ve ferilerine itiraz edildiği, bu durumda dava değerinin takiple talep edilen toplam tutar olan 2.198,99-TL olduğu ancak değer itibariyle peşin alınan harç, alınması gereken harcı karşıladığından yeniden harç alınmasına yer olmadığı değerlendirildiğinden harç ikmali hususunda Mahkememizce yeniden bir karar oluşturulmamış, dava değerinin 2.198,99-TL olduğu anlaşılmıştır. Esasa ilişkin olarak yapılan incelemede, davacının incelenen defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfını taşıdığı belirlenmiş, taraflar arasında ... ... Sözleşmesi akdedilmiş olup, sözleşmenin konusu davacı tarafından sunulan hizmetler ve bu hizmetlerden davalı gibi satıcıların yararlanmasına dair şartlara ilişkin olup, taraflar arasındaki ticari ilişki 2021 yılında gerçekleşmiş olup, dava ve takibe konu alacak, davalının davacı aracılığıyla sattığı ürünlerin satılan müşteri tarafından iade edilmesi üzerine sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca davacı tarafından müşteriye ödenen bedelin davalıdan tahsili talebine ilişkindir ve yapılan incelemede davacının müşteriye iade ettiği bedele ilişkin tutarı cari hesaba borç olarak kaydetmiş, buna ilişkin davalı adına e fatura düzenlemiş ve niteliği gereği e faturanın davalıya tebliğ edilmesine karşın davalı tarafça süresi içerisinde itiraza uğradığına dair somut veri bulunmadığından fatura içeriğinin kesinleştiği ve fatura bedelinin ödendiğine dair veri bulunmadığından davacı tarafından iade işlemi nedeniyle müşteriye yapılan ve sözleşmenin 6. Maddesine göre davalıdan talep edebileceği ödeme için davalı adına düzenlediği fatura nedeniyle 1.348,99-TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiştir. Takiple işlemiş faiz talebinde de bulunulmuşsa da davacı tarafından davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğüne dair somut delil bulunmadığından davalının temerrütünün takiple gerçekleştiği ve davacının işlemiş faize ilişkin 850,00-TL tutarındaki alacak talebinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden davalının takibe itirazının 1.348,99-TL asıl alacak yönünden iptaline ve fazlaya dair talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden, sözleşme ve faturadan kaynaklanan alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 1.348,99-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 1.348,99-TL asıl alacağa yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 269,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 2.208,60-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili, bakiye 1.391,40-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.588,50-TL posta gideri/bilirkişi yol ücreti, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 12.588,50-TL'nin haklılık durumuna göre 7.723,04-TL tutarındaki kısmı ile 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.041,34-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.348,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/103, K. 2026/179, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-103-e-2026-179-k-1fc479e13ee0