İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/946 E. 2025/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/946
Karar No
2025/582
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 07/09/2024 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... plakalı müvekkilinin aracına çarpması nedeni ile müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazaya ve yaralanmaya ilişkin sonrasında sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, ayrıca söz konusu kaza nedeniyle savcılık soruşturma dosyası açıldığını ve dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de anlaşma sağlanamadığını bu nedenle müvekkilinin sürekli iş göremezlik 100 TL, geçici iş göremezlik için 100 TL, bakıcı gideri ve 100 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 400 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan ve tespit edilecek sorumlulardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının sigorta şirketine yaptığı başvuruda sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin dikkate alındığında, davacının talep ettiği tazminat miktarını bilebilecek, belirleyebilecek veya ispat edebilecek durumda olduğunu ve belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminatın türü belirli olmadığını, 2918 Sayılı K.T.K.'nun 97. Maddesinde düzenlenen sigortaya başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitinin gerektiğini, sağlık raporu ve diğer tedavi evrakları incelendiğinde kaza ile davacıda meydana gelen araz arasında illiyet bağının bulunmadığını, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olduğu ve bu hususun davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderlerin teminat dışı olduğunu, 6111 Sayılı Kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK’ya aktarıldığını ve davacının Arabuluculuk için vekalet ücreti talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarının, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranının dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini ve reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sureti, Akşehir İlçe Jandarma Komutanlığının 11/02/2025 tarihli yazısı, Konya Sosyal Güvenlik Kurumu İl müdürlüğünün 11/12/2024, 25/12/2024, 26/12/2024 ve 27/12/2024 tarihli yazısı, Akşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün 12/12/2024 tarihli yazısı, SBGM'nin 16/12/2024 tarihli yazısı dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; ... plakalı Motosiklet Sürücüsü ...’ın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun asli kurallardan kod no: 84/g denk gelen (Şeride tecavüz etme), Madde-56/1-a (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek) kurallarını ihlalden Asli/Tali kusurlu olup %100 (yüzde yüz) oranında KUSURLU olduğu; ... plakalı Otomobil Sürücüsü ...’in ise bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığı %0,00 (Yüzde Sıfır) olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE: İncelenen dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davaya konu kazanın oluşumununda davalının sigortalısının kusurunun bulunmadığı, davacı ...'ın %100 kusurlu olduğu, alınan raporun taraflar arasında tutulan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, davalının kazanının oluşumunda kusurunun olmaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin olarak alınan 427,60 TL harcın, alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNERE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2025

Katip Hakim

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/946, K. 2025/582, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-946-e-2025-582-k-7ad2c0b71dcc