İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1036 E. 2025/991 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1036
Karar No
2025/991
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ...saatinde Diyarbakır İli, Kayapınar ilçesinde, sürücü ...sevk ve idaresindeki ...sayılı aracı (poliçe no: ...) ile Fırat Bulvarı istikametinden Ahmet Arif caddesi istikametine seyir halinde iken aynı istikamette seyir eden sürücü müvekkili olan ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araca çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydan geldiğini, kazada müvekkili ...ağır yaralanmış olduğunu, kolluk kuvveti tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında tüm kusur ...sevk ve idaresindeki ...sayılı araca verildiğini, müvekkilinin Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, akabinde Diyarbakır ...Hastanesinde ameliyat olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle sakat kaldığını, müvekkilim, bu yaralanma sonrası hayatın olağan akışına uygun olarak, birçok harcamada bulunduğunu, özellikle tedavi masrafları olarak (ulaşım, konaklama, refakatçi masrafları, iaşe ve bakım masrafları, pansuman, harici tıbbi malzeme alımı, iğne yapma, harici ilaç alma, özel muayene harcamaları ve yatalak olması hasebiyle bakıcı masrafı vs.) büyük harcamaları olduğunu, mahkemeniz marifetiyle Diyarbakır ...Hastanesine müzekkere yazılarak müvekkilin trafik kazası nedeniyle tedavisine ödemiş olduğu faturaların istenilmesini talep ettiği, Sigorta Şirketi tarafından ...tarihinde .../...no'lu Hasar Dosyası açıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL(Geçici Sakatlık Tazminatı), 800-TL (Daimi Sakatlık Tazminatı),100-TL (Tedavi Gideri) olmak Üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlar için kişi başına 1.800.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, başvurucu usulüne uygun rapor ile sigorta şirketine başvuru yapmamış olup, eksik başvurunun söz konusu olduğunu, öncelikle usulden ret gerektiğini, Müvekkil şirkete yapılan başvuru sırasında sağlık kurulu raporu sunulmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, Sigorta kuruluşu tarafından eksikliğin giderilmesi talep edilmesine karşın başvurucu taraf bu hususta eksikliği gidermediğini, geçici iş görmezlik ve bakıcı taleplerinin teminat dışı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, geçici iş göremezlik zararından söz edebilmek için kişinin iyileşme süresine ilişkin dönemde aktif sigortalı çalışması ve iyileşme süresi zarfında mevcut işine devam edememesi gerektiğini, davacının başvurusu esnasında SGK‘da aktif olarak çalışıp çalışmadığını, çalışıyor ise bir ödeme alıp almadığına yönelik’ herhangi bir belge ya da bilgi sunmadığını, bu sebeple geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, yetkisiz mahkemede davanın açılmış olması nedeniyle davanın reddini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig.K. ve KTK ile özel kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 “Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır” hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarımızın giderilmesi kapsamında usulüne uygun rapor alınması için davacının mevzuatta belirtilen şartlara haiz sağlık kuruluna sevkini, davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmalarımız kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, geçici taleplerin sağlık gideri kapsamında SGK’ ya devri sebebiyle teminat dışı olması ve davacı tarafından ispat edilememesi durumunda reddine karar verilmesini, her durumda zamanaşımı itirazlarımızın gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle esas alınarak hüküm kurulmasını, her halde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlar kapsamında zararın ıskontolu (1,8 teknik faizli) hesaplanmasını, faiz tür, başlangıç tarihe ilişkin açıklamalarımız değerlendirilerek, neticeten arz ve izah olunan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :

...Tarihli Adli Tıp Raporunda: ...Doğumlu ...T.C. numaralı ....tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesi istenmektedir. 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin engel aranının %5 ve sürekli olduğu, ...tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme — içme, vb.) ihtiyaç süresinin 3 hafta olduğu, ...tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatini bildirir rapordur. ...Tarihli Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan Kusura ilişkin Raporda;Mevcut verilere göre; A)Sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahal içi aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş yolda orta şeritten seyirle geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermemiş, sağ gerisindeki araç trafiğini yeterince kontrol etmemiş, bu haliyle kurallara aykırı bir biçimde benzinliğe giriş yapmak üzere manevra ile yakın mesafeden önünü kapattığı, sağ şeritte düz seyirle gelen motosiklet sürücüsü ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada asli kusurludur. B)Sürücü ...gece vakti meskun mahal içi aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş yolda sevk ve idaresindeki motosiklet ile sağ şeridi takiben seyirle geldiği olay mahalli benzinlik girişinde, ön ilerisinde orta şeritte seyreden diğer sürücünün idaresindeki otomobilin yakın mesafeden seyir şeridine manevra yapması sonucu meydana gelen kazada kusursuzdur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Sürücü ...