İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/970 E. 2026/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/970
- Karar No
- 2026/398
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/970 Esas - 2026/398 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/970 KARAR NO : 2026/398
HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/08/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 K. YAZIM TARİHİ : 17/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;29.03.2024 tarihinde davalılardan....’ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile... ili ...caddesini takiben ... cadde üzerinden Mezarlık istikametine seyir halindeyken, yolun şartlarına göre hareket etmeyip gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle motosikletin hakimiyetini kaybederek karşı yöne geçip yol kenarında bulunan elektrik trafosuna çarpması, sonrasında savrularak çöp konteynırına ve park halinde bulunan ... plakalı aracın ön kısmına çarpması sonucu meydana gelen kazada, motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkili ...’in ağır şekilde yaralandığını, .... Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek biçimde kemik kırıkları meydana geldiğini, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, çeşitli operasyonlar geçirdiğini, ağır ve zorlu bir tedavi süreci geçiren müvekkilinin psikolojik, maddi ve manevi anlamda zarara uğradığını, günlerce yoğun bakımda tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda motosiklet sürücüsü davalı ....’ın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza tarihinden bugüne kadar geçen süre içerisinde pek çok tedavi masrafı yaptığını, kaza sebebiyle kalıcı sakatlık meydana geldiğini, malul olduğunu, kalıcı sakatlığından dolayı yaşam kalitesinin düştüğünü, iş ve kazanç kaybına uğradığını, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, manevi olarak da büyük acı, elem ve sıkıntı çektiğini, kaza yapan ...plakalı aracın davalılardan... Sigorta A.Ş’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, uğranılan zararların tazmini için davalı sigorta şirketine 12.07.2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak neticesiz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili ....’in tedavi gideri ve tedavi boyunca yapılan her türlü masrafları, çalışma gücünün yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10.09.2024 tarihli dilekçesinde; 1.000,00 TL’lik maddi tazminat talebinin 250,00 TL’sinin geçici iş göremezliğe, 250,00 TL’sinin sürekli iş göremezliğe, 250,00 TL’sinin tedavi ve bakıcı giderlerine, 250,00 TL’sinin kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin olduğunu açıklamıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesi dilekçesi ile özetle; Tedavi Giderleri Ve Tedavi Boyunca Yapılan Her Türlü Masraflarına ilişkin olarak 49.079,50 TL üzerinden kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Çalışma Gücünün Azalmasından Doğan Kayıplarına (Geçici İş Göremezlik) ilişkin 113.682,27 TL üzerinden kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Çalışma Gücünün Yitirilmesinden Doğan Kayıplarına (Sürekli İş Göremezlik) ilişkin 1.447.083,87 TL üzerinden kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, İş Ve Kazanç Kaybı İle Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Kayıplarına ilişkin 250 TL'den açmış olduğu taleplerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla herhangi bir artırımda bulunmadıklarını, müvekkilinin söz konusu kaza sebebiyle meydana gelen manevi zararlarına yönelik 250.000,00 TL manevi tazminatın; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında manevi tazminat kalemi yer aldığı takdirde tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline; poliçe kapsamında yer almadığı takdirde davalı ....dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun değerlendirilmesi için gereken evrakların ulaştırılmadığını, müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, kazanın ve zararın oluşumunda müvekkili tarafından sigortalanan aracın kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, yine davacının sigortalı araçta yolcu olmakla beraber kask takmadığı hususunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, zararın artmasına kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, müttefik kusur ve hatır taşıması hükümlerinin somut olay nezdinde uygulanması gerektiğini, davacıda maluliyet oluştuğu hususunu kabul etmemekle beraber iyileşme sürecinin devam ettiğini, bir yıllık iyileşme sürecinin henüz dolmadığını, maluliyet durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kuruluna tevdiini talep ettiklerini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri hususunda tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplamanın %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş bu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının veya gelir bağlanıp bağlanmadığını tespitini talep ettiklerini, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı.... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı .... Sigorta’ya süresi içerisinde usule uygun bir başvuru yapılmadığını, sigorta şirketine başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçirildiğini, huzurdaki davaya sebebiyet veren elim kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, olay yeri görüntü ve videolarının müvekkilinin kusurunun bulunmadığını destekler nitelikte olduğunu, kaza anında müvekkilinin karşıdan gelen bir aracın farlarını görmesi neticesinde ve davacının sürekli müvekkilini çekiştirip bağırması neticesinde kontrolü kaybettiğini, bu durumun kaza mahallinde bulunan dükkanların kamera kayıtları izlendiğinde açıkça görüleceğini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, dava konusu kaza sonucunda sadece davacı tarafın değil müvekkilinin de yaralandığını, hasarları karşılamak için maddi, manevi her yolu denediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi bir maluliyetinin oluşmadığını, iyileşme sürecinin devam ettiğini, iyileşme süresinin dolmasının ardından Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla SGK’ya müzekkere yazılarak iş bu kaza sebebiyle davacıya bir ödeme yapılmadığını ve bir gelip bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını talep ettiklerini, kazanın oluşumunda davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hiçbir koruma ekipmanı olmadan müvekkilinin motoruna kendi isteği ve rızasıyla bindiğini, meydana gelen zararın artmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkili ile davacının arkadaş olması ve davacının kendi talebiyle motora binmesi nedeniyle hesaplanacak tazminattan hatır taşımasının indiriminin de yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, araç trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, SGK kayıtları, tedavi evrakları, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu, bilirkişi kurulu raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı.
.... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 20/06/2025 tarihli raporunda özetle; davacının 29.03.2024 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılıresmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, yapılan değerlendirmede muayene bulguları kısmında şahsın yüz bölgesinde meydana gelen ve tarif edilen skarların engellilik oranına sebep olmamakla birlikte kişinin yüzünde estetik kusur mahiyetinde olduğu bildirilmiştir. .... Trafik İhtisas Dairesinin 29/08/2026 tarihli raporunda özetle; davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulu 29/03/2026 tarihli raporu ile özetle; 29.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 12 oranında malul olan 1984 doğumlu davacı ... için; Müterafik kusur ve hatır taşımasının bulunmadığının kabulü durumunda; 113.682,27 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 1.447.083,87 TL sürekli kısmi işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 20.002,50 TL geçici bakıcı gideri ile 29,077,00 TL SGK’nin sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan tedavi gideri, müterafik kusur ve hatır taşımasının varlığının kabulü durumunda; 72.756,64 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 926.133,67 TL sürekli kısmi işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 12.801,60 TL geçici bakıcı gideri ile 18.609,28 TL SGK’nin sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan tedavi gideri hesaplandığı, ekonomik geleceğin sarsılması yönünden yapılan değerlendirme Mahkemenin takdirinde olduğu, davalılardan ... kaza yapan.... plakalı hususi motosikletin sürücüsü olup, aracın davalılardan .... Sigorta A.Ş’ye 26.09.2023 – 26.09.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde kişi başına azami 1.800.000,00 TL, tedavi gideri olarak da azami 1.800.000,00 TL teminat sağladığı, mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ... bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan.... Sigorta A.Ş’ye ise davacı vekili tarafından 17.07.2024 tarihinde poliçe teminatlarının ödenmesi konusunda başvuruda bulunulmuş, hasar dosyaları açıldığı, ödeme yapılmadığı, mahkemece gerekli belgelerle usule uygun başvuruda bulunulduğunun kabulü halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 30.07.2024 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünüldüğü bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ile kazanç kaybı talebi ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Davaya konu olay 29.03.2024 günü saat 18:24 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile .... Caddesi üzerinden Mezarlık istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun solundaki orta refüjü aşarak karşı yön bölümüne geçmesi sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermemiş, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle, sevk ve idare hatası yapıp direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucu meydana gelen olayda, %100 asli kusurludur. Kaza tespit tutanağında davacı yolcu ...'in kaskının takılı olmadığı belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Müterafik (birlikte) kusur dosya kapsamında tartışıldığında Olayın oluş şeklini ve olay yeri özelliklerini anlatır trafik kazası tespit tutanağına göre, davacının kaza anında kask kullanmadığı anlaşılmaktadır. Maluliyet raporu incelendiğinde kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğundan müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Hatır taşıması dosya kapsamında tartışıldığında; Davacı .... ifadesinde; kendisinin ...isimli iş yerinde çalıştığını, komşusu olan ....'ın kendisine yeni bir motor aldığını, olay günü .... mahallesi.... caddesi üzerinde iş yerine yürüdüğü sırada ....'nin yeni aldığı motosikletiyle yanına geldiğini ve iş yerine bırakmayı teklif ettiğini, sürücülüğünü ....'nin yaptığı motosiklete bindiğini, sonrasında çok hızlandığını, durması için uyardığını ancak durmadığını ve kazanın meydana geldiğini iş bu kapsamda herhangi bir menfaat karşılığı olmaksızın davacı yolcunun yararı söz konusu olduğu ve davalı araç sahibi/sürücüsü karşılıksız hareket ettiği için Hatır taşımasının varlığı kabul edilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 20/06/2025 tarihli maluliyet raporu doğrultusunda hazırlanan 29/03/2026 tarihli aktüerya ve doktor bilirkişi tarafından rapor hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile müterafik kusur ve hatır taşımasının varlığının kabulü ile 72.756,64 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 926.133,67 TL sürekli kısmi işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 12.801,60 TL geçici bakıcı gideri ile 18.609,28 TL SGK’nin sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan tedavi gideri hesaplandığı Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına ilişkin hesaplama yapılabilecek somut bir delil sunulmadığından bu talebi ispatlanamadığından reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapmak gerekirse; Kişilik haklarının zedelenmesine dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde 'Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre uygun tazminatın belirlenmesinde saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumu ve kusuru bulunup bulunmadığı ve varsa kusur derecesi, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. İş bu dosya bakımından değerlendirme yapıldığında davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-72.756,64 TL geçici iş göremezlik, 926.133,67 TL sürekli iş göremezlik, 12.801,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 18.609,28 TL tedavi gideri tazminatının davalı sigorta yönünden 30/07/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına, 2-Fazlaya dair istemin ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat talebinin reddine, 3-150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Fazlaya dair istemin reddine, 5-Maddi tazminat talebi yönünden; a-Alınması gereken 70.379,87 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 857,30 TL harç ile 5.495,87 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 64.026,70 TL karar ve ilam harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.800,00 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.431,62 TL'sinin davalı Sigorta şirketinden, 1.368,38 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 857,30TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı ile 5.495,87 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.841,57 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 160.545,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, c-Davalıların kendisini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 92.767,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 6-Manevi tazminat talebi yönünden, a-Alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcının davalı ....'dan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, c-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de Anayasa Mahkemesince yapılan değişiklik nedeni ile bu davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Diğer davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 2.292,00 TL tebligat ve posta gideri ile 15.000,00TL bilirkişi ücreti ve 3.750,00 TL olmak üzere toplam 21.042,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 13.351,95 TL'nin davalı Sigorta şirketinin sorumluluğunun 8.543,92 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2026
Katip ....E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır2