İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/902 E. 2025/292 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/902
Karar No
2025/292
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/902 Esas - 2025/292 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/902 Esas KARAR NO : 2025/292

HAKİM : .... KATİP : ....

DAVACILAR : 1- .... 2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ....

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 KARAR Y.TARİHİ : 15/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ve şirket yönetim kurulu başkanı ..., davalıların iştirak halinde işledikleri dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davalıların yargılandığı .... Esas sayılı dosyasında her iki davalının da isnat edilen suçu sabit görülerek mahkumiyet kararı verildiğini, yargılama sırasında vefat eden müvekkili şirketi dolandıran davalı ... 'nun kardeşi ... ile birlikte 29/06/2015 tarihinde müvekkili şirkete gelerek .... model .... marka .... , .... model .... .... ve .... model .... marka araçların satın almak istediklerini, araç bedellerini sahip oldukları şirketin yurt dışı hesaplarından müvekkili şirkete göndereceklerini bildirdiklerini, davalı ...'nın 35.000,00 TL 'yi peşinat gibi havale ettiklerini, 13.07.2015 tarihinde şirkete sunulan sahte evrakla, paranın yurt dışından gönderildiği bilgisi verilerek müvekkili şirketi oyalayarak zaman kazanılarak devir alınan araçları ... adı ile araç alım satımı yapılarak galerici ...'ya noter satışı ile devir edildiğini, davalı ...'nın araçları çok kısa bir süre içerisinde piyasa değerinin çok altında 3. Kişilere sattığını, davalı ... 'nın satın aldığı araçların gerçek değerini bilebilecek durumda olup diğer davalı ve müteveffa kardeşi ... ile birlikte hareket ederek müvekkili şirketin dolandırılarak zarara uğratılmasına neden olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalıların müşterek ve müteselsil suç tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin suç konusu araçların satın alınması sürecine dair bilgisi olmadığı gibi, diğer davalı arasında satıcı müşteri ilişkisi duşunda hiçbir bağlantısı olmadığını, dava dışı ... ve davalı müvekkiline araçları ... A.Ş.'den aldığını, araçların davacı şirket tarafından düzenlenmiş irsaliyeleri faturalarını ve araç satış sözleşmesini müvekkiline tevdii ettiğini, dava konusu araçlara ilişkin faturaları gören müvekkilinin şüphelenmediğini, resmi satış senetleri ve faturaları ibraz edilen araçların suça konu olduğunu tahmin dahi edemediğini, müvekkilinin araçları satın almak istemiş ve dava dışı ... ve davalı ile 3 araç için farklı bedellerde anlaşmaya varıldığını ve araç satış işlemlerini yasal satışlara uygun olarak gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davacının mülkiyetindeki araçları dolandırıcılık faaliyetleri ve sahte belge ile elde eden diğer davalı ve dava dışı ... olduğundan, müvekkilin yapılan ceza yargılanmasında dahi bu şahıslarla iştirak halinde hareket ettiği ve suçu bildiği somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığından ve hususta hüküm verilmediğinden davacıların varsa bünyelerinde meydana gelen zarar ile müvekkilin eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından müvekkilinin tazminat sorumluğunun bulunmadığını, olaylara kendi kusuru ve ihmali ile sebebiyet veren davacının, dosya kapsamında davalı ve dava dışı ... tarafından işlenen suçu bildiği yönünde tek ve emare dahi bulunmayan müvekkilinden beklediği, kabulü göre ortalama %10 karlılık beklediği işten %15 kar elde imkanı varsa bu husus değerlendirilmemesi, %15 'lık karı reddetmesi olduğunu, kimsenin kendi kusurundan yararlanarak hak elde edemeyeceğini, müvekkiline yöneltebilecek herhangi bir hak ve alacak talebi olmadığını savunmuş davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ...'ya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamıştır. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. .... Esas sayılı dosyasının uyap evrakları. 3. .... müzekkere cevabı. 4. .... müzekkere cevabı. 5. .... 'nın müzekkere cevabı. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar düzenlenmiş olup buna göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca 6102 sayılı TTK'da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişlemiz yargı işlerine bakmakla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasıdaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir(HGK 14.04.2004 tarih .... sayılı kararı). Dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere; dava konusu uyuşmazlığın, davalıların iştirak halinde işledikleri, Dolandırıcılık ve Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul edilmesi nedeniyle haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu yönüyle uyuşmazlık, TMK'nın 24. ve 25. maddeleri ile TBK'nın 49. maddesi kapsamında kalan haksız fiil niteliğinde olup, TTK'nın 4'üncü maddesinde sayılan ticari davalardan değildir. Her ne kadar davacı yan tüzel kişi tacir ise de; davalıların, TTK'nın 12'nci maddesinde sayılan tacir kişilerden olmadığı açıktır. Bu halde, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle, eldeki davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20. maddeleri uyarınca, görevli .... Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. V-HÜKÜM 1- Davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin .... Mahkemesi olduğunun tespitine, 2. HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca müracaat edilmesi halinde dava dosyasının görevli .... Mahkemesine gönderilmesine, 3. HMK 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 14/04/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip .... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/902, K. 2025/292, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-902-e-2025-292-k-2e2489f942ff