% 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)Sürücü ...kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir müşterek rapordur. ...Tarihli Bilirkişi Raporunda; ...tarihinde kalvikula kırığına neden olan trafik kazası geçiren ...hakkında düzenlenmiş belgeler incelenmiştir. Hakkında düzenlenen Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın ...tarihli raporunda bildirilen %5 engel oranı, 3 aylık geçici iş göremezlik süresi ile 3 haftalık geçici bakıcı ihtiyacı süresi görüldü. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 23.06.2016 tarihli 2016/8233,2016/7686 sayılı Karar’ında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/4-1227, K.2013/436 sayılı hükmünde; bu tür bir istemin ispatı için mutlaka bir belgenin sunulması gerekmemektedir. Yaralanmanın türüne göre ne kadar yol gideri yapıldığı belirlenmeli, şayet belirlenemiyorsa Borçlar Kanunu 42. maddesi gözetilerek takdiren yol giderine karar verilmesi gerektiğine, tedavi giderlerinin kalem kalem belirlenmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi, takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında gidiş-dönüş yapması gerekmektedir. 2024 yılı için bu ulaşım masrafı 3000 TL uygun bulunmuştur. Kemik kırıklarından sonra artan protein ihtiyacı için 2000 TL uygundur. Ayrıca pansuman ve temizlik ürünleri için 500 TL harcama ön görülmüştür. Faturası sunulan ameliyat masrafı 17.000 TL güncel özel tıbbi uygulamalarla uyumludur. Sonuç olarak; kişinin trafik Kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan ve bir kısmı fatura edilebilen 17.000 TL, bir kısmı fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım ve pansuman gideri) tarafımca hesaplandığında 22.500 TL kabul edilmesi uygun bulunmuştur. Kanaatim saygı ile arz olunur. ...Tarihli Aktüer Bilirkişi Raporunda; Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; ...tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı ...sayın mahkemece aldırılan kusur ve maluliyet raporu doğrultusunda maddi zararının hesaplamasının yapılmış olduğu, dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre kaza sonucu % 5 oranında malul kalan ve geçici iş göremezlik dönemi 3 ay olarak tespit edilen ve ayrıca 3 hafta süreyle bakıcıya ihtiyaç duyan davacının bilinen ve bilinmeyen dönem geçici ve sürekli işgücü kaybına ilişkin maddi zararının yukarıdaki tablolarda hesaplandığı, varsa müterafik kusur indirimin takdiri sayın mahkemede olmak üzere, davacının kusursuzluk durumuna göre hesaplama yapıldığı, Trafik kazası sonucu sakatlanma ve ölüm halinde 2024 yılı için kişi başına azami teminat miktarı 1.800.000,00 TL olduğu, keza tedavi masrafları teminatının(tedavi gideri, bakıcı gideri ve GİG tazminatının) da ayrıca 1.800.000,00 TL olduğu, hesaplanan toplam tazminat miktarının teminat limitlerinin altında olduğu, Takdiri sayın mahkemede olmak üzere davalı sigorta şirketinin söz konusu limitlerle sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün kusuruna tekabül eden toplam tazminat miktarının aşağıdaki tabloda olduğu, Geçici İş Göremezlik için 51.00,36 TL, Bakıcı Gideri için 14.001,75, Sürekli İş Göremezlik (Bilinen Dönem) için 16.889,92 TL, Sürekli İş Göremezlik (Bilinmeyen Dönem) için 424.593,87, Toplam Tazminatın 506.491,90 TL olduğuna ilişkin sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri tazminat taleplerine ilişkindir. ...tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı motosiklet ile dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın ...ila ...tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kişi başı sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin 1.200.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı tedavi gideri talep edilip edilemeyeceği, koşullarının oluşması halinde tüm tazminat kalemleri yönünden tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ...tarihinde saat ...sıralarında dava dışı sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile Diclekent Bulvarı üzerinden Fırat Bulvarı istikametinden Mehmet Arif Caddesi istikametine orta şerit üzerinden seyir halinde iken kaza mahalli akaryakıt istasyonu girişine geldiğinde sağa manevra ile dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımları ile; geriden sağ şeridi takiben düz seyirle gelen sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı motosikletin ön kısımlarının çarpışması sonucunda dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada kusur durumun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan ...tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahal içi aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş yolda orta şeritten seyirle geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermemiş, sağ gerisindeki araç trafiğini yeterince kontrol etmemiş, bu haliyle kurallara aykırı bir biçimde benzinliğe giriş yapmak üzere manevra ile yakın mesafeden önünü kapattığı, sağ şeritte düz seyirle gelen motosiklet sürücüsü ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkememizce davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve tedavi giderinin tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan ...tarihli raporda uyarınca “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı engellilik oranının % 5 ve sürekli olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği ve bu süreçte % 100 özürlü sayılması gerektiği belirtilmiştir. Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, % 5 sürekli iş göremezlik oranı ve 3 hafta geçici iş göremezlik süresi, %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik tazminatı 51.006,36 TL, bakıcı gideri 14.001,75 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı (bilinen dönem + bilinmeyen dönem) 441.483,79 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkememizce celbedilen Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından davacının geçici iş ve sürekli iş göremezliğinin tespitine ilişkin düzenlenen sağlık kurulu raporunda belirtilen oran ve süre ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden alınan bilirkişi raporundaki miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir. Davalı vekilinin geçici işgöremezlik tazminat talebinden sorumluluğun bulunmadığına dair itirazlarına ilişkin olarak: Emsal niteliğinde Konya BAM 3. HD 16/10/2025 tarih ve 2025/1842 Esas ve 2025/2045 Karar Sayılı kararında; "...2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Genel olarak sağlık hizmeti giderleri, fatura ile ispat edilmelidir. Ancak bazı giderlerin belge ile ispatlanması zordur. Biz bunlara faturalandırılmayan giderler olarak adlandırıyoruz. Örneğin yol giderleri gibi. Bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesi doğru değildir. Çünkü TBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir. Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlaması yeterli olup, ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulup getirmesi şart değildir. Hiçbir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK.26.04.1995, E. 1995/11-122 K.1995/430) 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, Tedaviyle ilgili diğer giderler ve Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; Bakıcı giderleri, Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)..." şeklinde belirtilmek suretiyle davalı şirketin geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine yönelik sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Davalı vekilince her ne kadar davacı motosiklet sürücüsünün müterafik kusurlu bulunduğuna dair itirazları mevcut olsa da davacının kaza tespit tutanağında kask takıp takmadığına dair herhangi bir belirleme olmaması, ceza dosyası kapsamından bu durumun anlaşılamaması ve yaralanmanın da kafa/baş bölgesinde olmaması hususları birlikte gözetildiğinde davacının müterafik kusuru ispat edilemediği gözetilerek dava dışı sürücünün yüzde yüz kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Tedavi giderine yönelik olarak ise Adli tıp uzmanı bilirkişice hazırlanan ...tarihli raporda davacının 22.500 TL tedavi gideri hesap edildiği görülmüştür. Bu halde davalı sigorta bilirkişi raporu ile hesaplanan ve poliçe limiti dahilinde kalan ıslah dilekçesi ile 441.483,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50.006,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 22.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 513.990,15 TL tazminat talebinin kabulü gerekmiş; hüküm fıkrasında 22.500,00 TL tazminatın sehven bakıçı gideri olduğu belirtilse de bun tutarın tedavi gideri olduğu belirtilmekle yetinilmiş, çelişki doğmaması açısından hükümde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak; Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle tazminat miktarlarına yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Davacı tarafça, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurunun tebliğ tarihi olan ...tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi kabul edilmek suretiyle ...tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE, 441.483,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50.006,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 22.500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 513.990,15 TL'nın davalı sigorta şirketinin (teminat limitleri ile sorumlu kalmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35.110,66-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harç ve sonradan yatırılan 1.752,50-TL tamamlama harcının mahsubu ile 32.930,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına 3-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı, 427,60.-TL peşin harç ve 1.752,50-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.607,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 1.038,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.800,00.-TL bilirkişi gideri ve 3.900,00 TL ATK gideri olmak üzere toplam 11.738,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 81.098,52-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,, Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1036, K. 2025/991, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1036-e-2025-991-k-ceed3842c946