İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1006 E. 2025/1006 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1006
Karar No
2025/1006
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1006 Esas - 2026/235 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1006 Esas KARAR NO : 2026/235

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile " ..... bağlı ... hizmet personeli alımı, imzalanan Sözleşmeler ve bu sözleşmelerin eki idari ve teknik şartnameler ile davalılar tarafından üstlenildiğini, davalının işçisi olarak çalışan dava dışı işçi ...’ya başvurusu üzerine kıdem tazminatına hak kazandığı değerlendirildiğinden kıdem tazminatı ödendiğini, yapılan ödemeye ilişkin işçinin işverenleri aleyhine çalıştırdıkları dönem itibariyle sorumluluklarının rücuen tahsili talebiyle davalı ... Tem. San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine ..... Esas sayılı dosyası ile sorumluluğu oranında 27.597,57 TL'lik icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, yukarıda açıklanan ve re’sen tespit edilecek nedenlerle davanın kabulüne, ..... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan tüm itirazların iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve % 20’den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini'' talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . DELİLLER: ..... Esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız, takip borçlularının davalımız ile birlikte 11 işletme sahibi, takip konusunun dava dışı ...'ya ödenen kıdem tazminatı nedeni ile davalıdan 25.433,94 TL asıl alacak 2.163,63 TL işlemiş faiz olmak üzere 27.597,57 TL nin tahsili olduğu, borçlu itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Dava dışı işçi ...'nın emekliliğe esas hizmet döküm cetveli getirtildiği, dava dışı işçinin emekliği üzerine 13/09/2024 tarihinde davacı kurulca kıdem tazminatı olarak iki dekont ile 175.100,00 TL ödemede bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki 12/03/2018 tarihli hizmet alım sözleşmesinin ibraz edildiği görülmüştür. ..... sayılı ilamında ".... Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir...." denildiği görülmüştür. 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesinde "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.”hükmünün getirildiği görülmüştür. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinin (1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (... hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, ..., fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz. (2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez. (3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir." hükümlerini içerdiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup; Davacı ile davalı arasında 12/03/2018 tarihli hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, dava dışı işçi ...'nın davalı şirket bünyesinde çalıştığı, emekliği üzerine davacı kurumca 13/09/2024 tarihinde kıdem tazminatı olarak iki dekont ile 175.100,00 TL ödemede bulunulduğu, dava dışı işçinin davalı nezdindeki çalışma süresi dikkate alındığında bu tutardan işçinin çalıştığı süre ile orantılı sorumluluğunun bulunduğu , taraflar arasındaki sözleşme, Yargıtay ilamı , icra dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacı ile davalı arasında imzalanılan 12/03/2016 tarihli sözleşmenin tarihi ve davacı kurumun 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinde sayılan kurumlardan olması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. Maddesi gereği davanın konusuz kaldığı gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, dava açılışında alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. Maddesi gereği taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle HMK 341 maddesi gereği kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

Katip ..... ¸ E-İmzalıdır

Hakim ..... ¸ E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1006, K. 2025/1006, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1006-e-2025-1006-k-5eef7e11187d