İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/904 E. 2025/11 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/904
Karar No
2025/11
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/904 Esas - 2025/11 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/904 Esas KARAR NO : 2025/11

... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2025

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin... adresindeki taşınmazın doğrama ve sürme sistem imalat ve montaj işleri için ekli sözleşme ve ekleri ile davalı ile anlaşıldığını, ancak davalı yanın sözleşme içeriğine aykırı eksik, hatalı imzalat yaptığını, davalı taraf ile görüşülmesine ve eksikliklerin bildirilmesine rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin işin işleyişi ve doğrama işlemleri bitmeden diğer işlere devam edememesi sebebiyle tespit yaptırma zorunluluğunun doğduğunu, buna ilişkin davalı yana ... yevmiye numarası ile ihtar çekildiğini ancak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (... md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8] Eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca son tutanağı sunması için bir hafta kesin süre verilmiş, davacı vekili 12.01.2025 tarihli dilekçesi ile sehven arabuluculuğa başvurulmadan davayı açtıklarını, bu nedenle arabuluculuk tutanağını dosyaya sunamadıklarını beyan etmiştir. Buna göre davadan önce bu yasal zorunluluk yerine getirilmeden dava açıldığından, TTK’nın 5/A, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın TTK 5/A ve HMK 115/2 maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/904, K. 2025/11, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-904-e-2025-11-k-b8f48eed73dc