İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/911 E. 2025/969 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/911
- Karar No
- 2025/969
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/911 Esas KARAR NO : 2025/969 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkillerinden ...'nün -------- İli, ------ İlçesi, -------- Mahallesi, -------- ada, -------- parselde kayıtlı taşınmazın 7/16 payının maliki olduğunu, -------- taşınmazın 6/16 payını bir kısım paydaşlardan satın aldığını, müvekkili ...'nün --------- aleyhine 6/16 pay adına ön alım hakkına dayanarak hükmen tescil için --------- Esas sayılı davanın açıldığını, açılan iş bu davada müvekkilince satış bedeli ve tapu masrafı olmak üzere 1.704.450,00 TL'nin ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bu bedeli ödemede zorlandığını ve ... borç aldığını, ...'ın 22/04/2021 günü müvekkilinin annesi -------- hesabına 4.800.000,00 TL havale ettiğini, aynı gün gönderilen bu paranın 2.800.000,00 TL'sinin davalının hesabına iade edildiğini, davalının davacıya kazanç sağlamak amacıyla kısaca faizi karşılığında 2.000.000,00 TL verdiğini, bu ilişkiyi gizlemek için arada bir alış veriş varmış gibi göstermek istediğini, bu amaçla adi yazılı "düzenleme suretiyle Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" başlıklı ve "ipotek sözleşmesi" başlığı taşıyan iki sözleşme yaptığını, davalının ayrıca davacılar ... ile kardeşi ...'in imzasını taşıyan 20.000.000,00 TL tutarlı 22/12/2021 ödeme tarihli bir senet aldığını, ipotek sözleşmesinde ise 4.800.000,00 TL tutarlı %22.8 faiz karşılığı para verildiğinin açıkça ifade edildiğini, davalının böylece faizle verdiği 2.000.000,00 TL'nin 100.000.000,00 TL civarında kazanç elde etmeyi planladığını, davalının bir müddet sonra "arsa çok değer kazandı, benim senet çok düşük kaldı, senedi yenileyelim, 78-80 milyon değerinde yeni senet yapalım" diyerek müvekkiline baskı yaptığını, baskı sonuç vermeyince elindeki 20.000.000,00 TL bedelli senedi -------- İcra Dairesinin --------- esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkiline yardım ediyormuş gibi hareket eden davalının hileli davranışlarıyla müvekkilini aldattığını, haksız menfaat edinmeyi kurguladığını, şufa bedelini yatırmak için mahkemenin verdiği kesin sürenin bitimine iki gün kala bu durumundan yararlandığını ve bu eylemleriyle müvekkiline zarar verdiğini ileriye sürerek 21/04/2021 tarihli adi yazılı satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğuna, tarihsiz adi yazılı ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğuna, icra takiben konu 20.000.000,00 TL tutarlı senedin hem asıl borç ilişkisi hem kambiyo ilişkisi bakımından geçersiz olduğuna, bu senetler sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptal edilmesine, haksız ve kötü niyete dayalı icra takibi nedeniyle davalının tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının huzurdaki davaya konu kambiyo senedine dayalı icra takibine yönelik daha önce takibin iptali davası ikame ettiğini ve davasının reddedildiğini, davacının huzurdaki davada belirtmiş olduğu itiraz ve beyanlarına ilişkin takibin iptali davasında herhangi bir itirazda bulunmadığını, kambiyo senedinin varlığını ve borcun varlığını açıkça kabul etmişken iş bu davada borca yönelik itirazlarına itibar edilemeyeceğini, davacı tarafından açılan -------- Esas, --------- Karar sayılı dosyasının henüz kesinleşmeden ikame edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından müvekkili aleyhine yapılan şikayete ilişkin -------- Cumhuriyet Başsavcılığının --------- Soruşturma sayılı dosyası hakkında KYOK kararı verildiğini, müvekkilinin yatırım amaçlı olarak davacı ile yapmış olduğu sözleşmenin ve ödediği hatırı sayılır paranın davacı tarafından başka yerlere çekilmeye çalışılmasının kumpastan ibaret olduğunu, davanını kötü niyetli olduğunu ve da a dilekçesinde taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisinin neden kurulduğuna ilişkin iddialarının tümünün soyut ve tutarsız olduğunu beyan ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava İİK 72 md düzenlenen menfi tespit davasıdır. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen ...5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davalar ...4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Artık bir taraf için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğer taraf içinde TTK nun 19. maddesi uyarınca ticari iş sayılsa dahi, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmadıkça ve TTK 'da veya özel yasalarda olup açıkça Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmedikçe ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır. Bu tür uyuşmazlıktan doğan hukuk davaları ise 6100 sayılı HMK nun 4. Maddesi uyarınca değer ve miktarı ne olursa olsun Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecektir.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasında akdedilen 22/04/2021 trihli Düzenleme Suretiyle Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi, sözleşmenin 5.2. maddesi, --------- sayılı soruşturma dosyasında verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (10/01/2025 tarihli kesinleşme), İpotek Sözleşmesi ile taraf iddia ve savunmaları, davacı vekilinin satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğine yönelik iddiaları, davalı vekilinin ipotek ediminin yerine getirilmemesi nedeniyle davalı lehine öngörülen teminat mekanizmasının tamamen devre dışı kaldığına yönelik savunması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; menfi tespite konu senedin kambiyo senedi olmadığı, teminat senedi vasfında olduğu ancak davacı talebinin menfi tespit ile beraber 21/04/2021 tarihli bahsi geçen satış vaadi sözleşmesinin ve ipotek sözleşmesinin geçersizliği talebinin bulunduğu bu haliyle TTK'nın yukarıda açıklanan mahkememizin görevine ilişkin düzenlemesi ve somut olay nazara alındığında dava konusu uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın 4. madesinde düzenlenen ticari davalardan olmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görev kuralları kamu düzeninden ve dava şartlarından olduğu için taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından ve davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekeceğinden davanın görevle ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-5521 sayılı yasanın 1. ve HMK.114/1-c maddeleri uyarınca mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli -------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, kesin süreye rağmen süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtar edilmesine, 3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık istinaf süresi içinde ---------- BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025