İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1015 E. 2026/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1015
- Karar No
- 2026/398
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1015 Esas - 2026/398 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/1015 KARAR NO: 2026/398
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ İHBAR OLUNAN: VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili; müvekkiline ait 2025 model Citroen Jumper marka ticari servis aracının motor arızası nedeniyle 16.05.2025 tarihinde davalı servise bırakıldığını, aracın ancak 05.08.2025 tarihinde teslim edildiğini, bu nedenle aracın 81 gün serviste kaldığını ve ticari faaliyetlerde kullanılamadığını ileri sürmüştür. Aracın ticari kazanç elde edilen bir araç olduğunu, onarımın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle ticari kazanç kaybına uğranıldığını belirterek, şimdilik 50.000 TL ticari kazanç kaybı tazminatının ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, ayrıca müvekkilinin yalnızca yetkili servis olduğunu, üretici veya ithalatçı sıfatı bulunmadığından husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Aracın onarım işlemlerinin usulüne uygun yürütüldüğünü, gecikmenin parça temini ve garanti prosedürlerinden kaynaklandığını, bu hususların müvekkilinin kontrolünde olmadığını ileri sürmüştür. Davacının ticari kazanç kaybını ve zararın müvekkilin kusurundan kaynaklandığını ispatlayamadığını, davacıya ikame araç tahsis edilip edilmediğinin de araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava makul süreyi aşan onarım süresince davacının mahrum kaldığı ticari kazancın tazmini talebine ilişkindir. Davacı tarafından aracının tamir için servise verildiği, ancak araçta meydana gelen zarar ile tamir için davalı bünyesinde tutulan sürenin makul olmadığı iddia edilmiştir. Davalı şirkete yazı yazılarak davaya konu araç tamir işine ilişkin tüm belgelerin gönderilmesi istenmiştir. Davalı tarafından sunulan iş emirlerinin incelenmesinde araçta yapılan işlemlerin " aracın motoru değişti, intercol değişti, turbo değişti, enjektör değişti, hava debimetresi değişti" olarak yazıldığı, söz konusu iş emirlerinin araç sürücüsü tarafından imzalandığı, herhangi bir ihtirazi kayıt içermediği görüldü. Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri birliğine yazılan yazıya cevap verildiği, akabinde tüm dosya kapsamında aracın tamir süresinin makul olup olmadığının tespiti ve davacının iddia ettiği alacak kaleminin hesabı için Makine Mühendisi ve SMMM bilirkişiden oluşan heyete dosya tevdi edilmiştir. Dosyaya alınan 10/04/2026 tarihli raporda özetle;" Dosya muhteviyatında bulunan bilgiler ve yukarda ifade edilen hasar durumu ile ilgili Şaşmaz sanayiinde bulunan başka servisler arasında konu ile ilgili araştırma yapılmıştır. Somut dava ile serviste yapılan koordinede, tespit edilen zaman çizelgesi kapsamında gerçekleşmesi muhtemel zaman çizelgesi ve aynı sanayide bulunan üç farklı serviste gerçekleşeceği ifade edilen süreler karşılaştırılmıştır. Araç yabancı menşei olduğu için parça tedarik süresi servisler ile yapılan koordinasyon sonucu ortalama 20-30 gün olabileceği değerlendirilmiştir. Aracın parça bekleme süresi dahil, tamiri için ihtiyaç duyulan makul sürenin 40 -70 işgünü olabileceği öğrenilmiştir. Her ne kadar aracın serviste tamir için sırasını bekleme süresinin ortalamadan fazla olduğu değerlendirilse de sonuçta ortalama servis süresi (makul onarım süresi ) içinde aracın tamiri tamamlandığı değerlendirilmektedir." şeklinde görüş beyan edildiği görülmüştür. Yine bilirkişi raporunda meydana gelen hasarın üretim hatasından kaynaklı olduğu, davacının bir kusuru olmadığı da belirtilmiştir. Ancak davalının söz konusu aracın üretim aşamasında yer alan bir şirket olmadığı, sadece tamir aşamasında davacı ile hukuki ilişki kurduğu tarafların da kabulündedir. Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı tarafından davacıya ait aracın makul süre içerisinde tamirinin yapıldığı, makul süreyi aşan bir durum olmadığından davacının makul süreyi aşan günler için ticari kazanç kaybı talep etmekte haklılığının bulunmadığı, davalının söz konusu arızanın meydana gelmesinde herhangi bir katkısının olmadığı, aracın üreticisi olmadığı dikkate alındığında davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 853,88-TL harç ile 3.930,20 TL harcından mahsubu ile bakiye 4.052,08-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık AÜT gereğince reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/05/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır