İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/974 E. 2025/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/974
- Karar No
- 2025/126
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/974 Esas KARAR NO : 2025/126
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2024 KARAR TARİHİ : 03/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin otel ekipmanları ticareti yapmakta olduğunu, satış ve pazarlama için ihtiyaç duyduğu 1000 adet katalog 74.000-TL, 1000 adet kağıt çanta 14.500-TL, 1 adet fuar giydirme folyo kaplama 9.000-TL, Fuar stand bedeli 64.000-TL işleri için davalı ile anlaştığını, bu işler için 21/02/2024 tarihli 117.000-TL tutarlı faturayı e arşiv fatura olarak davacıya gönderdiğini, taraflar arasındaki fiyat görüşmesi sonrasında davalının da kabulü üzerine 21/02/2024 tarihli fiyat farkı faturasının e arşiv fatura olarak davalıya gönderildiğini, bu faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, katalog basımı anlaşılan ve ... aracılığı ile onaylanan örneğine uygun yapılmadığını, bu durum 13/03/2024 tarihinde dağıtım aşamasında katalog kolilerin açılması sonrasındaki kontrolde fark edildiğini, katalogların kabul edilmeyeceğinin davalıya bildirildiğini, 21/02/2024 tarihli 48.500-TL iade faturası kesilerek e arşiv fatura kapsamında iade edildiğini, bu durumun e-posta aracılığıyla davalıya da ihbar edildiğini, fuar stand bedeli olan 64.000-TL için 31/03/2024 tarihli çek verildiğini, bu çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, davalının davacıdan herhangi bir alacağının olmadığını, yine davalının yapmış olduğu icra takip dosyalarına davalı alacaklıları tarafından haciz konulduğunun dosyadan anlaşıldığını, davalının borç içerisinde olduğu ve dosyaları tutarının alacaklıya ödenmesi sonrasında geri almanın olası olmayacağı vekil edenin giderilmesi mümkün olmayacak şekilde zarara uğrayacağının açık olduğunu, davalarının kabulü ile davalının vekil eden şirketten Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Sayılı dosyasında dayanak olan fatura nedeni ile herhangi bir alacağı olmadığının tespitini, davalının aleyhine yapılan icra takiplerince dosyaya konulan 3.şahıs hacizleri ve davalının kötü niyetli olduğunun da dikkate alınarak mahkememizce takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesini, bu konuda tedbir kararı verilmesini, neticeten ... sayılı haksız icra takibinin durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı gibi arabuluculuğa da hiç başvurulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı) TÜM DOSYA KAPSAMI VE YUKARIDAKİ YASAL DÜZENLEMELER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; 01 EYLÜL 2023 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN 7445 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ İLE 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. Dava tarihi itibariyle davacının menfi tespit talepli davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve dava açılmadan önce dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduklarına dair belge olmadığı ve davacı vekili tarafından sunulan 03.02.2025 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadığına yönelik beyanı dikkate alındığında davacının menfi tespit talepli davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile) 1.fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan HMK 115.madde uyarınca USÛLDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 1.511,00-TL harcın mahsubu ile artan 895,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 03/02/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza