İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/915 E. 2026/502 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/915
Karar No
2026/502
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/915 Esas KARAR NO : 2026/502 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, -------- plakalı --------- model ---------- marka otobüsüyle -------- No’lu Marmaris Otobüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ne bağlı olarak ---------- Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Özel Halk Otobüsçülüğü yaptığını, müvekkilinin ---------- marka -------- plakalı aracının motor arızası nedeniyle yeni bir motor almak için motor ilanlarına baktığını, davalı ...’nin ---------- adlı sitedeki, -------- adresine girerek aracına uygun olan ----------- Kule Tipi motor siparişi vermek için davalı şirketle iletişime geçtiğini, davalı şirketin --------- adlı sitedeki ‘’-------- motor’’ 150.000 TL fiyat ilanını gördüğünü, yine aynı sitede ara düğmesine basarak -------- olarak ismi çıkan kişiyi -------- numaralı telefondan aramış, telefonu açan kişi ----------- numaralı hat üzerinden görüşebileceklerini söylemiş olup her iki hattan yapılan aramaya da ---------- isimli davalı şirket yetkilisi cevap verdiğini, davalı şirket yetkilisi --------- ile müvekkili telefonda görüşmüş ve müvekkilinin --------- model aracına uygun olduğunu söylediği A651 EURO5, 2.el (çıkma tabir edilen) motorun fotoğraflarını atmış bunun üzerine müvekkilinin sipariş verdiğini, davalı şirket yetkilisi, ---------- Şirketi’ne ait ----------- numaralı--------- İban numarasını iletmiş, müvekkilinin bu hesaba 07.10.2024 tarihinde, ‘’651 motor ödemesi’’ açıklamasıyla 150.000 TL gönderdiğini, 09.10.2024 tarihinde müvekkilinin davalıya ilettiği adrese ---------- aracına uygun olmayan, sipariş edilen ve bedeli ödenen motor olmayan, minibüse değil otomobil tipi araçlara uyabilecek şasi numarası olamayan bir motor gönderildiğini, müvekkilinin aldığı motoru -------- sanayi sitesinde bulunan --------- isimli tamirhaneye götürmüş, tamirhanede iki farklı oto tamircisi siparişle gelen motorun --------- minibüs araçlarına takılamayacak, otomobillere takılabilecek bir motor olduğunu söylediklerini, müvekkilinin bir başka oto tamirhanesi olan --------- Oto Tamir-Bakım-Onarım servisine gitmiş ve aynı cevabı alınca, 10.10.2024 tarihli durumu açıklayan servis tutanağının verilmesini istediğini, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ile iletişime geçmiş, motorun yanlış motor olduğunu bildirdiğini, başta davalı şirket yetkilisi mümkün değil sipariş edilen motor olduğunu söylese de müvekkili kargo ile gönderilen motorun fotoğraflarını atmış ve tamirhaneler ile yaptığı görüşmeleri ilettiğini, davalı şirket yetkilisi yanlış motor gönderdiğini kabul edip müvekkilinden 20.000 TL daha ödeme yapmasını sipariş edilen motorun sıfırını göndereceğini belirttiğini, müvekkilinin 12.10.2024 tarihinde aynı şirket hesabına 20.000 TL daha gönderdiğini, davalı şirket yetkilisinin, yanlış gönderilen motoru şirket adresinden farklı bir adrese gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin önce 20.000 TL sonra sıfır motor göndereceğim deyip, sonrada yanlış motoru göndermezsen sıfır motor göndermem diye direnen ve farklı bir teslim adresi veren şirket yetkilisinin kendisini dolandırdığından şüphelendiği için yanlış motoru geri göndermediğini, yanlış gönderilen motor müvekkili tarafından muhafaza edilmekte olup, bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği yanlış motor, mahkeme tarafından belirtilen yere teslim edilebileceğini, davalı şirketin müvekkili ile yapmış olduğu ticari satış işlemine ilişkin fatura kesmemiş olup, nitelikli dolandırıcılığın yanında vergi kaçakçılığı suçu da işlediğini, müvekkilinin Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığı’na, nitelikli dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı suçlarından davalı ... şikâyet etmiş, suç duyurusunda bulunarak, dava açılmasını talep ettiğini, Soruşturma ---------- Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini de belirterek, müvekkilinin davalı ile arasındaki ticari satış sözleşmesine aykırılık nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini konusunda hak kaybına uğramasının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle davalı şirket banka hesaplarına ve malvarlıklarına tedbir konulması talebinin kabulü, ticari satış sözleşmesi nedeniyle davalıya ödemiş olduğu toplam meblağın ve ticari kazanç kaybının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans faizi) faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı gerçek şahıs olup vergi kaydı bulunmamakta ve TTK uyarınca sermaye sınırı nedeni ile tacir vasfı olmadığını, belirlenebilir bir vakıanın davacı tarafından zahmete girilmeyerek belirlenmemiş olması, vakıa ve olgunun belirlenemez olduğu sonucunu doğurmayacağını, davacı bankadan ödediği miktarı açıkça telafuz ederken davasını 10.000-TL üzerinden açması hukuki yarar şartını ihlal ettiğinden davanın usulden reddini gerektiğini, Arabuluculuk başvurusu ve işlemleri de dolayısıyla ticari olmayacağından, dava şartının yerine getirildiği de kabul edilemeyeceğini, davacı, davalı şirketten ---------- kodlu --------- motorunun görselleri ile ürün modelini görüp-onaylamış-yazışmış akabinde bedelini ödediğini, bunun üzerine de davalı şirket davacının talep ettiği koddaki ve gösterdiği görsellerde yer alan motoru kargo ile göndermiş ve gönderi davacı tarafça teslim alındığını, satışa konu motorda bir ayıp bulunmamakta sadece sağ sol kartel basitçe değiştirilmek sureti ile mercedes servis araçlarında kullanılabildiğini, davacının davalı şirket yetkilisi olarak belirttiği şahıs şirketi temsile yetkili olmadığını ve ---------- yazışmaları yazılı ticari sözleşme şartlarını ve tek başına delil olma vasfını barındırmayacağını, ürünü teslim alan davacı, motor kartelini değiştirdikten sonra ürünün uygun olmadığını şifahen davalıya bildirdiğini, davada davacının, kanuni merasim ve şartlara uymadan davayı açmakla haksız menfaat peşinde olduğunu, davalı ürünü verdiği şekli ile almak sureti ile davacının parasını iade etmeye hazır olduğunu ve davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce davaya konu motorun anlaşmaya varılan, davacının aracına uygun olan motor olup olmadığı, aliud ifa söz konusu olup olmadığı, davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere bilirkişiden aldırılan raporda; davaya konu motorun anlaşmaya varılan, davacının aracına uygun olan motor olmadığı, aliud ifa söz konusu olduğu, mahrumiyet araç bedeli hesaplanırken araç tamir süresindeki çeşitli nedenlerden dolayı olan gecikmelerin dikkate alınmaması gerektiği, bilirkişi tarafından belirlenecek makul tamir süresinin dikkate alınması gerektiği, dava konusu aracın makul tamir süresinin 15 gün olduğu, dava konusu aracın markası ve diğer özellikleri dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasından sonra, aracın günlük kira bedelinin, arıza tarihinde ortalama 3.000,00 TL olduğu, dava konusu Aracın makul tamir süresi dikkate alındığında; arıza tarihine göre mahrumiyet (ikame) araç bedelinin; 3.000,00 TL/gün x 15 gün -45.000,00 TL olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, satım sözleşmesi kapsamında ödenen paranın iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında araç motoru alımına ilişkin sözleşme yapıldığı, davacının kararlaştırılan ücreti davalıya gönderdiği, davalının da bir araç motorunu davacıya gönderdiği noktasında uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlığın gönderilen motorun anlaşmaya varılan motor olup olmadığı, aliud ifa söz konusu olup olmadığı, ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği, davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı. Aliud ifa (yanlış ifa) borçlunun, borçlandığı edimden başka bir şeyi ifa etmesi olarak tanımlanabilir. Ayıplı ifada, ayıplı olsa da bir ifanın varlığı söz konusuyken, aliud ifada ise sözleşmedeki edimin ifası söz konusu değildir. Bu nedenle aliud ifa halinde yüklenici, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda alıcı için muayene ve ihbar külfetinden söz edilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarına ilişkin sürelerin uygulanması söz konusu olmayıp genel zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gereklidir. Aliud ifa halinde alıcı bu teslimi kabul etmiş ise, satıcı TBK'nın 112. maddesi gereğince sözleşmeye aykırı ifada hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan zarardan sorumludur. Satım sözleşmesinde öngörülen özelliklerde mal teslimi yapılmaması halinde ayıplı teslim değil, satılandan başka birşeyin teslimi (aliud teslimi) söz konusu olup; TBK 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Somut olayda davacı iddiası ve bilirkişi raporundaki tespit dikkate alındığında ayıplı mal teslimi değil, aliud teslim (sözleşmede kararlaştırılandan farklı mal teslimi) iddiası mevcuttur. Malın teslimi hususunda herhangi bir ihtilaf yoktur. İhtilaf teslim edilen malın sipariş edilen mallar olup olmadığı noktasındadır. Bu hale göre, mal uhdesinde olan davacı siparişine aykırı mal gönderildiğini ispat yükü altındadır.Mahkememizce alınan, söz konusu motor incelenerek düzenlenen bilirkişi raporu ile davalı tarafından davacıya gönderilen davaya konu motorun anlaşmaya varılan motor olmadığı, gönderilen motorun davacının aracına uygun olmadığı tespiti yapılmıştır. Bu durumda kararlaştırılandan başka cinste bir malın teslim edilmesi nedeniyle söz konusu ifanın aliud ifa olduğu kanaatine varılmakla, davalı davacının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olup Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacının dava konusu motor bedeli olarak ödemiş olduğu 170.00,00 TL + bilirkişi tarafından hesaplanan 45.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 215.000,00 TL maddi zararını talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmış, davacı tarafın sunmuş olduğu ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, temerrüt tarihi son ödeme tarihi olan 12/10/2024 tarihi olarak kabul edilmiş, taraflar tacir olduğundan hükmedilen bedele avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş, söz konusu motor davacı uhdesinde bulunduğundan masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere motorun davalıya teslimine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile, 215.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davaya konu motorun davacı tarafça davalı tarafa iadesine (iade masraflarının davalı tarafça karşılanmasına), Karar harcı olan 14.686,65 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL ile ıslah harcı 3.500,89 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 10.758,16 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 4.356,09 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 11.540,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL, arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde--------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/915, K. 2026/502, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-915-e-2026-502-k-809c57751d06